最初の200行です。
Tamam. FBI'la işler nasıl gitti?
İç İşleri'yle konuştun mu?
Birkaç kez, evet.
Mazeretini uygun buldular mı?
GERÇEK OLAYLARDAN ESİNLENİLMİŞTİR
Her yerde gözler var.
Biliyorum. Hissedebiliyorum.
Güvenebileceğin tek polisin ben olduğumu bilmelisin.
Hiçbir korumam yokmuş gibi hissediyorum.
İzleniyormuşum gibi, aramamalıymışım gibi geliyor.
Beni araman iyi oldu. Akıllıcaydı.
Artık adresin var. Nerede olduğunu biliyorum.
Bu aramayı takip etmediklerini nereden bileceğim?
Bu kullan at telefon. Güvendesin.
Kimse benimle konuştuğunu bilmeyecek. İyi olacaksın.
Hayır. Biliyorlarmış gibi geliyor.
Bilmiyorlar.
Sen telefona cevap vermeye ve dediklerini yapmaya devam et. Tamam mı?
Korkuyorum.
Ne yapacağımı bilmiyorum. Buradan çıkmak istiyorum.
Sana ulaşacağım.
Seni koruyacağım ve seni oradan çıkaracağım.
Tamam mı? Kimseye güvenme.
Tamam. Beni hemen ara lütfen.
Hoşça kal.
Jackie'yi öldürdüler Thom.
Neyin peşindeydi? Biliyor musun?
Paranın.
Sanırım. Çok paranın.
Pekâlâ, şimdi seninle açık konuşacağım Dane çünkü durum bu.
Bölüm dağılıyor.
FBI, TNT'nin dağıtılmasını istiyor.
Hâlimize bak. Tanrı aşkına, bizi yamyama çeviriyor.
- Otur lütfen Dedektif Ro. - Ro.
Bazı gelişmeler oldu ve zorlamaya devam etmek istiyoruz,
bu yüzden sakıncası yoksa birkaç sorumuz daha var.
Yüzbaşı Velez'le ilişkini nasıl tanımlarsın?
Arkadaşımdı.
Hatta kankamdı.
Arkamı kollardı.
Bana göz kulak olurdu.
- Ve onun ölümü herhangi bir şekilde... - Hayır, "onun ölümü" demeyelim...
"Onun cinayeti" diyelim.
O öldürüldü. Gerçekçi olalım. Açık konuşalım.
Peki bu sana ne hissettiriyor?
Olay midemi bulandırıyor.
Dedektif Salazar, tüm TNT timinizle yeniden görüşüyoruz.
Hayır, bu...
Sadece TNT.
Taktiksel Narkotik Timi. "Taktiksel Narkotik Timi Timi" değil.
Pekâlâ, son konuştuğumuzda işi şöyle tarif etmiştin:
"TNT uyuşturucu işinde çalışır.
Baskın yaparız, el koyarız, uyuşturucu, silah, çoğunlukla para."
Bu doğru mu?
Doğru.
Çoğunlukla para.
Bu ihtilaf yaratır mı?
İhtilaf mı? Ne... Ne demek istiyorsunuz?
Parayı çalmamız falan mı? Hayır.
Hiç aklınızdan geçmiyor mu?
İçerideki soygun ekiplerini duydunuz mu?
O yönde imalar duydum, evet. Soyguncuyu oynayan polisler falan.
Diğer ahlaksız kolluk kuvvetleriyle birlikte çalışıyorlar.
En son ne zaman bir konferans odasında bir polis katili yakaladınız?
Merak ettim.
Bugünkü taktik ne? Bazı polislere çamur atmak mı?
Bu muhtemelen Miami'de en kolay bulabileceğiniz iş.
Gözlerimin içine bakıp Jackie'yi TNT'den birinin
öldürdüğünü sanıyorum mu diyeceksin?
Ben öyle bir şey demedim. Dedim mi?
O zaman bu ne?
Bir son dakika çabası.
Tel maşa iş yapmaya çalışıyorsunuz.
Neler oluyor böyle? Nerede bu lanet görev gücü?
- Neden herkes seferber olmadı? - Dane...
Hayır, anlamıyorum. Hiç mantıklı değil.
Thom, elinde ölmüş bir
Miami polis yüzbaşısı var.
İşi batırdığınız için. Bir polis katilini yakalayamıyorsunuz.
Belki de katil polis olduğu içindir.
Tanrım.
- Sigarayı söndürebilir misin? - Hayır.
- Başka ne var? - Pekâlâ.
Şimdiye kadar Baptiste, Salazar ve Ro'yla görüştük.
Şu anki komutanınla da görüştük.
Senin terfini alan adamla, Dane Dumars'la.
Bu bölümdeki herkes kadar o da terfiyi hak etti.
O adamın neler yaşadığının farkında mısın? Evliliği, çocuğu?
İkiniz yakın mısınız?
Hem de çok. O yüzden terfi aldı diye sızlanmıyorum.
Çünkü Dane geçinmek için çalışıyor.
- Benim gibi. - Evet.
Bu arada sizin patronlarınızdı.
VCAT'in çökertilmesine yardım eden dâhi beyin takımın.
- VCAT mi? Onu bil... - Azılı Suçluları Yakalama Timi.
Kapatılmalarının sebebi de
süregelen yaygın ve kontrolsüz yolsuzluklardı.
Yani onur öğrencileri değillermiş
ama süper katil polislermiş.
Siz de orayı yakıp yıktınız.
Bu da Jackie'nin soruşturmasını zorlaştırıyor
çünkü artık tüm VCAT elemanları
sadece ahlaksız olanlar değil, hepsi diri diri gömülüyor.
Fazla mesaiyi onaylıyorlar mı?
Hayır, Dane, hayır. Bu bütçeyle olmaz.
Kimse bunun uğruna savaşmaz.
VCAT'in kapatılması bize çok zarar verdi.
O zaman biz yönetelim.
- Hayır. - Mesai dışı çalıştırırız.
Dane, TNT'nin kendi yüzbaşılarının cinayetiyle ilgili
gizli bir soruşturma yürüttüğünü duysalar
bizi kazığa bağlayıp yakarlar, sonra FBI'a yedirirler.
Yüzbaşı Velez'le yakın mıydınız?
İlişkiniz var mıydı?
Soruya cevap verecek misin?
Şu an yaptığımız şey bu mu?
Dilini mi yuttun?
- Amcık. - Herkese hakaret edersin.
- Ona amcık dedim. Yaz. - Diyecek bir şeyin yok mu J.D.?
Amcıksın.
Jackie'nin ahlaksız olduğunu sandığınız için mi buradasınız ahmaklar?
Öyle miydi?
Çok dikkatli ol Del.
Siktir git.
Bu işte büyük kişisel çıkarın yokmuş gibi davranmayalım çünkü var.
Olduğunu biliyorum.
Herkes biliyor.
O zaman bize taşıdığın
çift silah teçhizatını anlatsana. Vahşi Batı, ha?
Kovboy musun?
O silahlardan biri senin, değil mi? Diğeri kimin?
Ve onunla ne yapacaksın?
- Siktir git. - Derdin ne be?
- Hey! - Bok herif!
Siktir git.
Sikik amcık! Siktir git!
Ne yapıyor lan bu?
Kardeşiyle kavga ediyor.
Hey!
- Durun ama! - Bırak beni!
Çıkarın onu buradan!
Ne oluyor lan? Yavşak zorbanın tekisin!
Evet, kardeşi FBI'da.
Tanrım.
Hey, demek kardeşini gördün. Nasıl geçti?
Hâlâ götün teki.
Aynı lanet şey işte.
Bak, benimle konuşmak istiyorsan
konuş o zaman.
Adam insanları aşağılayabilmek için FBI olmuş. Ben ikna oldum.
İtiraf mı bekliyordu?
Hayır, şu an kimse ne bekliyor bilmiyorum.
Bu kötü Dane.
Bunca zaman sonra buradalarsa ve hâlâ bize bakıyorlarsa
hiçbir fikirleri yok demektir.
- Jackie sonradan akıllarına gelmiş. - O kadar bile değil. Yani...
Bence buna izin vermezler.
Cenazeni kaldır, ailen için bayrak katlasınlar
ve siktir git. Hizmetlerin için teşekkürler.
Ya Jackie'nin kirli olduğunu ya da bizim ilgimiz olduğunu sanıyorlar.
Evet, ya da ikisi de. Ya da hiçbir fikirleri yok.
Suçlamak için en kolay yer orası. Kirli polis de, sıyrıl.
Adında H olan Thom ne dedi?
Onun işi başından aşkın.
İşi bitti. Bize yardım etmeyecek.
Herkesin bir bahanesi var. Hepimiz çok çalışıyoruz.
Bu bir iş. Git ve yap.
Ben olsam suya yem atarım.
Çalkalarım. Oltayı çekerim. Yüzeye ne çıkacağına bakarım.
- Anlıyor musun? - Aynen. Biraz hareket olur.
Bakalım kim konuşmaya başlayacak, kim hata yapacak.
- Boktan polis işleri. - Basit şeyler dostum.
Buradan nefret ediyorum dostum. Nefret ediyorum.
Polislikten nefret ediyorum.
Her gece
uyanıyorum.
Sanki...
...zamanı düşünüyorum.
Ne kadar zaman geçti ve ne kadar zamanım kaldı.
Onunla ne yapacağımı.
Bu haksızlık.
Sana ne diyeceğimi bilemiyorum.
Belki Jackie'nin dediği o hep dalga geçtiğim zırva gibi...
"Bir güneş doğuşu daha görecek kadar yaşa."
Belki hayatın sırrı buydu. "Bir güneş doğuşu daha görecek kadar yaşa."
Jackie cadılara inanırdı.
Bugün emniyet kültüründeki sorun sensin.
Bu tür bir eleştiri. Bir sürü insan cadılara inanıyor ve...
Jackie ruh hayvanlarına inanırdı.
Evet, senin lanet ruhunu severdim. Hadi gidip kafayı bulalım.
- Ne dersin? - Geliyorum.
Daire çizmeye devam çocuklar. Evet!
Yedek lastiğimiz var mı? Sakin olun çocuklar.
İşte bu.
Şampiyon geldi.
Şampiyon geldi.
Lanet otoparkta aptallar gibi bu saçmalığı yapmasak olmaz mı?
Lisede değiliz.
Kardeşin üzerine bahse girecektim ama çok hızlı ayrıldık.
Girdiğin ilk kötü bahis olmazdı.
No comments yet. Be the first to leave one.