Daredevil: Born Again

Daredevil: Born Again

Turkish 字幕をダウンロード

シーズン 2

リリース情報

Daredevil Born Again S02E03 1080p DSNP WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264-FLUX
解説: BartuW

タグ

webdl
公開日: 2026-04-01
ダウンロード: 495
聴覚障害者向け: No

Turkish字幕のプレビュー

最初の200行です。

İlgili resmî podcast'e Disney+

ve podcast platformlarından ulaşılabilir.

Sayemde güvendesiniz. Çünkü unutma ki seni seviyorum New York.

DAHA ÖNCE

Kendinize acil durum yetkileri verdiniz.

Güvenli Sokaklar girişiminizde kanunsuzlar ve teröristler eş mi?

Teyzemi götürdüler. Görev Timi'nin götürdükleri genelde kayboluyor.

Sokakları temizlemeye ant içtim ve temizledim.

Güvenli Sokaklar uyarınca buradasınız.

Rikers'ta değilsiniz.

New York polisinin burada yetkisi yok.

Yerinizi de bilmiyorlar.

Kirsten, suçu kabul et. Duquesne davasını kaybetme.

Ben, siktir git.

Şimdi de Doğu Nehri'nde bir gemi alabora oldu.

Küçük bir gece ekibi kurabilirim.

Kozmopolit bir ekip.

Freeport'ta silah kaçakçılığı yapıyor.

Fisk o silahları Red Hook'a taşırsa kaybolurlar.

Bir şey göstereceğim.

Peşimizdeler. Artık biz de onların peşine düşmeliyiz.

FISK'TİR GİT

TOPLU KULLANIM YASAK

FISK'TİR GİT

Başka ne yapacaktım ki?

Oturup ateş açmalarını mı bekleyecektim?

Biraz keşif yaptım.

Keşif mi?

Senin neyin var böyle?

Buna böyle son verebiliriz.

- Görev Timi'ni kaçırarak mı? - Ya işe yararsa?

Onu buraya getirmemin sebebi…

Sana diyorum, bu adam bir farklı.

Ne gibi?

Dur biraz, dur.

Yanılıyorsun. Sizi arıyordum.

- Öldürmek için. - Hayır!

Siz… Direniş her neyse

- yardım etmek istiyorum. - Yalan. Tuzak bu.

- Hayır. Değil… - Konuş!

Powell, geri kalanların hepsi manyak.

Ya onlarla gidersin ya da ölürsün.

Fisk'in sizin peşinize düşmesi

çok yanlış!

- Yalan söylüyorsun. Yalancı. - Hayır.

- Bize yalan söylüyorsun. - Hayır!

Gerçeği söylüyor.

Tamam.

Bize yardım etmek mi istiyorsun?

Red Hook'taki

bir güvenlik ekibindeyim.

Kuzey Yıldızı'nı izliyoruz.

Sol cebime bak.

Bununla her yere girersiniz.

Ama şifre her gece yarısı değişiyor.

- Bana yalan söylüyorsun. - Hayır.

- Yalan söylüyorsun. - Hayır.

Yüzüme bak.

Adın ne?

Saunders.

- Alan Saunders. - Tamam Alan.

Başlığı tekrar takacağım.

Sana sertçe vuracağım.

Canın yanacak.

Karen seni dışarı çıkaracak.

Ekibine seni dövdüğümü söyle.

Puşt herif, yalan söylüyorsan

seni bulurum.

Mutsuz olurum.

Söylemiyorum.

Fisk'i durdurmalısın.

Onu bir tek sen…

Bir…

İki…

Üç.

Kirsten.

Selam Heather.

- İyi misin? - Hayır.

Hochberg'ün duruşmayı iki hafta öne almasına kızdım.

Bilmiyordum.

Durumu iyice tuhaflaştıracak mısın?

Duquesne'e dair psikolojik değerlendirmeni okudum. Asılsız.

Savunduğun adamlar

tehlikeli. Anlamıyor musun?

Frank Castle bir katil.

Matt'i belki o ve Daredevil öldürdü.

Veya onlarla çalışıyordu, bilmiyorum.

Heather, ben…

Bence olan şey bu değildi.

İçimden bir ses…

Matt çok konuda yalan söyledi.

O söz konusuysa neye inanacağımı bilmiyorum.

Sana da yalan söyledi.

Haklısın.

Haklısın.

Evet, Matt şey biriydi…

Karmaşık biri.

Ama muhtemelen

Wilson Fisk yüzünden ciddi tehlikede olan iyi bir adam.

Kirsten, dostun olarak açık konuşayım,

olayı net göremediğini düşünüyorum.

Neden Fisk'e çalışıyorsun ki?

Çünkü

burayı cidden güvenli hâle getirmeye çalışıyor.

Senin aksine ben kanunsuz şiddetinde diğer taraftım.

- Heather… - Sen yoktun.

Matt kaybolduğunda yoktun.

Yani maskeli bir manyak seni deşmeye çalışmıyorsa beni yargılama.

Hey.

Öyle bir şey yaşadığın için

çok üzgünüm.

Cidden.

Çözüm Fisk değil.

Şimdi gidip "tehlikeli bir adamı" savunmalıyım.

Onu hapse atmaya kesin kararlı bir sisteme karşı.

Merkez, giriş izni için onay bekleniyor.

İnin hadi.

Durun.

Buradan.

- Şunu çıkarabilir miyim? - Hayır.

Adımınıza dikkat edin.

Şu an 10 yasayı falan ihlal ediyorsun.

Adli yardım süreci kesinlikle böyle işlemiyor.

Müvekkiliniz terörist.

Bunun için somut kanıt gerek.

Ah şu avukatlar. Bakın.

Görüşeceksiniz işte.

Sorun çıkarmaya gerek yok.

Ayrıca hanımefendi,

ben sadece işimi yapıyorum.

Durun.

Geçin.

Geçin.

Durun.

Gözlüğü çıkarın.

Hele şükür.

15 dakikanız var.

Dalavere olmasın.

Senin için de geçerli.

Bay Duquesne.

Sonunda tanıştığımıza sevindim.

Böyle hukuki hassasiyet göstermelerine şaşırdım.

Ayrı olarak bir sürü dava özeti sundum.

Çoğu bu duruşmanın meşruluğunu sorguluyor.

"Tahkim mahkemesi" yani.

Evet.

Durum kötü.

Hochberg en azından bu görüşmeyi onayladı.

Niyeti şimdiden emsal oluşturmak değil.

Ben ilkim yani?

Evet.

Yani gidişatın nasıl olacağını hiç bilmiyorum.

- Üzgünüm. - Eh…

Bence oldukça büyük bir şov olacak.

Fisk'in buna ihtiyacı var. Göz önünde bir şov.

Les guillotines sur la Place de la Nation.

Ayrıca bunun sıradan bir şantaj olarak başladığı düşünülürse…

Şantaj mı?

Fisk kendi liman projesine yatırım yapmamı istedi.

Reddettim.

Sonuç ortada.

Mesele gerçekten kanunsuzlar olsaydı

kendi düşmanlarının peşine düşmekle kalmazdı.

Fisk, Kılıç Ustası olduğunuzu kanıtlarsa

istediğini meşru olarak elde eder.

"Bir suçlunun mallarına müsadere."

Terör Dönemi'yle benzerliklerin sonu yok.

St. Patrick's ne zaman yağmalanacak?

Sanırım salı günü.

Harika.

Şöyle ki delili gördüm.

Fisk'in hakkınızda söylediklerine dair savcıda kanıt yok.

Artık ona gerek var mı ki Avukat Hanım?

Bilmiyorum.

Cidden bilmiyorum.

Hey, buradayız!

- Hey! - İmdat!

- Yürü! - Bize yardım edin!

- İmdat. - Yardım edin!

- Yardım edin! - Yardım edin lütfen!

İmdat!

Yardım edin!

Lütfen yardım edin!

Yardım edin!

Christofi Savva İkinci kaptan yaşıyor mu?

Frank'e benzemeye başladın.

Hep şöyle derdi…

- "Düşmanını tanı, tek yakının o." - Evet.

Tam Frank'lik bir söz.

Sence öldü mü?

Mümkün değil.

Ölseydi Fisk cesedini Brooklyn Köprüsü'nden sarkıtırdı.

Cezalandırıcı'yı öldürdüğünü

dünya âleme ilan ederdi.

Ne yani? O sadece…

O zaman tüm bunları

öylesine yapıyor.

Her zamanki gibi.

Bilmiyorum.

Her zaman yanımda oldu.

コメント

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left