Ghost in the Cell

Ghost in the Cell (Hantu Dalam Sel)

I-download ang Turkish Subtitle

Impormasyon ng release

Ghost In The Cell 2026 1080p WEBRip x265 10bit AAC5 1-[YTS GG - YTS BZ]
Komentaryo ni desprite

Mga Tag

webdl
Na-publish noong: 2026-08-24
Mga Download: 4
May Kapansanan sa Pandinig: No
FPS: 24

Preview ng subtitle na Turkish

Ang unang 200 linya.

BU HAFTA İTİBARIYLA, DOKUZ İŞÇİNİN ÖLDÜĞÜ BİLDİRİLDİ.

İLK ÖLÜM 12 ŞUBAT 2025'TE MEYDANA GELDİ

NEHEA ORMANI'NIN KIYISINDA...

ÇEVRE BAKANLIĞI TARAFINDAN...

Ne alemde, Dim?

Daha çok var mı?

İki cümlem kaldı. Sonra Bay Endy'ye göndereceğim.

Matbaacıya beklemesini söyledim.

Ama karısının doğumu başlamış. Hastaneye gitmesi gerekti.

YERLİLER VAKAYI İNSAN HAKLARI KOMİSYONUNA BİLDİRDİ

Reklamımız olsa boşluğu doldururduk. Ama uzun zamandır reklam alamıyoruz.

"BU ORMAN SADECE AĞAÇ DEĞİL, BİZİM EVİMİZ."

Senin yazı da yetişmezse boş kalacak.

Bitti.

Sadece Bay Endy'nin onaylaması kaldı.

Revizyon olmasın diye çok dikkatli yazdım.

Doğrudan baskıya gidebilsin.

Tabii ki dikkatli olmalısın.

Yazdığın şirket büyük bir şirket.

Yatırımcıları da devlet yetkilileri.

Çok büyük haber, beyim.

Nikel madeni için korunan ormanın 10 bin hektarını yasa dışı kazmışlar.

Kimse konuşmaya cesaret edemiyor.

Üstelik onlarca işçi de şüpheli bir şekilde öldü.

Korkutucu, beyim.

Sen de kalkıp oraya mı gittin?

Evet, beyim.

Balikpapan'dan Nehea Ormanı'na arabayla yedi saat sürüyor.

Daha önce Borneo'da ormanlara gittim ama bu gerçekten çok gizemliydi.

Yazını okumak için sabırsızlanıyorum.

En iyi yazım.

Buna bayılacak!

Süper!

Alo, efendim?

Böyle yazı mı olur? Sen hâlâ stajyer misin?

Hemen yanıma gel!

Peki, efendim.

Hay aksi.

Ben aşağıda sigara içeceğim, Dim!

Gönderilince bana haber ver!

İzninizle, efendim.

Kalkıp da Borneo'ya kadar gidip paramızı bunun için mi harcadın?

Şu çöp online haberler gibi cinayet haberi mi yapıyorsun?

Sen ekonomi muhabirisin!

Yasa dışı madencilik kısmı da var, efendim.

Ama işçilerin ölümü daha dikkat çekici...

Gazetenin batmak üzere olduğunu anlamıyor musun?!

İnsanlar bizi hâlâ okuyor çünkü haberlerimizin bir ağırlığı var!

Haberlerimizin diğerlerinden bir farkı kalmazsa,

neden bize abone olsunlar ki?

Revize etmek için 20 dakikan var.

Giriş şöyle olmalı: "Korunan Ormanın Yasa Dışı Yollarla Yok Edilmesi."

"Başkan Yardımcısı'nın oğlunun şirketi de işin içinde."

Bu kadar!

Peki, efendim.

Aptal!

KARIM

Alo?

Bunu editör de halledebilir. İlla senin yapmana gerek yok.

Editörümü daha bugün kovdum.

Maaşlarını ödeyecek durumum yok!

Eğer şirket kurtarılamıyorsa, artık eve gel.

Evliliğini kurtar!

Ben bu gazeteyi seninle tanışmadan önce sıfırdan kurdum!

Bu gazete evliliğimizden çok daha önemli!

İyi. Hoşça kal.

Siktir!

Dimas!

Bay Vijay...

Yardım edin...

DÜZENİ KORUYUN

Günaydın!

Günaydın, günaydın, günaydın!

Bugün de dünün aynısı,

yarının da aynısı olacak.

Her zamanki gibi,

gününüzün iyi geçip geçmeyeceğine

ya da tam tersi olacağına siz karar vereceksiniz.

Kuralları biliyorsunuz.

İtaat edin, huzur içinde yaşayın.

İtaatsizlik ederseniz, sonuçlarına katlanırsınız.

Burada sahip olduğunuz tek özgürlük

gününüzü nasıl geçirmek istediğinizi seçmektir.

Anlaşıldı mı?

Anlaşıldı, anlaşıldı, anlaşıldı!

- Herkes burada mı? - Evet, efendim!

- Evet, efendim! - Evet, efendim!

Biri eksik!

Aşağı in.

Hastayım, efendim.

Ayağa kalkarsam başım dönüyor.

Ayağa kalk!

Aptal.

Onun dini yok!

Ne dedin sen?

Önümüzdeki bir buçuk saat dini ibadet için.

Onun dini yok,

bu yüzden dinlenip iyileşebilir.

Buradaki vaktinizin üçte biri din için.

Yani dindar değilsen, günün üçte birinde izinli misin?

Din hasta insanları ibadet etmeye zorlamaz.

Benden zeki olduğunu sanıyorsan,

kendini kandırma.

Benimkinin yanında beynin küçücük.

Neden bu kadar sessizsin?

Kendini benim yerime mi koyuyorsun?

Benim yerimde olsaydın şu an ne yapıyor olurdun?

Kesinlikle böyle boktan bir yerde çalışmazdım.

Ben burada

yapabildiğim için çalışıyorum!

Hadi.

Bırak onu!

Hadi!

Karşılık ver!

Hadi ama.

Hadi!

Burada siz birer pisliksiniz.

Benim gibi biri sizi umursarsa,

sadece minnettar olun.

Diklenmeyin.

Bana inanın!

İhtiyacınız olan bu olduğu için

size sert davranıyorum.

Hastalıklı kalplerinizin ilacı benim.

Hepiniz kendi hatalarınız yüzünden buradasınız.

Şikayet etmeye hakkınız yok.

Hiçbir şey istemeye hakkınız yok!

Sadece sessiz olun ve kurallara uyun.

Dininiz olsa da olmasa da

şimdi gidip ibadetinizi yapın!

Onu kafese götürün.

Öyle fırlatmana gerek yok. Kibar olmak sana zarar vermez.

Önce tükürsem nasıl olur?

Anggoro az önce neden Jefry'ye bulaştı?

Bu pezevengin ölmesinden iyidir.

Anggoro'dan yardım istemedim. Herkesin ona muhtaç olduğunu sanıyor.

O olmasaydı, çoğumuz burada hayatta kalamazdık.

- Ben değil. Halimden memnunum. - Dayak yemekten mi?

Anggoro iyi bir dövüşçü bile değil.

Ama insanlar tipi yüzünden

ona saygı duyuyor.

Onun gibi uzun ve yakışıklı olsaydım, bana da saygı duyarlardı.

Yakışıklılar da eziliyor. Anggoro'da gerçek bir lider ruhu var.

Saygıyı bu yüzden görüyor.

Sen mi?

Sırf diğerleri senin gerçekten hayalet gördüğünü sandığı için hayattasın.

Bu konuda yalan mı söyledin?!

Beni öldürtmeye mi çalışıyorsun?

İtiraf et, Altı. Günahkar olarak ölmek istemezsin.

- Doğru. - Altı.

Gerçekten dinin yok mu? Ölünce nereye gideceksin?

Ben hastayken Altı mantra okudu ve iyileştim.

Bu konuda da mı yalan söyledin?

Ama iyileştin, değil mi?

Piç.

Eski bir profesörsün, ve bu saçmalıklara inanıyor musun?

Sen sadece aptallar için taze etsin.

Ama Altı haklı, Pendi.

Her gün kitap okuyorsun, ama sen de bizim gibi aptalsın.

Keşke Jefry'yi alt edip bizim de beynimiz olduğunu gösterebilsen.

Bize ders vermesinden bıktım.

Dostum.

Anggoro nerede?

Burada değil. Git buradan.

- Lütfen yardım et. Sıçtım ben. - Bizi ilgilendirmez, git buradan!

Anggoro'nun yardımı olmadan kesin ölürüm.

Kafeste. Sana yardım edemez!

Anggoro burada değil Syafiq. Git.

Piç kuruları!

Sizi aptallar!

Benimle uğraşmayın!

Buranın sahibi misiniz lan?!

Bu dünyada hiçbir şey bedava değil! Sikerim sizi!

Dinleyin beni!

Dışarıda insanlar açlıktan ölürken yemeği çöpe atıyorsunuz!

Sizi beyinsiz piçler!

Yala! Yalayarak temizle şunu!

Ziyaretçin var.

Eve gitmelerini söyle.

Uşağın mıyım ben senin?

Kendin söyle.

Yüzlerine bakınca bile kötü hissediyorum.

Anneniz nerede?

Sadece Didi ve ben varız baba.

Ne işiniz var burada?

İki aydır görüşmüyoruz.

Seni özledik.

Annem gelmek istemedi.

Komşumuz işe giderken bizi bıraktı.

Anneniz sizin için çalışmaktan çok meşgul olmalı.

Hayır baba.

O...

Sanırım Bay Alexander ile çıkıyor.

Hangi Alexander?

Fırındaki iş arkadaşı.

Son üç aydır bizi ziyarete geliyor.

Başta annem onu kovdu. Ama gelmeye devam etti.

Sanırım ondan hoşlanmaya başladı.

Annemin onunla evlenmesini istemiyoruz baba.

Onun gibi bir baba istemiyoruz.

Ghost in the Cell subtitles in other languages

Mga Komento

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left