最初の200行です。
Bir zamanlar bizim dünyamızla ölülerin dünyası arasında bir cadı yaşarmış.
Sadık hizmetkarlarını göndererek çocukları kaçırırmış.
Kötü cadı, insanları kuşlara dönüştürürmüş.
Cadı, çocukları ruhlarını yediği bir yere kapatırmış.
Aileler, çocuklarını sanki hiç varolmamışlar gibi unuturlarmış.
Ama bir tane çok temiz kalpli çocuk cadıyla başa çıkabilmiş.
Ve onu ölülerin dünyasına kapatmış.
Ama cadı pes etmemiş. Geri dönmesine yardım edecek birilerini aramaya başlamış.
Temiz ruhu karanlık olabilecek birilerini.
Dünyalar arasında gezebilecek birilerini.
Daha önce ölmüş birilerini.
Aradan çok zaman geçti ve cadı hakkındaki anılar sadece birer masal olarak kaldılar.
İnsanlar ona bir isim verdiler.
KARANLIK ORMANIN KABUSU ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002
Egor, neden bu kadar geç kaldın?
Her şey yolunda mı?
Anne, eve gidelim.
Bebeğim. Çok büyümüşsün.
Çocukken nasıl yaptığını hatırlıyor musun?
Bana yardım etmeni istiyorum. Bu çok önemli.
- Geri dönmem gerekiyor. - Nereden dönmen gerekiyor?
Ama anne, sen...
Ben öldüm.
Egor, niye bağırıyorsun?
Yine mi kabus gördün?
Kapı çalmayı öğretmediler mi sana?
Bu okuduğun şey de ne?
- Bu yüzden saçma sapan şeyler görüyorsun. - Dokunma ona.
Bebeğim, ben de taşınmayı sevmiyorum.
Yulia, ben senin bebeğin falan değilim.
Yeni gelen olmanın nasıl bir şey olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?
Yeni okul, yeni arkadaşlar.
Git.
Kızın uyandı.
Gel buraya.
Al. Oraya koy.
Tamam.
Biraz düzelt, çok göze batmasın.
- Dadı mı tutacaksınız? - Evet.
Hani istemiyordun.
Öyle ama bazen geri adım atmak gerekir. Yine de onu izleyeceğiz.
Ama üvey annem çalışmıyor. Niye dadıya ihtiyacı var ki?
Anneni eleştirecek yaşta değilsin.
O benim annem değil.
Kahvaltıya otursana, senin için hazırladım.
Okulda yerim.
Yine mi iyi hissetmiyor?
Ergenlik dönemi.
Ergenlik dönemi de bir türlü bitmek bilmedi.
Ne oldu?
Elektrik çarptı.
Ne biçim bir sabah!
Tamam, tatlım.
Bu kadar, dayanamıyorum artık.
Başaramayacağım.
Hep başardık ve yine başaracağız.
Eva, bugünkü müzik dersinin kaçta olduğunu söyler misin?
- Öğretmen sizi saat 12'de bekleyecek. - Teşekkürler, Eva.
Hey, ne yapıyorsun?
Dur! Sana bir soru sorduk.
Ne, normal insanlarla anlaşmak çok mu zor?
Sen misin normal? Telefonumu ver.
İnsan gibi iste.
Hey çirkin şey, delirdin mi?
Ne bakıyorsun? Ver hadi.
Malın teki.
Salaklaşma. Telefonu ver!
Al.
Kendim de halledebilirdim.
Sen nereden çıktın be?
Tamam, geç olmadan özür dile.
Yakalandın!
Ne bakıyorsun? Altına mı yaptın?
Ne oldu, hadi anneni çağır!
Hadi, kalk, ezik!
Rahat bırak onu!
Hey, tamam. Dağılın!
Gidelim çocuklar!
Yine görüşeceğiz.
Hey! Bekle.
Merhaba.
Boşuna bulaştın.
Yardım etmek istedim. Biz seninle komşuyuz.
Vay canına. Senin mi?
- Benim. - O zaman neden kullanmadın?
Sen mani oldun.
Bekle. İsmin ne?
Bazıları Dashka der.
Peki ya diğerleri?
Daniel!
Bunu konuşmuştuk. Erkek arkadaş yok.
- Eve. - Peki, anne.
Benim adım Egor.
Daniel.
Koltuktan düşebilir.
Onu oraya tek başına koymamalısın.
Onu ben koymadım ki.
Egor, onu neden buraya oturttun?
Yapacak başka işin yok mu?
- Yulia o zaten buradaydı. - Tamam, kes şunu, yeter.
Tanıştınız mı? Bu Tatyana, dadımız. Hem sana hem de Varka'ya göz kulak olacak.
Peki.
Bana göz kulak olmasına gerek yok.
Egor, kabalık yapma!
Zamanla alışır.
Sakin, sakin, sakin.
Tüm çocuklarla ortak dil bulurum.
Her daim.
Annen insanları gizlice izlemenin ayıp olduğunu söylemedi mi sana?
- O benim annem değil. - Özel olduğunu mu sanıyorsun?
Diğerlerinin fark etmediği şeyleri hissedebiliyorsun.
Büyüyünce nasıl bir şey olacaksın?
Büyürsen tabii!
Kimse var mı?
Merhaba.
Merhaba.
Yulia nerede?
Yulia, bebekle geziyor. Ben de temizlik yapıyorum.
Her şey yolunda mı?
Her şey harika.
- Afedersiniz, daha önce hiç dadıyla... - Her şeyin bir ilki vardır.
Aleksey.
Nasılsın?
Okul nasıldı?
- Arkadaş edindin mi? - Evet...
Evetmiş, yüzünden belli evet?
Girdi.
Girdi.
Bir erkek yıkılmamalı. Ayakları üstüne sağlam basmalı.
Ne kadar da banal.
Ayrıca onun için değerli olan insanları korumalıdır.
Ya sen? Senin için değerli olan insanları koruyor musun?
Elbette.
Yani sence o deli dadının evimizde olması normal mi?
Bırak da evimizde kimin olup olamayacağına ben karar vereyim.
Anladım!
Hadi geri gel, devam edelim.
Egor!
İyi dinle. Annen öldüğünde ben neredeyse deliriyordum.
Ama sen hayatta kaldın! Bu yüzden mızmızlanmayı kes, tamam mı?
Egor, Egor!
Hey dostum, topu at.
Gidelim.
Ay!
Onu gördüm, baba.
Bir daha mı göstereyim?
İşte, bak.
- Hiçbir şey yok. - Akşamki basketbola ne gerek vardı!
Son zamanlarda biraz rahatsız.
Ama sen hiçbir şekilde rahatsız olmuyorsun.
Ne saçmalıyorsun?
Annem bana inanırdı.
Yulia çık, lütfen.
Dinle Egor, senin bu hallerin beni bıktırdı artık.
Seni anlıyorum ama annen öldü.
Artık unutma zamanı.
Unutmak mı?
Senin için değerli olanları koruyor ya da unutuyor musun?
Unutmak kolay, evet. Sanki hiç olmamış gibi yapmak.
Pekala. İyi laftan anlamıyorsun. Öyleyse kötü konuşalım.
Delirdin mi sen?
Ezilmiş ürüne kim para ödeyecek? Ben mi?
Tüm hayatım boyunca sana para verip durdum.
- Devlet sana bunun için para ödüyor. - Ne?
Bana ne ödüyormuş? Kimsenin sana ihtiyacı yok.
Ne devlet ne de annen uğraşıyor, çileyi ben çekiyorum.
Evet.
Çile çekiyormuş.
Bu fazlalık.
Yeterince çalışmadın daha.
Hadi, arkadaşlarının yanına git.
Ve yediden önce eve gelme.
Misafirlerim var.
Bu benim maaşım.
Cadı. Ne bakıyorsunuz? Sirkte değiliz. Gidelim. İşimiz var.
Rus Wikipedia'ya göre Debussy Club, Fransız besteci, lider...
Telefonla çok zaman geçirirsen gerçeklikle tüm bağlantın kopar.
Ne?
Kötü deneme.
Bekle. Sürekli nereye koşturuyorsun?
Koşturmuyorum, yürüyorum.
Neden bu kadar ciddisin? Biraz daha konuşkan olsan arkadaşların olabilir.
Senin de arkadaşların olabilir. Tabii normal şakalar yapabilsen.
Şimdi koşturalım.
Buraya gelin, çabuk!
Dur!
Vay canına, bu ne?
Bilmiyorum.
Hadi, çabuk.
Orman çocuklara göre değildir. Seni bir daha görürsem, kafanı koparırım.
Nereye kaçtınız? Korktunuz.
Söylentiye göre, o adam Silah Kazıcı. Ormanda gezip silah ararmış.
Ayrıca karısını öldürmüş. En iyisi ona bulaşmayalım.
Silah mı dedin?
Bu da ne?
Sobaya benziyor.
Ninem, eskiden insanları böyle sobalarda yaktıklarını söylerdi.
Diri diri.
Ayrıca derdi ki:
Bu insanların ruhları etrafta kalırmış.
No comments yet. Be the first to leave one.