نخستین 200 خط.
Buyurun, dana carpaccio'nuz.
Merhaba.
İş nasıldı?
İyiydi, ta ki...
Hayatta ne yapacağına karar verdin mi? Kimse veremez.
Bu da ne böyle?
Trende buldum. Yarın bırakacağım.
Yarın bırakacaksın. Sen aklını mı kaçırdın?
Hayır. Geldiğim yerde öyle yaparız.
Burası Manhattan. Çanta bulunca bomba imha ekibini ararsın.
Açma onu.
İğrenç! Piyango bileti, tuhaf ilaçlar.
"Greta Hideg."
-Bakalım... -Hayır.
-İşte bu. -Hayır.
Evet.
Kaplıca günü.
Ya da kolon temizliği yapabiliriz.
Hadi! Eğlenceli olacak.
-Olacak mı? -Evet!
Popona kuşkonmaz suyu püskürtüyorlar.
Bedeni temizliyor ve kısa dönemli hafızana iyi geliyor.
-Gerçekten mi? -Evet!
Jason Largo disleksiydi ve bunu yaptırdıktan sonra
şimdi alfabeyi tersten okuyabiliyor.
Birincisi, onun parasını almıyoruz.
İkincisi, popomda kuşkonmaz suyu istemiyorum.
Asla asla deme.
Babanı aradın mı?
Zorunda mıyım?
Seni etkilediğimi düşünmesini istemem.
Evet. Biliyorum.
Arayacağım.
Hey,
hadi.
Film daha başlamadı bile.
Biliyorum, sadece...
Bu ikimizin filmiydi, biliyor musun?
Berbat bir film, sadece annem ve ben.
Hadi Frankie. Seni eve götürelim.
Bana anneni verebilirsin.
Lütfen al.
Teşekkürler.
Kim o?
Frances McCullen.
Greta Hideg'e ait olduğunu düşündüğüm bir çanta buldum.
Selam.
Buyurun.
Tanrı seni korusun. Her yerde onu arıyordum.
Nerede buldun?
Metroda.
Bu yağmurda buraya kadar mı getirdin!
Bir fincan kahve ister misin? Demlikte hazır.
Benim için anlamı çok büyük olur. Büyük bir iyilik yaptın.
Evet, tabii. Neden olmasın?
Şemsiyeni şuraya koyabilirsin.
Tamam. Teşekkürler.
New York'lu musun?
Hayır. Aslında Boston'lıyım.
Ama bir arkadaşımla burada yaşıyorum.
Teşekkürler.
Erkek arkadaş mı?
Hayır. Smith'ten oda arkadaşım.
Babası mezuniyeti için Tribeca'da bir çatı katı aldı. Biz de oturuyoruz.
Çok zor olmalı.
Komşular. Kusura bakma.
Tadilat yapıyorlar.
Biraz saygı lütfen! Biraz sessizlik!
Teşekkürler!
Kesin Nuh'un gemisini inşa ediyorlar.
Bu kocan mı?
Evet.
Christof. Gençliğinde.
O da kızın mı?
Evet. Nicola.
Bana çalmayı kocam öğretti.
Liszt favorisiydi.
Sonra notaları kaçırmaya başladı.
Sol eli.
Eklem iltihabı olduğunu düşündü.
Altı ay sonra öldü.
Bir an yanında oluyorlar, sonra gidiyorlar.
Sevdiklerimiz.
Liebesträume , anlamını biliyor musun?
Bir aşk hayali.
Çünkü aşktan geriye bir tek o kalır.
Bir hayal.
Bir hatıra.
Üzgünüm.
Bugünlerde tek dostum bu.
Bu köpeğin mi?
Evet, Jojo.
O da gideli çok oldu.
Başka bir tane almayı düşündün mü?
Hayır, yapamadım.
Nasıl seçeceğimi bilemedim.
Sana yardım edebilirim. Eğer istersen.
Köpek sever misin?
Biraz. Aslında annem eskiden bakardı.
Teşekkürler tatlım ama köpekle başa çıkabileceğimi sanmıyorum.
Umarım alınmamışsındır.
Hiç alınmadım.
Ama fikrini değiştirirsen haber ver.
-Telefon numaran bende var mı? -Yok.
Bunları kullanmayı hiç bilmiyorum.
Ver, sana yardım edeyim.
Gerçekten ruhani bir deneyimdi.
Ruhunu temizliyorlar, sadece poponu değil.
Şaman meditasyon kaseleri ve pan flütle.
Lütfen şaka olsun.
Gelecek sefer benimle gel.
-Hayır. -Yemek sipariş ettim.
-Bekle, sana şey yaparlarken... -Hayır, olmaz! İğrenç.
Şimdi akşam yemeği.
Çok şükür. Açlıktan ölüyorum.
Evet, daire 4B.
Greta mı?
Merhaba.
Rahatsız ettiğim için özür ilerim tatlım.
Kötü bir zamanda mı arıyorum?
Hayır, hiç önemli değil. Nasılsın?
Köpekle ilgili söylediğin şeyi düşünüyordum
ve eğer gelmenin sakıncası yoksa
o kadar da kötü bir fikir olmayabilir.
Evet, tabii. Ne zaman gitmek istersin?
Cumartesi sabahı, 10.00 çok mu erken?
Hayır, 10.00 iyi. O zaman görüşürüz.
Az önce kristal met mi çektim
yoksa yaşlı bir kadına birlikte köpek almaya gitmeyi mi teklif ettin?
Biliyorum.
Bu şehir seni canlı canlı yiyecek.
Onları burada ne kadar tutuyorsunuz?
-Beş gün. -Ya sonra?
Kimse köpeğine sahip çıkmazsa İU olur.
-İU mu? -İğneyle uyutulur.
Ne korkunç bir örtmece isim.
İU tedavisi için sıra
bunların hangisinde?
Bu Morton. Bugün Morton'un son günü.
İçeri gelebilir miyim?
Hadi.
Hadi Morton.
Sonunun bir örtmece isim olmasını istemezsin, değil mi?
Morton? Seni eve götürüyorum.
Gülümse!
Harika.
Aman Tanrım!
Bunu yapabildiğini bilmiyordum.
Biliyorum, teknolojinin harikaları, değil mi?
Kızına göndermek istersen çok kolay.
Şuraya tıkla ve paylaş.
Annenle çok yakınsınız. Anlayabiliyorum.
Evet.
Aslında o öldü. Geçen yıl.
Frances.
-Evet. -Bana neden söylemedin?
Senin dediğin gibi.
Bana onun hayali kaldı.
Solmasını istemiyorum.
Solmaz.
Eğer onu burada
kalbinde tutarsan solmaz.
Cumartesi seni görmek harikaydı. Morton çok iyi alışıyor.
Öptüm Greta
İbadet etmesen bile
mum yakabilirsin.
Eminim öyledir.
Christof burada org çalardı.
Her cuma.
Bugün de cuma.
Biliyorum.
Gidenler için.
Evet.
Hiçbir şey değişmedi.
Hâlâ camdan aynı gürültü.
Dinle.
Ben de seni seviyorum!
Hoşça kal.
Nicola, eskiden buraya gelirdi.
Küçük Mozart'ın gelmiş geçmiş en küçük birincisi.
Şimdi nerede?
Paris'te.
Eğitimini Juilliard'da almasını çok isterdim.
Ama Paris Konservatuvarı da...
Nasıl derler?
Hafife alınacak bir şey değil.
Onu çok özlüyor olmalısınız.
İdare ediyorum.
Öyle ya da böyle.
Yalnız olman gerekmiyor.
Hayatım.
Sen bile yakında gideceksin.
Arkadaşlarım sakız gibi olduğumu söyler.
Sakız mı?
Hemen yapışırım.
Söz mü?
Söz veriyorum.
Simon Porter'ı hatırlıyor musun?
Keçi sakallı, favorili...
Babası New York Times'da çalışıyor.
No comments yet. Be the first to leave one.