Nocturne

Nocturne

Scarica il sottotitolo Turkish

Informazioni sulla release

Nocturne 2020 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-EVO
Nocturne 2020 1080p AMZN WEBRip DDP5 1 x264-NTG
Nocturne 2020 720p AMZN WEBRip DDP5 1 x264-NTG
Nocturne 2020 1080p WEBRip x264-RARBG
Nocturne 2020 WEBRip x264-ION10
Nocturne 2020 WEBRip XviD MP3-XVID
Un commento di levanten
You are welcome

Tag

webrip
web
x264
BRip
720p
720
1080
Web-DL
web-dl
WEB-DL
XviD
Pubblicato il: 2020-10-13
Download: 52
Sottotitoli per non udenti: No

Anteprima dei sottotitoli in Turkish

Le prime 200 righe.

JUJU ARIYOR

Merhaba karındaşım.

Saint-Saëns notalarımı gördün mü? Dosyamda yok.

Ben nereden bileyim?

Bilmem. Soru sorma cüretinde bulunduğum için üzgünüm.

İşin bitti mi?

Kulaklığını almalıyım. Benimki bozuldu.

Zaten hiçbir şeyi bitiremiyorum.

Ne derler bilirsin.

"Yaşasın. Bahar tatili!"

Odamda olacağım.

Rica ederim.

Kuzeye gitmelisin. Olağanüstü üzüm bağları var.

Tam bir şarap diyarı.

Venedik'in yanı başında. Neydi adı?

- Veneto. - O da bir seçenek.

- Benden yakabilirsin. - Evet!

Merhaba!

Juju, çalışmanız bitti mi tatlım?

Vi devam ediyor.

- Juliet küçük kızımız. - İkizlerin yok muydu?

İki dakika arayla. Birinin önden çıkması gerekti.

Haberlerini aldık. Juilliard.

Tebrikler, harika.

Kardeşim Vi'yi kastediyorsunuz. Seneye Juilliard'a gidecek.

- Julie bir yıl ara veriyor. - Çok mantıklı.

Bir kuzenim var. Güzel sanatlarda okudu, üniversiteye gitti.

Şimdi anaokulunda kâğıttan el işi yapmayı öğretiyor.

El işi çok önemlidir.

Gezegende sekiz milyar insan var.

Herkes öne çıkmak istiyor ama imkânsız.

Instagram nesli kariyer konusunda daha gerçekçi olmalı.

Sosyal medyam yok, o yüzden...

- Gördün mü? - Güzel. Bu da bir başlangıç.

- Ne zaman gideceğiz? - Ne zaman istersen.

Lindberg Akademisi'nde yatılı okuyorlar.

Hani şu kızın okuduğu okul mu...

Sorun değil. Onu tanımıyordum.

Tatlım, yarına her şeyinin hazır olduğundan emin ol.

- Memnun oldum. - Teşekkürler.

Pekâlâ.

Affedersin, oranın adı neydi?

Max!

- Selam. - Merhaba Vi.

Tamam, sorun değil Vi! Acele etme!

Bavullar kendi kendine iner!

Babaların en büyük korkusu gençlik aşkıdır.

Hapların yanında mı?

Tamam, Juilliard olayının seni etkilediğini biliyorum.

Ne kaçırdıklarını bilmiyorlar. Beni dinle.

Kocaman bir kalbin var.

- Çok güzel bir yüzün var. - Baba.

O sanatçılar sana ne derse desin

hayat sololar ve sahneden ibaret değil.

Bütün akademik okullar seni havada kapar.

Eşyalarını getireyim.

ÇALIŞKAN KIZIMIZA SEVGİLERLE! ANNE VE BABAN (KARDEŞİNE SÖYLEME!)

BÜYÜK HAYALLER KUR IŞIĞINI SAÇ

Moira Wilson Lindberg Akademisi'ni onurlandıran

en iyi müzisyenlerden biriydi.

Çoğunuz için

burada altı hafta önce olanlar hayattaki ilk kaybınız olacak.

Moira'nın vefatı hayatlarımızda ve sanatsal yolculuğumuzda

yüzleştiğimiz karanlığı hatırlatan acı bir olay.

Bildiğiniz gibi

Moira bu dönemdeki gösterimizde

solo konçerto çalacaktı.

Çok eski bir okul geleneğimiz olan

son sınıf konçertosu pek çok Lindberg mezununa

kariyerlerinin başlamasında yardımcı oldu.

Uzun istişarelerin ardından

son sınıf konçerto yarışmasını onun anısına tekrar yapmaya karar verdik.

Müziğin tüm branşlarındaki öğrenciler katılabilir.

Repertuvarınızı Dr. Cask'e gönderin.

İNTİHAR EDEN KIZIN AİLESİ: OKUL SIRT ÇEVİRDİ

Orkestra budalaları Açlık Oyunları'na hazır mı?

- "Orkestra budalaları" na bozuldum. - Anlattın mı?

- Bilmiyor muyum sanki? - Toplantıda mıydın?

İşlerim vardı.

- Konçertoyu tekrarlayacaklar. - Deli Moira anısına.

Tanrım. Ona böyle demeyi keser misin?

Duvara semboller kazıdı ve kendini pencereden attı.

Kimseyle konuşmazdı ve iki elini kullanabiliyordu.

Bunun ne alakası var...

İki eliyle yazabiliyordu. Leonardo da Vinci gibi tersten.

- Tuhaflıkta çığır açmıştı. - Harika biriydi.

Bu yarışma çok garip.

O öleli altı hafta oldu.

Evet, biraz erken ama bu gösteri büyük bir fırsat.

Başkalarının da şansı olmalı.

- Juilliard yetenek avcısı gönderecek. - Öyle mi?

Başarılı sevgilim konçertosu ile onları etkileyecek.

- Yarışma herkese açık. - Yapma, sen Cask'lesin.

En iyi öğretmen, en iyi öğrenci.

Her neyse, tarafsız görüşümü sorarsan

ilkinde de sen seçilmeliydin.

- O zaman onu ittin ve... - Kes sesini!

- Mükemmel olmak için doğmuş. - Şimdi anlaşıldı.

- Çalacağın eseri değiştirecek misin? - Çok geç.

Roger da izin vermez.

- Ne düşündüğümü biliyorsun. - "Kimse Mozart'la bir şey kazanmadı."

Jules, bunu seni seven kardeşin olarak söylüyorum, cesur ol.

Benden sonra tekrar et.

"Roger Melling, sarhoş, ödlek bir öğretmen paçavrasısın..."

- Bunu diyemem. - Neden?

Sana pençe mi atar?

Tamam, yapma.

Fokal distonisi var, onun yaşındaki müzisyenlerde olabiliyor.

Pençe seni yakalayacak.

Bir şey düşürdünüz...

MOIRA WILSON İLERİ MÜZİK TEORİSİ

Cümleleme.

Güzel. Harika.

Uyuşturucu kullanmadığın,

içki içmediğin zamanlarda prova yapabilmişsin.

İçme konusunu uzmanlara bırakıyorum.

Çok komik.

- Konçertoyu tekrarlıyorlarmış. - Evet.

- Umutlu musun? - Parçamı değiştirmeyi düşünüyorum.

Saint-Saëns'ın No. 2 eserine baktım.

Üçüncü bölümüne çalışmalıyım ama yapabilirim.

- Vivian'ın parçası mı? - O kadar zor değil.

Cask, Vi'ye izin veriyor.

Henry'nin yöntemleri kendine.

- Biliyorum ama sadece bir fırsat... - Eline yüzüne bulaştırırsın.

İstediğin bu mu?

Herr Amadeus'tan şaşma.

Sana başarı getirir. Hep öyledir.

Doktor Cask?

Yarınki parçam.

SAINT-SAËNS SOL MİNÖR İKİNCİ KONÇERTO

"Ölümsüz zafer bekler Karanlığına beni kabul edeni

"Gereken yol bu defterde anlatılır Bir, iki, üç, dört, beş, altı."

Tartini.

Besteci.

Parçanın adı yazmıyordu.

Bu, Şeytan Trili.

Bu arada Vivian onunla aynı parçayı çaldığını bilmiyor,

değil mi?

Lütfen ona söyleme.

Beni öldürür.

Bol şans.

Jules, aç şu lanet kapıyı!

Jules, geç kalacağız! Jules!

Karındaşım, bana...

- Kahretsin. - Çok komik.

- Takvim falan tutmuyor musun? - Hayır, daha erken...

Siktir!

Buraya gel. Bana bak.

Odaklan, tamam mı?

Tamam.

İyisin. Tampon kullan, gidelim.

Vi?

- Vi. - Jules, şimdi olmaz.

İyi bir yorumdu Andy.

- Kimse kaldı mı? - Ben çalmadım.

Juliet. Aşağı gel.

Gel.

Sen de mi bize

Saint-Saëns çalacaksın?

Doğru mu?

Hazır olduğunda başla.

Juliet, beni duyabiliyor musun?

Kendine geldi.

- Hemşireyi bekliyoruz. - Ne oldu?

Bayıldın.

Nasıl çaldım? İyi miydim?

Harikaydın.

Roger, Propranolol kullandığını söyledi.

- Anksiyete için mi? - Evet.

Son olaylardan sonra biraz sarsılmış olabilirsin.

Aklında bir şey var mı? Tuhaf düşünceler olabilir.

- Rahatsız edici düşünceler. - Yok.

Hiçbir şey.

Unutmayın, mi bemol majör.

Burada bir arıza var.

Nerede olduğunu bulun.

Yine aynısı.

Bitirirken kadansı vurgulamayı unutmayın.

Hanımlar ve beyler,

gün sonuna kadar transkriptlerinizi teslim edin.

Juliet, iyi misin? Hemşireye gittin mi?

Evet, sadece sinirselmiş.

Güzel çaldın. Roger'la farklı bir çalışma mı yaptınız?

Hayır, sadece biraz ilham aldım.

Her neyse işe yarıyor.

İlerlemeye devam et, tamam mı?

Tamam.

Vi!

Vi, hadi ama.

Vi, dur.

Üzgünüm. Hata yaptım. Değiştirdiğimi söylemeliydim.

Parçamı çaldın.

- Ne o? Komik mi? - Hayır, sadece...

Parçamı değiştirmemi sen söyledin.

Beethoven, Grieg, hatta Rachmaninoff eserlerinden birine.

- Düşünemedim. - Evet, aynen öyle.

Düşünsen sadece kendini rezil ettiğinin farkına varırdın.

Kıskandığını zaten biliyordum.

Bu saçma numarandan dolayı şimdi herkes biliyor.

Commenti

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left