نخستین 200 خط.
Lise.
Tandk geliyor mu? Evet.
Genç olmak zordur.
Size yalan söyleyecek değilim.
Ama hem genç, hem de farklysanz,
o zaman başnz tam belada demektir!
Uyumlu olmaya çalştkça, daha da tuhaf görünürsünüz.
Şu zavall çocuğa bakn.
Zalimlik bu!
DUR - SEDGWICK HEIGHTS SD 867
Ama eğer iri ve sakar bir genç olmann
başnza gelen en kötü şey olduğunu düşünüyorsanz,
bir de boynunda radar anteni olan
100 kiloluk genç bir köpek olmay deneyin!
Ya, evet, bu beni çok sevdirecek.
Neyse ki, bunlar çkarmak kolay. İzleyin.
-Marmaduke! -Söylemiştim!
Neredesin?
Patlama.
Bu arada, adm Marmaduke. Bana herkes bağrr.
Gelin, aileyle tanşalm. İki bacakllarla.
Onlara baylacaksnz.
Geliyorum!
Şu küçük Padawan, Brian.
Yaştlarnn çoğu gibi, benimle taklmaya baylr.
Çekil dostum. Göremiyorum.
Evet, ben de çok meşgulüm. Sonra görüşürüz.
Bu popüler kzmz da Barbara. Benimle top oynamay çok sever.
Tamam Barb, sen at, ben tutaym.
-Bazen öyle halleri var. -Öyle değil.
Biri yemek mi yapyor?
Yemek hazr!
Debbie çok tatldr, yemeğimi hep o verir.
Aralarda bazen biftek, hindi filan verir.
Bu yüzden kendim alnca kzmaz.
Gel babana.
Peynir scakmş! Ah, scak peynir.
Marmaduke!
Bu küçük de Sarah.
Ne şeker değil mi? Üstelik en büyük hayranm.
Bu yaşlarda egzersiz yapmalar lazm,
o yüzden onu her gün yürüyüşe çkarrm.
Ne güzel gülüyor, değil mi?
Bir de sahibim Phil var.
Yerel bir hayvan mamas şirketinde pazarlamac.
Bazen ona Doktor No diyorum, çünkü kuraldan başka şey bilmez.
Srnaşmak yok.
Havlamak yok. Postacya saldrmak yok.
Bakalm kazdğm bu şahane çukura da hayr diyecek mi.
Marmaduke, hayr!
Gördünüz mü? Doktor No evimizde.
Niye kabul etmiyorsun?
Çin'i bulacağm!
Bu yaptğn olağandş bir gaddarlk.
-Sudan nefret ederim. -Haydi. Otur.
-Herkesin bir zayf taraf vardr. -Otur.
-Benimki su. Bu da benim kriptonitim. -Otur.
-Bu küvette oturmam. -Otur, otur, otur.
Otur Marmaduke!
Ne diyebilirim? Bu çocuğa karş zayfm.
Bay-bay.
Phil buna kl oluyor.
-Hey Sarah, nereye? -Dur.
Ykanmann hiç zevkli yan yok, bu hariç!
-Yapma Phil. -Yine mi!
Marmaduke!
-Çabuk! -Marmaduke!
Phil'e de egzersiz yaptrmay severim.
Bütün gün ofiste kapal. Haydi Phil.
-Aferin sana! -Buraya gel!
Buradaym!
Gel, buradan geç, Phil! Buradaym!
Evet, gel haydi!
Bu sefer kaçamazsn...
Kaplan kuyruğundan tutulmaz!
-Marmaduke! -Biri Hayvan Derneğini arasn!
Evde çlgn bir köpek var!
Özgürlük!
Hey baba. Ne yapyorsun?
Yeni bir köpek kaps yaptrsalar ölürler mi?
Bunu taktklarnda iki aylktm.
Galiba büyümeden önce üzerlerindeki etkim daha büyüktü. Geriye dönüşü başlat.
Ah, ne kadar sevimli.
Gördünüz mü? Dehşet sevimli.
Şu minicik, sevimli Marma-bebeğe bakn.
Seni gidi seni!
Ama bu kadar irileşince, anlyorum, güzel olmuyor.
-Ben de olsam, böyle bir köpeği sevmezdim. -Buraya gel!
Hey, bir şey konuşuyoruz herhalde!
Neyse, Phil'e kzgn filan değilim.
Ne de olsa, o bir insan.
İşte bu yüzden, asla yatağa aç girmem.
Bakalm neler varmş.
Geçen haftaki mangaldan kalma sosis, bu birkaç gün hava alsn.
Bu büyük bir frsat. Kaliforniya, büyük lig.
Büyük liglerde doping yapp mankenlerle eşlerini aldatyorlar.
Bu, bir organik mama şirketinde pazarlama işi.
O dediklerin bizi etkilemez.
Salaml pizza. Bu Phil'in ayakkabs m? Yo, onu tatl olarak yerim.
Bir de ne olduğunu anlamadğm şu şey.
Kansas'ta hayatmzdan memnun değil miyiz?
İstediğimiz bu mu? Sadece memnun olmak m?
Yatağa geliyorum.
Sana ve çocuklara hak ettiğiniz bir hayat vermek istiyorum.
Kasap gibi kokmayan
bir yatak odas olan büyük bir ev isterim.
Bu büyük bir frsat.
Eh, madem bu büyük bir frsat, o zaman kullanalm.
Ama çocuklara sen söyle.
Oldu.
Ver şunu.
Hey, daha bitirmemiştim!
Kayglanmana hiç gerek yok. Benim mankenim yanmda.
Vay canna!
Bekle... Bekle...
-Marmaduke! -Marmaduke!
Sen ne yedin?
Evet, çocukça, ama elimden tek gelen bu.
Gördünüz işte.
Marmaduke'un bir günü.
-Çok iğrenç! -Çocuklar, özür dilerim.
Benim için bile biraz fazla oldu. Kaka Marmaduke.
Pekala, yeter. Işklar sönsün.
Waffle, waffle, waffle, waffle, waffle!
Evet!
Cumartesi sabah waffle'! Debbie'yi nasl sevmem!
Yavaş ol be! Waffle öyle yutulmaz, sindire sindire yenir!
Ha, bu arada, bu benim üvey kardeşim Carlos.
-Carlos, merhaba de. -Carlos, merhaba.
Bir kedi olarak oldukça kafadandr,
tek arkadaşm o olduğu için, bu da bir şans.
-Bomba habere hazr msn? -Söyle bakalm.
Phil herkese yeni iş bulduğunu söyledi. O.C.'ye taşnyoruz!
Yok be! Sahi mi?
Yemin! Öyle şaşrdm ki, şunu kustum.
Carlos, iğrençsin!
Biliyorum alşman zaman alacak tatlm,
ama orada bir sürü yeni arkadaşn olacak.
Bence bayağ iyi olacak.
Senin umurunda m? Tek yaptğn video oyunu oynamak.
Bu hakszlk!
İtiraf edeyim, bu konuda Barbara'ya katlyorum.
Arka bahçeye kaç kemik gömdüğümden haberiniz var m?
Çocuklar, böyle bir frsat hayatta bir kez çkar.
Havuzlu büyük bir evimiz, şirket arabamz olacak.
Zaten hep en son hayvanlara söylenir!
O.C. nerede, onu bile bilmiyorum!
Evet, neyin var? Yanlş bir şey mi söyledim?
Söylememen gereken bir şey.
Burada kimsenin evcil hayvan yok mu? Daha tek bir köpek bile görmedim.
Özrün samimi olmaynca affetmek kolay olmuyor...
Kz çok güzel.
Evet, şu ana kadar The O.C. hakknda öğrendiklerim şunlar:
Kimsenin evcil hayvan yok ve Seth çok dramatik bir tip.
En dramatik tip asl sensin amigo.
Ben mi? Sen kendine bak Carlos.
Sen krmz tasmal yüz kiloluk bir dramsn!
Öyle mi? Bu konuşma bitmiştir.
Yo, yo, yo!
Frlatan koltuk. Hiç şaşmaz.
Sonunda, taşnma günü geldi.
Tüm aileyi saran bir umut ve heyecan vard.
Barbara bile yardm ediyordu.
-O benim... -Carlos'la ben de yardm ederdik,
ama bizi kafese koymuşlard!
Hey, çkarn beni buradan. Ben hayvan değilim!
CANLI HAYVAN
A, yo, öyleyim.
Bakn ne getirdim. Debbie'nin köfteleri!
-Aslanm Phil. -Al bakalm.
Ailemizin babas.
Bilemiyorum Carlos. Bu işte bir iş var.
Bunlar Debbie'nin köfteleri oğlum. Sorgulama!
Yememem lazm, ama kendime engel olamyorum.
Aferin! Aferin!
Ah, çok güzelmiş.
Kendimi tuhaf hissediyorum.
Bu korkunç bir hata.
Birinci snf yer ayrtmştm!
Galiba Phil köftelerimize bir şey koymuş!
Hiç patilerine baktn m?
Yani, yakndan baktn m?
Evet, evet. Birçok macerada seni izledim.
Ama büyük bilinmeze giderken, önden ben gideceğim amigo.
Ağaç devriliyor!
Düştü ve gitti.
Uyan! Kalktm, kalktm! Haydi Phil, çkalm!
Ayn köpek, farkl yer.
Evet! Yeni şehir, yeni ev, yeni kokular!
Günaydn Orange County!
Yaşasn. Bir dakika. Köpek kapsn fark ettiniz mi?
Büyümüş! Büyümüş! Şuraya bakn.
Deniz manzaras var! Havuzu da!
Çimenler ne kadar yeşil!
Bu da gördüğüm en güzel tuvalet.
Dedim de, biraz bakmayn lütfen.
Yaşasn, kahverengi tasma. Güzel, gözlerimin rengine uyar.
Haydi Phil, çkalm!
Patronunun köpek parknda buluşmak istemesi garip değil mi?
Kaliforniya'da böyle yaplyor.
No comments yet. Be the first to leave one.