A Classic Horror Story

A Classic Horror Story

Lataa Turkish -tekstitys

Julkaisutiedot

A Classic Horror Story 2021 1080p WEBRip x264 AAC5 1-[YTS MX]
Kommentaari Firewalker.dk

Tunnisteet

webrip
web
x264
BRip
1080
TS
YTS
Julkaistu: 2021-07-18
Lataukset: 10
Kuulovammaisille: No

Turkish tekstityksen esikatselu

200 ensimmäistä riviä.

NETFLIX SUNAR

Elisa, iyi misin?

İkinci kez kustum bugün.

Bir şeyler yemelisin bir tanem.

Ameliyat yarın ikide. Doktor, sağlıklı olman gerektiğini söylüyor.

Yarın mı?

Niye? Beklemek mi istiyorsun?

Hayır.

Deneme sürecindesin.

Bebek sahibi olamazsın.

Biliyorum.

Böylesi en iyisi.

Yakında gardıroplarımızı da yenileriz hem, tamam mı?

Olur mu?

Elisa? Ne güzel, değil mi?

Seni seviyorum tatlım.

Çok hem de.

Ben de seni anne.

Bu akşam görüşürüz.

Öpüyorum.

ARAÇ PAYLAŞIMI SELAM ELISA, ARKADAŞLARINA KATILMA VAKTİ

Bir, iki, üç… Kayıt.

Fabrizio'nun dostlarına selamlar, yeni videoya hoş geldiniz.

Bir tahmin oyunu oynayalım.

Bu şarkıyı söylüyorsam nereye gidiyoruz demektir?

Gökyüzü masmavi olmuş

Doğru. Calabria'ya gidiyoruz ve bugün bizimle birlikte…

Adını ve nereye gittiğini söyle. Bu kısmı keseceğim.

Hesabının adı "Fabrizio'nun Dostları" mı?

-Kız kardeşim buldu. -Anladım.

Merhaba, ben Sofi ve bir düğüne gidiyorum.

Benim adım Mark ve bir "marriaggio"ya gidiyoruz.

Sizin düğününüz mü?

-Hayır. -Hayır. Henüz değil.

Birbirinizin üstüne konuşmasanız olur mu? O şekilde düzenleme yapamam.

Riccardo, doktorum.

Başka bir şey söyleyebilir misin lütfen? Gideceğin yer gibi.

Ailemi ziyarete gidiyorum. Yeter ama bu kadar.

Özür dilerim ama yakın çekimin mükemmel.

Çok fotojeniksin, aktör olmalıymışsın.

-Selam. -Selam.

Merak etme, Instagram için falan çekiyor.

-Seyahat bloğu için. -Seyahat bloğuymuş.

Ne yapacağım?

Adını ve nereye gittiğini söyleyebilirsin.

Ben Elisa, tatil için ailemin yanına gidiyorum.

Merhaba Elisa.

Arkadaşlar, biraz detay verebilir misiniz?

İzleyenlerin bir bağ kurmasını istiyorum.

Olmaz mı?

En azından el sallayarak güle güle der misiniz?

Gidelim artık.

Dostlarımızın ısınması gerek daha. Saat 16.37 ve biz…

-10 dakika geciktik. -Doktorun dediği gibi 10 dakika geciktik.

Hoşça kalın Fabrizio'nun dostları ve şunu unutmayın:

"Sonsuza kadar dost kalacağız." Kestik. Kaydet!

Zaman tanrısı kimdi?

Zeus.

Hayır, zaman diyor. Kronos.

Hangi erkek hayvan çiftleşmek için dişinin içinde yaşamak zorunda?

Biliyorum.

Deniz şeytanı.

Feci azdırdı bu beni.

Bak ya.

-Susadınız mı? -Susamak mı? Evet. Arkadaki buzdolabında.

İşte budur dostum.

Bira saati geldi.

Beş yıldızı kaptın benden.

-Buğdaya başka ne denir? -Tahıl.

O filmindeki palyaço ne ile beslenir? Çocuklar.

Korkudan.

Ne dedin?

Çocuklar bir araç. Pennywise, korkularından beslenir.

Elisa. Çok iyi bak.

-İstemem, sağ ol. -Hayata bir kez geliyorsun.

İstemiyorum.

Durmadan yaşlanıp duracaksın.

-Şimdi tadını çıkar. -Mark, yapma.

Bir yudum al da bize ayak uydur.

Şerefe.

İsa'ya ihanet eden havari?

Buralarda İtalya'nın en güzel manzarası olduğunu söylemişti.

-Bana o adamdan bahsetmiştin. -Evet.

ANNE VE KIZI KAYIP NDRANGHETA'NIN GÖLGESİ

-Evet! -Sì!

İşte böyle. Evet.

-Olay nedir yani? -Şey…

Bu bölgedeki mafyanın adı.

Buradaki mafya.

-Birden fazla mı var yani? -Evet.

Makarna gibi!

Trenette, tagliatelle… Fusilli.

Fusilli severim.

Siktir, şuna bak.

BELEDİYE BAŞKANI MAFYAYA KARŞI: "BİZİ SİNDİREMEZSİNİZ"

-Regle benziyor. -Mark, lütfen.

Pardon. Lazanyaya benziyor.

Belediye başkanı o. Çok taşaklıdır. Epey insanı sokaklardan kurtardı.

Elisa, lazanyaya benzemiyor mu?

İyi misin?

Bu kızda bir hâller var.

Araba tutmuştur.

Araba mı tutmuştur bilemedim.

Neden açmıyorsun?

Cevap ver lütfen.

Konuşursak bizim ve kızımız için bir çözüm bulabiliriz.

Çok boktan bir anıma denk geldi. Bir daha olmayacak.

Makul davran lütfen. Koca insanlarız. Olur mu?

-Güle güle. -Dur.

Ne oluyor lan? Olmaz.

Dur! Ne yapıyorsun amına koyayım?

Bebeğim, in oradan.

Böyle sürersen biz düğüne varana dek torunları olur.

-Mark. -Dinle.

Benim karavanım değil, annemin.

Bir şey olursa kafamı kırar.

-Ne yapıyorsun? -Devralıyorum.

-Sarhoşsun. -İçtiğimde daha iyi kullanırım.

-Mal herif. -Sen konuşsana.

Güvende hissetmiyorsan sen sür, bana sorun yok.

Ehliyetim yanımda değil ki.

Sorun çözüldü.

Sorun nah çözüldü. Sorun falan çözülmedi, tamam mı? Ne…

Buralı mısın?

-Burada mı yaşıyorsun? -Evet.

Ama… Roma'da oturuyorum.

Scuola… Okul… Scuola di cinema. Sinema okulu.

Git de film çek o zaman. Bu Instagram saçmalığını bırak artık.

İtalya'da complicato bir durum bu.

-İyi misin? Nasıl oldu bu? -Ne?

-Evet. Şey… Ne oldu da böyle oldun? -Anladım.

Bir keresinde şerefsizin teki kafamı alıp

üç kere duvara doğru geçirdi.

Siktir be.

Ben de öyleydim. Şeydim, şey…

-Stronzo? -Stronzo.

Okuldayken.

Ama sonra birine zarar verdim.

Ergenken şiddeti havalı bir şey sanıyorsun.

Kötü bir filmdeki gibi.

Hadi.

İyi filmlere.

-Evet. -Evet. Şerefe.

Mark!

Ha siktir!

Siktir!

-Hayır! -Onu kanepeye yatıralım.

Durun!

-Kırık çubuğu koymak lazım. -Çadırım var.

-Direkler olur mu? -Olabilir.

-Direk, kazık, ne olursa. -Tamam.

-Rahat dur, daha beter hâle getireceksin. -Yavaş!

Biraz acıyacak.

-Siktir! -İşte getirdim.

-Direkleri burada tut. -Tamam.

-Özür dilerim. -Yanındayım.

-Üzgünüm. -Bir şey yok.

Tamam, çok az kaldı.

Bitti sayılır.

Bitti.

Elisa, 118'i ara.

Geçti, her şey düzelecek. İyileşeceksin.

Çekmiyor.

Hat kesik.

Fabrizio. Sıçacağım ama, Fabrizio 118'i ara.

-Aradım, çekmiyor. -Ne? 118'den bahsediyoruz!

-Sen de dener misin? -Tabii, denerim.

Yok.

Benimki de çekmiyor.

Yardıma ihtiyacımız var. Sokağa çıkıp yardım arayalım.

Sokak yok ki.

-Kimse bir şey görmedi mi? -Bayılmışım.

Ben de öyle.

-Buraya nasıl geldik? -Mark'a sor.

Ne? Karavanı buraya mı sürükledi?

Olabilir. Ona sorsana.

Arkadaşlar.

Kimse var mı?

Bir kaza geçirdik.

Kimse yok mu?

Evde kimse yok. Gidelim.

-İçeri girelim. -Ya sahibi gelirse?

İzinsiz girmek mi? Karavana dönelim.

Keçi gibi bir şeydi.

Pat diye yolun ortasında çıktı.

Direksiyonu kırmaya çalıştım

ama Fabrizio direksiyona atlayınca yapamadım.

Benim hatam mı oldu?

Direksiyona atlamasaydın yoldan çıkmazdık.

Uyuyakalmıştı. Direksiyonu çevirmeseydim çarpacaktık.

Ne diyor bu?

Uyuduğunu.

Ne? Hadi lan oradan!

Belki bir an için uyumuşumdur ama biz…

Chiara Ferragni paniğe kapılmasaydı ağaca toslamazdık asla.

Tamam, kesin.

Tam bir moron.

Mark. Çarptığımız ağaç yoldan ne kadar uzaktaydı?

Bilmiyorum.

Birkaç metre kadar.

Kommentit

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left