Boss Level

Boss Level

Turkish 字幕をダウンロード

リリース情報

Boss Level 2020 720p WEBRip x264-GalaxyRG
解説: erlat
EVO / FGT / GalaxyRG / RARBG / YIFY

タグ

webrip
web
x264
720p
720
BRip
公開日: 2020-11-25
ダウンロード: 51
聴覚障害者向け: No

Turkish字幕のプレビュー

最初の200行です。

ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002

BAŞLATA BASIN

GİRİŞİM 139

Uyan bakalım. Kaldır kafanı.

Ayakkabılar, pantolon. Eğil, tişört.

Solunda. Onu elinden bir alayım.

Blokla. Bıçak el değiştirsin.

Yakala, çevir.

Tamamdır. Kahve isteyen var mı?

Buradaki Bay Günaydın'ın sizi her gün palayla öldürmeye çalışmasıyla uyanmak...

...nasıldır biliyor musunuz?

Gerçekten.

Bu bir süre eğlenceli olabilir.

Öldün sen!

Neredeyse 140 deneyden sonra...

...şoku atlatıp...

...neler olduğunu anlayınca...

...can sıkıcı bir hal almaya başladı.

Ve durmasını istedim.

Ama durmayacağını biliyorum.

Hani insanlar bazen "Ben bunları gözüm kapalı yaparım" derler ya.

Bunu da hep serseriler söyler gibi gelir.

Ama neyse...

...izleyip görün.

Üzgünüm dostum. Seni ben sandılar.

Evime bunların olduğunu hep görüyorum, ama aklıma hep şu geliyor:

"Lan oğlum, burası kiralık!"

Zaten ev sahibi de itin teki ve depozitomu bana geri vermeyecek.

Hep böyle değildi.

Bir zamanlar mutluydum. Gerçekten.

Sevdiğim bir kadın vardı...

...ama şimdi yok, bomboşum.

Lanet olsun. Atlamam lazım.

Bu kamyonu daha önce 22 kez ıskaladım.

Dördüncü kattan aşağı çakılmak nasıldır bilir misiniz?

Çok acı verici be.

Bay Mann'in adamı da her defasında sanki öldürüyorlarmış gibi bağırıyor.

- Arabamı çalıyorlar! - Arabamı çalıyorlar! Evet, çalıyorum.

Beni öldürmeye çalışan diğer şerefsizler de bu minivanda.

- Trafikten çıkabilir misin lütfen? - Nasıl araba kullanacağımı söyleme bana.

- Öyle bir şey yapmıyorum. - Şoför Esmeralda, yanındaki de annesi Pam.

Gerçek isimleri bunlar mı bilmiyorum çünkü hiç selam vermek için durmadım.

Otobüsü de geçtikten sonrası rahat ve...

Bir saniye. Otobüsü geçtim mi geçmedim mi?

Geçmemişim.

Yüca Tanrım.

Tanrım!

Bana acımayın.

GİRİŞİM 079

Bu tür saçmalıklar her gün oluyor.

Eskiden her gün aynı geliyor diye tasalanırdım.

Sonra 9 Mayıs oldu ve şimdi gerçekten her gün aynı gün.

Aynı çığlıklar, aynı pala sallayan adam.

Her şey aynı. Ufak değişikliklerle birlikte.

Hay ananı...

Değişmeyen tek şey ise...

...ölmem.

Her gün.

Ölüyorum.

İşte ufak bir özet.

Şimdi, açıkçası...

...beni niye öldürmek istediklerini...

...veya ölmeyi hak edecek ne yaptığımı bilmiyorum ama bir ton sebep var.

Pam'i tanıdınız zaten.

Sonunda zamanlamasını çözene kadar 14 kez yaptı bunu bana.

GİRİŞİM 069

Bu melek yüzlü pisliğin adı da Guan-Jin.

Adını nereden mi biliyorum?

Ben Guan-Jin'in!

Ve Guan-Jin bu işi bitirdi.

İsminin anlamı Merhamet Tanrıçası.

İroniden hoşlanıyor bence.

GİRİŞİM 088

Bu küçük piç kurusuna ise Kaboom diyorum.

- N'aber tatlı çocuk? - Ne yapıyorsun be?

Bu tavrını hiç beğenmedim.

Hepsine takma isim verdim. Pam, Smiley...

...Alman ikizler, 2 numara Roy.

Ki kendisi tıpkı bana benzeyen itin teki.

GİRİŞİM 104

Bazen onları öldürmeyi başarıyorum.

Ama önemli olan bu değil.

Beni hep buluyorlar ve sonunda öldürüyorlar.

Ben Guan-Jin'im!

Ve Guan-Jin bu işi bitirdi.

Bunun nasıl mümkün olduğunu veya niye aynı günü yaşayıp durduğumu bilmiyorum.

Öğrenmeye zamanım olmadı hiç.

Gözlerimi açtığım andan itibaren gösteri başlıyor.

GİRİŞİM 048

SÜREÇ HALİNDE

Jemma, hayatımda sevdiğim tek kadın.

Ve aradığım cevapları bilen tek insan.

- Alo? - Dr. Jemma Wells'i aramıştım.

Kiminle görüşüyorum?

Ben kocası... Sevgilisi Roy.

Yüzbaşı Roy Pulver, Delta Birliğinden.

Siz kimsiniz?

- Albay Clive Ventor. - Jemma'nın patronu.

- Öyleydim. - Jemma orada mı?

- Maalesef burada yok. - Ne zaman döner peki?

Şimdi bu daha çok kozmik bir soru.

- Jemma öldü. - Ne?

Kötü haberleri veren ben olmak istemem ama Bayan Wells dün gece düşüp boynunu kırmış.

Laboratuvarda yaşanmış kaza.

Geç saatlere kadar çalışmış, muhtemelen çok yorgundu.

Hayır...

Nerede olduğunu sorabilir miyim?

- Bir... - İki...

Kaza falan değildi.

Üç!

Niye öldü? Kim öldürdü onu?

Hiç öğrenecek kadar uzun yaşamadım.

Pekala, nerede kalmıştık? Evet, otobüs.

GİRİŞİM 140 SÜREÇ HALİNDE

Orospu!

- Kararlı görünüyor. - Tatlım, kovboy bu resmen.

Biraz ciddileşmem gerekecek.

Neler oluyor lan?

Lanet olsun!

Kahretsin!

Bence hak ettiler bunu.

- Merhaba, Roy. - Merhaba, Jake.

Bu halin ne böyle?

Yeni uyandım ya. İyiyim Jake.

Hep böyle oluyor sabahları. Bir şişe brendi alabilir miyim?

Sen iki tane ver ya, Jack.

İki tane mi? Yüce Tanrım!

Karşınızda siroz!

Şaka yapıyorum.

Adsız alkolikler, haksız mıyım?

- Başka gün kalmadı, değil mi Jack? - Yarının garantisi yok çünkü.

Aynen öyle dostum. Aynen öyle.

Bu çocuk bir manyak.

Nasıl öyle içebiliyorsun?

- Sen nasıl içemiyorsun? - Bilirsin...

...birçok iç güvenlik uzmanından biriyim ben...

...bir sonraki 11 Eylül saldırısı içki imalathanelerini hedef alacak.

Bu ülkede alkolizm oranı yüzde 38.

O yüzden böyle büyük bir...

Bu itin adı Dave.

Özel bir şirkette bir güvenlik uzmanı.

Ve nasıl böyle içiyorsun sorusuna cevabım her ne olursa olsun...

...hep bu sıkıcı konuşmayı yapıyor.

Ne söyleyeceğini kelimesi kelimesine biliyorum.

İçeri girdiğim andan itibaren neler olacağını biliyorum.

11:05'te şu Çinli eskrimci giriyor.

12 kez dünya şampiyonu olmuş.

Lanet olsun. Dai Feng!

- En ünlü eskrimcilerden biri... - Eskrimcilerden biri, değil mi?

- 12 kez... - Dünya şampiyonu olmuş.

- Ondan bahsetmiş miydim sana? - Defalarca.

Gerçekten mi? Hatırlamıyorum.

- Ben hatırlıyorum. - Pedro, Sifu Feng için bir masa hazırla.

Merhaba. Lütfen oturun.

Sifu Feng, her gün bu bara gelmek için uğraşmamın sebebi.

11'den bir dakika geç gelirsem, bardaki son koltuğa oturuyor.

Lanet olsun. Bana bakıyor.

- Hiç bir kadınla birlikte oldun mu? - Anlayamadım?

- Hiç bir kadınla birlikte oldun mu? - Oltayı attık bakalım, anlarsın ya.

Alnında iz çıkmasına az kalmış, Jack.

Öğle saatleri gibi...

Tamam. Bu biraz canımı sıkıyor.

Ama onu böyle görmeye bayılıyorum. Üzgünüm.

Onu uyarmam lazım ama çok komik.

Ve açıkçası gülecek pek bir şeyim yok.

Böyle düşemezsin, Pedro! Kimse sana inanmaz!

12:20'de Dave sonunda işine dönüyor.

Dua et de teröristler dünyanın içki rezervlerini zehirlemesin, Roy.

Ama bu lafını söylemeden gitmiyor tabii.

Of ya.

- Bu çok fazla. - Otursana, Dave.

- Pardon? - Sana bir hikaye anlatmak istiyorum.

Vay canına, bugün biraz serseriyim. Savaş hikayesinde ufak bir değişiklik.

Kafam çok güzel olunca diğer öldüğüm zamanlardan bahsettim.

Hiç yüzünden vuruldun mu, Dave?

Ben vuruldum.

Ölmeden önce de garip bir şey oldu.

Biraz zaman geçti üzerinden.

45 kalibrelik bir ACP ile vuruldum.

Buradan girdi mermi. Tertemiz.

Hiç bozulmadan ağzımda ilerledi ve biftek tadı aldığımı hatırlıyorum.

Çok güzel bir kaburga gibi.

Bir süre sonra yani tekrar hayattayken...

...vay anasını dedim.

Merminin sıcaklığı dilimi pişirdiğinden öyle oldu.

Tadını aldığım şey buydu. Dilim.

Buna inanabiliyor musun? Manyak bir şey bu.

Bu gerçek bir hikaye, Dave.

Bu iyiydi dostum.

Hayat koçu tutmayı düşündün mü hiç?

Anlaşıldı.

Tam olarak 12:47'de...

...ya da buna sonra döneyim.

15 dakika önce harika bir içki içtim ve çok iyi hissediyorum.

Bu bara geldiğim sürece...

...onlar beni bulana kadar içebiliyorum.

Elimi yüzümü hissetmeyene kadar içebiliyorum.

Hem de hiçbir şey hissetmeden.

12:47. Bunu bir dakika bile geçemedim hiç.

Niye mi izin veriyorum?

More Turkish subtitles for Boss Level

コメント

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left