Freaks

Freaks

Scarica il sottotitolo Turkish

Informazioni sulla release

Freaks 2018 1080p BluRay x264-AAA
Un commento di erlat
AAA / CMRG / ETRG / EVO / GalaxyRG / Rapta / RARBG / XVID / YIFY

Tag

BluRay
x264
1080
Pubblicato il: 2019-12-02
Download: 32
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 200 righe.

ÇEVİRİ: JAVAJAVA2002

Chloe! Hey!

Ne yapıyorsun?

Birisi seni görebilirdi!

Saklanma konusunda iyi olmalısın. Aksi halde kötü adamlar seni bulur.

Özür dilerim, baba.

Adım Eleanor Reed. 7 yaşındayım.

726 Monroe Sokağı'nda yaşıyorum.

Doğum günüm...

...9 Mart.

10.

10 Mart.

Ben karıştırabilir miyim?

Evet ama pratik yapmaya devam et.

Bu benim annem, Nancy Reed. Onun doğum günü 10 Ağustos.

Beni gerçekten sevecek mi?

Ona bu yüzden para ödüyoruz.

- Bu da kız kardeşim Harper. - Harper.

Onun doğum günü 13 Haziran.

Horlama sorunu var.

Bunu da nerden çıkardın?

Yavru köpeklerden bahsetmeyecek miydik?

Dediğim doğru baba.

O horluyor.

Aferin sana, Chloe.

Bu tam da bir kız kardeşin diyeceği bir şey.

Ortak mıyız?

Ortağız.

Geri dönemezsem planımız neydi?

Dolabıma gireceğim.

Öyle mi?

Peki ya sonra?

Yiyeceğim biterse caddenin karşısına geçip...

...Steve'le Nancy'e, Eleanor Reed olduğumu söyleyeceğim...

...ve bana baktıkları takdirde tüm paramızı onlara vereceğim.

Eski klasikleri gözden geçirelim mi? E ile başlayalım.

E, Elma.

Elma, kırmızı ve çok lezzettli yenilen bir meyvedir.

Hiç yeşil elma gördün mü?

- Gördüm. - Tamam, güzel.

B neydi?

B, beyzbol.

9 kişiden oluşan iki takım arasında oynanır.

Oyuncular elmas şeklindeki bir sahanın etrafında daire çizerek koşar.

Chloe en sevdiğin spor ne?

Hiç spor yapmadım ki.

Bam!

Öldün.

Bu haksızlık! Bu soruyu hiç sormamıştın.

Cevabını bilmediğin sorularda bir şeyler uydurmalısın.

Şöyle yap. Ha?

Bilmem ki! Tüm sporları severim.

Yalan söylemek bu.

Evet.

Normal olabilmen için yalan söylemen gerekir.

Sence kasada ne kadar para var?

Hepsi yüz dolarlık banknotlar. Bu yüzden birkaç bin vardır.

Bundan daha fazla var.

Hayır, ben de tam bilmiyorum.

Tamam, 10 dolar arttırıyorum.

Akşam yemeğinden sonra dondurma yiyebilir miyiz?

Dondurmamız olmadığını biliyorsun.

Ne zaman dışarı çıkacaksın?

Bir süre daha çıkmam.

Markete çok fazla gidip geldim.

Normal biri olmayı dört gözle bekliyorum.

10 dolar arttırdım, kartlarıma bakacak mısın?

Blöf yapıyorsun.

Göreceğiz.

Hepsini koyuyorum.

Elim kötüydü.

Sen kazandın.

Baskı altında sakin kalmakta gittikçe ustalaşıyorsun.

Bu çok güzel.

Annemin de gözleri kanıyor muydu?

Benim de gözlerim bir gün kanayacak mı?

Umarım kanamaz.

Ama kanarsa bana söyle, tamam mı?

Tamam.

Şöyle de: "Baksana baba. Gözlerim kanıyor. Bu ne be?"

Tamam.

Pekala, milyon dolarlık paranı toplayabilirsin.

Tamamdır.

Arka dişlerini de fırçala.

- Fırçaladım! - Ama en son baktığımda...

Saçın düğüm olmuş.

Tamam. Nefes alma pratiği yapalım.

Pekala.

Gözlerini kapayıp, iyi bir derin nefes al.

Al.

Ver.

Al.

Normal değilsin!

Bu komik değil.

Hiç komik değil, Chloe. Pratik yapman gerekiyor.

Komik görünüyordun.

Pratik yapman lazım. Çok önemli bu.

Yapmazsam Dağ'a mı giderim?

Neden bahsediyorsun sen?

Hiç.

Sana Dağ'ı hiç öğretmedim. Biriyle konuşmuş olmalısın.

Dışarı mı çıktın?

Hayır.

Babana gelen istenmeyen postalara mı baktın?

Dağ'ı oradan mı öğrendin?

- Hayır. - Chloe, Chloe, Chloe.

Bu bir oyun değil, tamam mı?

Bana asla yalan söyleyemezsin.

Yalan söylemiyorum.

Sen bana asla kötü davranmazsın anneciğim.

Defol hayalet. Defol hayalet.

Defol.

Defol hayalet.

Hayal görmüşsün.

Hayaletler gerçek değildir.

Yanımda uyu. Korkuyorum.

Tamam ama tekrar uykuya dalamam.

Uyuduğumda dış dünyada çok fazla zaman geçiyor.

Seni koruyabilmem için uyanık kalmam gerekiyor.

Bay Snowcone.

Harper. Bana dondurma getir.

Lütfen.

Bana dondurma getir.

Lütfen, lütfen, lütfen, lütfen.

Bana dondurma getir. Bana dondurma getir.

Harper.

Kimse yok mu?

Merhaba.

Sana dondurma getirdim.

Çikolatalı mı?

Evet.

Hey!

Ne işin var burada? Ha?

Chloe'ye dondurma getirdim.

Onun adını nereden biliyorsun? Onun adını nereden biliyorsun?

Ha? Ha?

Harper?

Ne yapıyorsun burada?

Yabancıların kapısını çalmamalısın.

Kusuruna bakmayın.

Niye buraya geldi bilmiyorum.

Hayır, hiç önemli değil. Sorun yok.

Pekala. Görüşürüz.

Bu kızınız mı?

İçeri geçsek iyi olur.

Gidelim biz.

Merhaba.

Merhaba, adım Nancy.

Çok güzelsin.

Aman Tanrım. Çok tatlı bir kız.

Gayet de normal görünüyor.

Eleanor, içeri geç hadi.

Hadi Eleanor, içeri geç.

Harper sana Chloe diye hitap etti.

Bu cidden Nancy miydi?

Gerçek adını nasıl bilebildi?

Dışarı mı çıkıyorsun sen?

Dışarı mı çıkıyorsun sen?

Hayır.

Yapma baba! Dolap çok korkutucu!

Kuralları çiğnemenin cezasını biliyorsun.

- Cezalısın. - Dondurmayı almak üzereydim.

Kapıyı açtın.

Az kalsın bizi öldürtüyordun.

Dünyadaki tüm çocuklara dondurma dağıtan bir dondurma kamyonuyum ben.

Olamaz! İşte bir dev.

İşte Harper.

Çikolatalı dondurma seviyor.

Odamda ne yapıyorsun, Chloe?

Bana böyle hitap edemezsin.

Eleanor olmam gerekiyor benim.

Babam uyanana kadar benimle oynar mısın?

Çok sinir bozucusun.

Niye gecenin bir yarısı beni hep uyandırıyorsun?

Normal insanlar gibi parkta oynayabiliriz.

Diğer çocuklarla dışarıda oynamana izin veriliyor mu?

Seni öldürmek isteyen kötü adamlardan korkmuyor musun?

Hayır.

Herkes oynuyor.

Sorun olmuyor.

Senin annenin olması, benim olmaması haksızlık.

Annemmiş gibi yapabilir misin?

Niye bu kadar tuhafsın? Çok iğrenç bu.

Hadi ama.

Olmaz.

Annem ol. Annem ol. Annem ol.

Annem ol. Annem ol.

Peki, tamam. Annen olacağım.

Beni sevdiğini söyle.

Seni seviyorum.

Anne. Dışarı çıkmak istiyorum.

İzin veriyor musun?

Evet, dışarı çıkabilirsin.

Çok sağ ol anne.

Artık sarılıp uyuyabiliriz.

Sana bağırdığım için özür dilerim.

Annem dışarı çıkabileceğimi söyledi.

Chloe.

Dondurma kamyonuna gidebileceğimi söyledi.

Dondurma kamyonunda ne var söyleyeyim mi?

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left