Le prime 200 righe.
'Bu ülkede herkes evim diyebileceği küçük bir yere sahip olmanın hayalini kuruyor.
Hayatlarının en güzel anılarını yaşayacakları...
...ve ilahi mekanlarını yapacakları yerin.
Biz de aynı hayali görüyoruz.
Bugün bizim ikinci yıl dönümümüz...
...ve bunu kutlamak için hayallerimizin evini ziyaret etmek yerine...
...sadece anı yaşıyoruz.
Ve sizin onayınıza ihtiyacımız var.
Çeviri: King3000
- Doğum günün kutlu olsun! - Hey, doğum günü değil.
Bu onların yıldönümü. Çok fazlasın!
Teknik olarak bu onların düğün doğum günü.
Hadi, devam et.
- Mutlu yıllar... - Sana!
Kes ve herkesle paylaş.
- Büyük parçalar da kesin. - İyi.
- Bu adil değil Mehjabeen. - İki yıl oldu.
Biraz daha pasta alabilir miyim?
Çok lezzetli!
- Bu neyli? - Meyveli, anne.
- Güzel, değil mi? - Evet.
Lezzeti kimin umurunda! Bu bir pasta, tadını çıkar!
- Biraz daha ye! - Elbette.
Sorun değil, yenge.
Bana üstüne kiraz olan dilimi ver!
- Onu kıza ver. - Buraya ver.
Senin için.
Teşekkürler!
Indore'un en tatlı çiftinin evlilik yıl dönümleri kutlu olsun!
Bu kız da Kapil'e dair her şeyi hatırlıyor.
Çocukluğundan beri böyleydi.
- Gerçekten mi? - Nasıl unutabilir ki amca?
O bizim en iyi dostumuz.
Kapil ve ben.
Merhaba! Merhaba!
Ben Manoj Bhagel B-A-L-L-B-RRB. Indore'daki en iyi boşanma avukatı.
Kocanız aptallık mı yapıyor? Eşiniz hayatınızı mı mahvediyor?
Manoj'u arayın. Bugün arayın, yarın boşanın.
- Kapil... - Hmm?
İyi değil mi?
Ne zamandan beri yumurta yemeye başladın, ha?
- Yumurta mı? Hayır! - Yumurta mı?
- Hayır! - Yalan söyleme!
Yalan söylemiyorum anne.
- Kendin bak. Yumurtalı. - O bir çocuk.
Sadece gevezelik ediyor.
Enişte!
Bizi kandırıp yumurta yedirdiler, dini duygularımızı incittiler!
Bunu kim yapar?
- Tanrım bana yardım et! - Enişte...
Hemen kendimizi Kutsal Ganj suyuyla arındırmalıyız.
- Sajjan dün hepsini içti. - Evde inek idrarı var değil mi?
Şimdi Sajjan'ın onu da içtiğini söylemeyin.
Anne, yemin ederim yumurtasız pasta sipariş etmiştim.
Tabii ki öyledir.
Yalan söyleme kızım. Buna cüret etme.
Kırmızı nokta var ve bunun ne anlama geldiğini de biliyorum.
- Hadi Kapil, kontrol etmeliydin! - Teyze.
İnan bana baba, yumurtasız pasta sipariş ettik.
- Motosikleti park edemedik o yüzden... - Kapa çeneni.
Aman Tanrım, şimdiye kadar seni her türlü etle beslemiş olmalı.
Neden abartıyorsun anne?
Benim hatam olduğunu kabul ediyorum anne. Olan olmuştur.
Pastayı yemeyin.
- Başka bir pasta sipariş edeceğiz. - Canım.
- Siz Pencaplılar hepiniz aynısınız! - Bu doğru değil teyze.
Siz çok ileri görüşlüsünüz!
Eminim annen babanla içmeyi seviyordur.
Artık güneş doğarken biz de içmeye mi başlayalım?
- Ne diyorsun teyze? - Sakin ol.
Hemen sakin ol. Yanıma otur.
- Neden orada duruyorsunuz? - Somya...
Devam edin ve Pencap kızlarının kurnaz olduğunu söyleyin.
- Bunu ne zaman dedim? - Kardeşim.
Bu arada, biz ancak güneş battıktan sonra içmeye başlıyoruz.
Somya, Somya...
- Yaptığım her şeyi sorun ediyorlar. - Bu doğru değil.
Annem koçluk merkezinde ders vermemden hoşlanmazdı.
Ve sen... buraya geldiğin andan beri sorun çıkarıyorsun.
Alaycı yorumların hiç bitmiyor.
Senin problemin ne?
- Evini kaybettiğinde sana odamızı verdik. - Somya... dur.
"Teyzenin sırtı ağrıyor, bırakın yatakta uyusun."
Altı ay oldu ve biz oturma odasında uyuyoruz.
Ama asla şikayet etmedim.
Siz her zaman hiç yoktan büyük bir olay yaratmayı seviyorsunuz.
- Devam et! - Öyle değil Somya.
- Yapma Kapil. - Dinle.
Bize odanı vererek büyük bir iyilik yaptın!
- Buraya gel, seni tebrik edeyim! - Kes şunu, teyze.
- Buraya gel. - Zahmet etme Kapil.
İhtiyaç anında buraya sizin ailemiz olduğunuzu düşünerek geldik.
Ama...
Kardeşim, eğer Somya'nın bir sorunu varsa, bize söylemeliydin.
Pastanın tamamı senin.
- Başka kimse yemeyecek. - Elbette.
Hemen atacağım.
Yapma!
Yarın erkenden dersim var.
Bana neden kızgınsın?
Amcamın ailesi altı aydır burada kalıyor.
Ne kendi odamız var, ne de mahremiyetimiz.
Üstüne üstlük, aileme hakaret ediyorlar.
Ama kalacak bir yere ihtiyaçları vardı, peki başka ne yapabilirdik?
Teyzemin huyunu biliyorsun. Asla düşünmez.
Sabah hiçbir şey olmamış gibi davranacak.
Hey, böyle ağlama yoksa bu 5 yıldızlı çikolata sana kızar.
- Kapil... - Hımm?
Kapil, her zaman her şeyi enine boyuna düşünüyorsun.
Hmm?
Açıkça söyle.
Gelecekte kendi evimizi alacak mıyız?
Gelecekte mi?
O kadar da uzak değil, kızım.
- Biz bölgeyi araştırdık. - Hmm.
Anlaşmayı imzalamak için yarın Bay Rastogi ile görüşeceğiz.
Bayan Somya, yakında yeni evinizin anahtarlarına sahip olacaksınız.
Mutlu yıl dönümleri.
İkinci yıl dönümünüz kutlu olsun!
Hey Sajjan, neler oluyor?
Uyuyamıyorum.
- Buzdolabında ne arıyorsun? - Uyuyamıyorum.
- Peki bunun buzdolabıyla ne alakası var? - Uyuyamadığımı söyledim ya!
Evin sahibi biz olmayabiliriz ama yine de elektrik faturasını biz ödüyoruz.
O yüzden buzdolabını kapat ve buraya gel.
Bak Somya, ayakkabılarda büyük bir indirim var.
Kapu, ev alacağız.
Lütfen o kadar ucuz davranma.
Yüksek sınıflı toplumların belli bir standardı vardır.
Zenginler gibi konuşmak için görgü kurallarını mı öğreneceğim?
Kes şunu, Kapu!
- Dur! Dur! Dur! - Ne oldu?
Bir isim plakası alalım.
Dur, önce evi alalım.
Zaten buradayız, neden şimdi almıyoruz?
Daha sonra aramamıza gerek kalmaz.
- Benimle gel. - Somya...
- Hadi. - Ama Somya...
Hadi!
Bu ne kadar?
2200.
2200 mü?
Bu çok çılgınca! Anand Bazaar'da sadece 200'e daha iyisini alabilirim.
Ya bu?
3800.
Bunun için mürekkep yerine kan mı kullandın?
Siyaganj'da 350'ye alabileceğimi biliyorum.
Kapu...
Peki ya bu?
Çok şık, değil mi?
5000 rupi!
- Daha iyi bir anlaşmaya varabiliriz... - Hanımefendi.
Hayatında yalnızca bir kez ev alırsın.
Bunu tamamlayın.
Onun imkanı olsa Mercedes'e CNG kiti koyardı.
Sanki daha önce Mercedes'e binmişsin gibi.
- Tamamlayalım. - Bir dakika ne?
- Somya, tekrar düşünelim. - Üzerine hangi ismi yazacaksın?
Kapil Dubey, Somya Dubey.
Somya Chawla Dubey.
Devdutt Builders'a hoş geldiniz.
- Hayır, teşekkürler. - Haydi, al şunu. Ücretsiz.
Teşekkür ederim.
Al onu.
Ne söylediğimi hatırlıyor musun Kapu?
Hmm?
Taze.
- Bitirdin mi? - Evet. Lezzetliydi.
- Bay Dubey! - Bay Rastogi!
- Nasılsın? - Nasılsın? - İyiyim. - Hey!
- Baktınız mı? - Evet, baktık. - Evet!
- Beğendiniz mi? - Biz çok sevdik!
Vay, vay, vay! Harika.
Belgelere göre her şey yolunda görünüyor Bay Dubey.
Harika.
Şimdi sadece Royal Bank'a gidip kredi başvurusunda bulunmamız gerekiyor.
- Tamam. - Tabi ki.
Bankanın 5.5 milyonluk kredi için ödeme kolaylığı sunacağına eminim.
Sizlerin bu yükün altına girmenizi istemiyoruz.
- 5,5 milyon mu? - Evet, evet.
Dur, radyo reklamında 3,5 milyon dememişmiydiniz? - Kesinlikle.
Anlamıyorsunuz.
Siz spor salonu, kulübü ve park alanı olan...
...4,5 milyonluk lüks bir daireyi seçtiniz.
Bunların da bedelini ödemeniz gerekiyor.
- Park mı? - Evet.
- Ama arabamız bile yok. - Evet.
Kendisi yoga eğitmeni olduğu için spor salonuna da ihtiyacımız olmayacak.
Ve biz pek kulüplere giden tiplerden değiliz, o yüzden...
Hanımefendi, sonsuza kadar bir scooterın arkasında mı yolculuk yapmayı düşünüyorsunuz?
Miktar konusunda endişelenmeyin.
Bankanın size kolay ödeme seçenekleri sunmasını sağlayacağım.
Çift taksiti olan bir kolay ödeme seçeneği mi?
Bay Dubey, sanırım bu ev bütçenizi biraz aşıyor.
Belki sana Kobra Esnemesini öğretmem gerekiyor.
O seğiren kibirden kurtulmanın tek yolu budur.
Hey, böyle konuşma!
Bu sitenin başlangıç fiyatı 4,5 milyon.
Bakın Bay Rastogi, bir isim plakası bile sipariş ettik.
Yani şehirde bir evimiz olacak.
No comments yet. Be the first to leave one.