نخستین 200 خط.
Okyanusta geçen yedi yıldan sonra
Vakti geldi yedi denize veda etmenin
Ve yedi yıllık umutlarımı bağladığım şehir
Görünüyor ufukta artık
Duyuyorum liman çanını
Kara göründü!
Yırtık pırtık bir paltomla Paramparça bir valizim var
Güle güle şef.
Su geçiren bir çift çizme var ayağımda
Pardon aşçı.
İyi yerlere gelmem lazım
Çok ama çok çalışarak
Canımı takarak çürük dişlerime
İstiyorsam geçinebilmeyi
Her şeyi kattım çikolatama
Artık vakti geldi Tariflerimi dünyaya göstermenin
İyi şanslar Willy!
12 gümüş sikke
Var cebimde
Elveda aşçı.
Bir şapka dolusu hayalle birlikte
Burada her caddede var bir meşhur restoran
Brandino ve Parisienne bar
- Restoran haritası? - Sağ olun.
Küçük bir haritam var Nerede yiyeceğimi gösteren
Vardı 12 gümüş sikke cebimde
Şimdi düştüm her nasılsa 10 sikkeye
En iyi meyve sebzeyi istiyorsanız Burasıdır merkezi
Üç sikke alayım.
Ama fiyatlar Şüpheli derecede yüksek
Bal kabağımı kırarsan ödersin.
Bende...
Beş, altı, yedi...
Altı gümüş sikke var cebimde
Bir şapka dolusu hayalle birlikte
- Ceketinizi fırçalayayım mı? - Yok.
- Kolonya? - Hayır. Rahat bırak beni.
Sonunda
Galeries Gourmet
SLUGWORTH ÖZEL ÇIKOLATA
Biliyordum bir gün birini göreceğimizi
Dediğin her şey doğru anne.
Çok daha fazlası var
Nereye baksan Başka bir ünlü çikolata dükkânı
İşte kaderim
Sadece açmam gerek kilidini
Çakılıp yanacak mıyım
Yoksa roket gibi uçacak mıyım?
Yok çikolatadan başka
Verecek bir şeyim
Ve yanında bir şapka dolusu
Hayalim
Evet!
WONKA BÜYÜK AÇILIŞ
Hayal kurmak yok.
KİRALIK HAYAL KURMAK YOK CEZASI 3S
Herkes başarılı olabilir bu şehirde
Yetenekleri varsa ve çok çalışırlarsa Diyorlar öyle
Ama söylemediler hiç Çok stresli olacağını
Bir düzine gümüş sikkeyi
Bir günden fazla dayandırmanın
Yatacak yer için bir sikke verir misin canım?
Tabii.
Ne kadar lazımsa al.
Teşekkürler.
Bir gümüş sikke var cebimde
Bir şapka dolusu hayalle birlikte
İşte bu.
Yatmadan önce bir kadeh.
Tamam.
Merhaba. Hayır, dur. Kışt.
Git buradan, dur!
Git buradan, kışt! Kışt!
Dur!
Otur.
Tiddles'ın kusuruna bakma.
Bacaklarına karşı tuhaf bir ilgisi var.
Bu pantolondan olmalı.
Minsk'te bir postacıdan almıştım.
Ondandır.
Tiddles'ın imkânı olsa tüm gün postacıları kovalar.
Değil mi evlat?
Orada uyumayı düşünmüyorsun ya evlat?
Sadece bu gecelik.
Yarın bu saatlerde zengin olmayı planlıyorum.
Yarın bu saatlerde donmuş olacaksın.
Saçmalama.
Belki de kamp için biraz soğuktur.
Ama maalesef odaya para verebilecek durumda değilim.
Bunu duyduğuma üzüldüm.
Ama şansa bak ki
sana yardımcı olabilecek birini tanıyorum.
Öyle mi?
İşte geldik Bay Wonka. Evim, güzel evim.
O pis patilerini kapımdan çek seni uyuz it.
Sen geldiysen umarım cinimi de getirmişsindir Beyazlatıcı.
Cinden daha iyisi var Bayan Scrubitt.
Bir misafir.
A, neden söylemedin?
Buyurun beyefendi.
Scrubitt and Bleacher Konukevi & Çamaşırhanesine hoş geldiniz.
Keyfinize bakın ve ateşin yanında ısının.
Cin?
Noodle!
Buyurun Bayan Scrubitt?
O kitabı bırak ve misafirimize bir kadeh cin getir.
Zavallıcık donmak üzere.
Sağ olun Bayan Scrubitt. Siz ve kocanız bana çok iyi davrandınız.
Kocam mı?
O mu?
Kocaymış.
Çok hoşuna giderdi, değil mi?
Hayır.
O tembel köylüden çok daha iyi birini bekliyorum.
Şerefe.
Bu çok sertmiş.
Evet, bununla araba yürütebilirsiniz. Sizin için ne yapabilirim? Oda mı?
Şey, evet ama...
Bay Wonka geçici olarak rezil vaziyette.
Hadi canım?
Maalesef doğru Bayan Scrubitt.
Ama bunların hepsi değişmek üzere.
- Öyle mi? - Şimdi...
Ben biraz sihirbaz,
mucit ve çikolatacıyım.
Yarın Galeries Gourmet'de şimdiye kadarki
en iyi icadımı göstermeyi planlıyorum.
Şaşırmaya hazır olun, karşınızda...
Çaydanlık mı?
Hayır, o, çay yapmak için.
Bir saniye.
Bu da yahnim için.
Burada bir yerlerde.
Merak etmeyin Bay Wonka, çok yaratıcı olduğunuzu görebiliyorum.
Tam size göre bir şeyimiz var.
Girişimcilik paketi.
Odanın geceliği bir sikke
ama yarın altıya kadar ödemeniz gerekmiyor.
Bu, birkaç kuruş kazanmak için yeterli olur mu?
Yeter de artar bile Bayan Scrubitt.
Teşekkürler.
İhtiyacı olan bir yabancı için elimden gelen bu.
Şimdi şurayı imzalayın, işimiz bitsin.
Pekâlâ.
Küçük yazıları oku.
Ne?
Sağ ol Noodle. Gidebilirsin.
Ne dedi?
- Kim? - Kız.
- Hangi kız? - O kız. Şey dedi gibi...
"Küçük yazıları oku." Görünüşe göre epey...
SÖZLEŞME ŞARTLAR VE KOŞULLAR
Sonu yok.
Noodle'ı dinlemeyin Bay Wonka. O hasarlıdır.
Hasarlı mı?
Yetim Sendromu.
Yetim Sendromu mu?
Yetim Sendromu.
Yetim Sendromu.
Onu bebekken
çamaşır kanalına attılar, içim el vermediği için onu aldım
ve elimden geleni yaptım Bay Wonka. Doğru söylüyorum
ama onun tuhaf bir yapısı var.
Her yerde komplo görüyor.
Zavallı kız.
Biliyorum.
Bunlar standart şartlar
ama isterseniz bakabilirsiniz.
Şöyle bir bakacağım.
Her şey düzgün görünüyor.
Sahi mi?
Merhaba.
O zaman Scrubitt'e hoş geldin.
BIR GECELIĞINE GELIN, EBEDIYEN KALIN!
İşte geldik Bay Wonka.
Girişimci odası.
Yatağınız şurada, bu da lavabo ve sabun, yatağınızda da ufak bir şeker var.
Muhteşem.
Ne nazik insanlar.
Noodle!
Ah, Noodle!
Buyurun Bayan Scrubitt?
Seni arıyordum.
Ne istiyorsunuz?
Sana bir ders vereceğim zavallı kitap kurdu.
- Ne yaptım ki? - Ne yaptığını biliyorsun velet!
- Mızmızlanmayı kes. - Hayır, lütfen.
Bir daha işime karışacak olursan
bir hafta bu kümeste kalırsın. Anladın mı?
Evet Bayan Scrubitt. Özür dilerim Bayan Scrubitt.
Aynen öyle.
Başlıyoruz anne.
Galeries Gourmet'nin hanımları ve beyleri,
benim adım Willy Wonka
ve sizlere şahane bir yiyecek göstermeye geldim.
İnanılmaz dayanılmaz,
yenilmez yenebilir,
bu dünyanın hiç görmediği bir şey.
O yüzden susun ve dinleyin.
Hayır. Onu boş verin, tersini yapın.
No comments yet. Be the first to leave one.