نخستین 200 خط.
Frankie kim?
Onaylanmaya ve sevgiye, büyümek için o adımı atmaya...
ihtiyacı olan küçük bir kız mı hâlâ?
Cinderella’ya mı benziyor? Babası öldükten sonra hissettiği...
gizli suçluluk duygusunun üstesinden gelebilecek mi?
Seni dünyalar kadar seviyorum Frankie Sevgiler, Baban
Bu bir fare mi?
Yoksa öpülmeyi bekleyen beyaz atlı prens mi?
Yoksa sıçan mı?
Frankie, affedersin! Selam, nasılsın?
Dikkatimi çekti de, önce saçına,
hemen ardından bardağa dokundun.
Burası ahır değil.
Bu iş roket ameliyatı da değil.
-Özür dilerim. -Roket ameliyatı mı? Roket ameliyatı da ne?
Duruşunu düzeltip işe dönebilir misin? Teşekkür ederim.
Selam, ben annen. Telefonu açmadın. İçiyor musun?
Okula gitmeyip o tuhaf videoları çekiyorsan...
eve geri dönmen lazım diye düşünüyorum.
Pardon?
Seni anlamıyorum.
Dedim ki...
-Videomu mu çekiyordun? -Hayır.
-İtiraf et. -Hayır, ben.
Sen de kadrajdaydın ama benim çektiğim...
Bir sürü insan geçiyor ve duvarda şu resim asılı.
Bakabilir miyim?
Evet.
Evet, epey güzelmiş.
Teşekkür ederim.
-Peynirimi tut, kafama da dikkat et. -Tamam.
Pekâlâ, bayanlar ve baylar!
Hey millet! Herkes bana bakabilir mi lütfen?
Arkamdaki duvarda bulunan...
güzel resim, sadece tuvaletinizi yapmayı beklerken...
dikkatinizi dağıtmak için burada durmuyor.
Ve dürüst olmak gerekirse
bu resme karşı tutunduğunuz tavır arkadaşımı üzüyor.
Burada bulunan, bir adamın ruhu.
Evet.
Ve kısacık bir an için bile olsa...
kendinizi aşarsınız umuduyla ruhunu sergiliyor.
Bir şeyler satın alma ihtiyacınızı aşarsınız diye.
Yani bayanlar ve baylar,
bu...
çıkış yolu bu!
Yani...
O zaman yiyin!
Ayakkabı yemeyin, kaykay yemeyin, oje yemeyin, sanatı yiyin!
Sanatı yiyin!
Tadı güzel! Tadı gerçekten güzel! Sanatı yiyin!
Hep birlikte! Sanatı yiyin!
Sanatı yiyin!
Bunu duymanızı istemiyorlar. Alışverişe devam etmenizi istiyorlar!
ANA AKIM
Los Angeles, California’da stüdyo dışında çekim yapılmıştır
Tüm hakları saklıdır 2020
VİDEOLARIM EKLENME TARİHİ (EN YENİ)
SANATI YE
O bir gülümseme miydi?
Hayır. Gözüme bir şey kaçmış. Bakar mısın?
Gözümde gerçekten bir şey var bence.
Görmedin mi? Kirpik mi ya da böcek gibi...
-bir şey mi? -Hayır, görmüyorum.
-Görmüyorum, yeter. İğrenç! -Frankie,
Romeo, flörtünüz bitti mi?
-Judy yedek olmanı istiyor. -Ne?
Bu geceki oyun için. Bebek gelmiyormuş, yani...
-Bu bayağı sert oldu. -Olmaz.
-Shot zamanı. -Olamaz!
Hadi yaramazlık yapalım!
Muhteşem biri değil mi?
Aman tanrım! Sizi gördüğüme çok sevindim.
Merhaba, ben Judy ve bu da kocam Marty.
Merhaba de, Marty!
Evet! Hadi grubu çıkaralım!
Alkolik.
Rüyalarınız işleniyor.
-Hey! -Hey babandır!
Kandinsky!
Geçen hafta alışveriş merkezinden!
Şu kızla çok kısa bir konuşmam lazım.
Ah evet.
Evet, senin yüzünden işimden oldum.
Ne?
Hamam böceği mi oldun şimdi?
-Evet. Bir dolar yeter. -Ne yapıyorsun?
Peki.
Bas git!
Seninle cidden konuşmak istiyorum. Numaranı alabilir miyim?
Hayır.
-Yok ki. -Telefonun yok mu?
Hayır, ihtiyacım yok.
Sana nasıl ulaşacağım?
-Hollywood ve Ivar. -Hollywood ve Ivar mı?
-Evet. -Köşede mi?
Tepesinde, beşten sonra.
-Tamam. -Tamam, tamam, yürüyoruz ya!
Geçiş hakkı yayalarda dostum.
Sikerler!
Pekâlâ, göreyim seni.
Nasıldım, hamam böceği adam?
Bu...
-Bu beş puan. -Yapma ya!
Beşmiş!
Bunun adı ne?
-Büyük çakı. -Büyük çakı mı?
Evet.
Peki sen bu hamam böceği kostümüne ne isim taktın?
Bu gündüzleri yaptığım iş.
İşte bu!
Yok artık.
Beş gibi. Ne diyeceğim ki? Beş bu!
Konuşmanı kaydettim...
ve Youtube’a koydum,
çok iyi izleniyor.
Cidden çok çok çok iyi. Daha şimdiden...
2.000 kere izlenmiş.
-Çok mu yani? -Benim için evet.
Zorlasan 100 abonem falan var.
İnsanlar bir şeyler yazıyor ve hepsi olumlu.
İyiymiş.
Bu nasıldı?
Yedi.
Sammy, gitme zamanı! Arkadaşın Link’le vedalaş.
Ama daha bitmedi.
Sorun değil, sonra bitiririz.
Tamam mı?
Hadi Sammy.
Ona göz kulak olduğun için teşekkürler!
Tabii, ne demek.
Aferin sana.
Beni bulmak istersen bulabilesin diye sana bilgilerimi vermek istiyorum.
Sihirli Geçit Barı’nda çalışıyorum.
Sihirbazlar için bir bar mı?
Hayır. Bazen sihirbazlar da geliyor ama sıradan bir bar.
Buradan çok da uzakta değil.
Böcek Adam’ın programına bakayım.
Meşgul bir adam.
Peki. Ayakkabına koyuyorum.
BU SEANS
KANDIRMACA
İnsanların tadını alamıyorum artık.
İnsanların artık tadı yok ki. Sadece azgınlar.
Bu çok üzücü.
İnsanın içinden ağlamak geliyor!
-İyi, değil mi? -Evet!
Asıl üzücü olanı söyleyeyim mi?
Merhaba, oğlanlar ve kızlar!
Tüyler ve çanlar harika, değil mi?
Ben acıktım.
Tatlı minik bebek. Sütünü istiyor.
Sıcak sütünü.
Evet. Bir dakika, bir koku geliyor.
Gaz olabilir. Geğir bebeğim, geğir!
Durun!
Durun! Durun!
Nasılmış, bir bakayım.
Seni buradan çıkaracağım, güven bana!
Gaz adamı getirdik!
Bu komik değil!
Bu boktan şey bencilce.
Hanımefendi oyununu bitirsin, ucube!
Herkes gülerken gelip şişeyi emmek ister misin?
Buyur bakalım, soytarı Nazi!
Nazi mi?
Tımarhaneye geri dönsene sen!
Biri kafasını kullandı Marty.
Sikeyim!
Burası Hollywood, böcekler bile sahne ışığına bayılır!
-Sen iyi misin? -Evet, ben hallederim.
Tamam...
-Sen iyi misin? -Hey, o benimle. Benim arkadaşım.
-Ben iyiyim. -Hadi.
Tanrı aşkına!
Hizmetleriniz için teşekkürler, birinci sınıf hizmet.
Teşekkür ederim.
Aman tanrım.
Onu yapmak için para aldığımı biliyorsun, değil mi?
Pek hoşuna gidiyormuş gibi gelmedi.
Olayın bu mu?
Hayvan kostümleri giymek.
Yani, işte...
kostüm giyince diğer ucubeleri bulmak daha kolay oluyor.
Seni filme çekebilir miyim?
Olur, tuhaf şey.
Şuramı temizlersen.
-Burası mı? -Evet.
Peki.
Cep telefonlarını neden sevmediğini söyler misin?
Sen neden kokain çekmediğini söyler misin?
O yüzden.
-Neredesin? -Buradayım.
Bu alışkanlığından kurtulman lazım.
Hey! O benim!
Geri ver!
-Yer fıstığı yer misin? -Ne?
Yer fıstığı yiyebiliyor musun? Thai yemeklerinde çok yer fıstığı oluyor.
Yarın Bronson’daki Thai restoranında olacağım, gelmek istersen.
Öğlen iyi mi?
No comments yet. Be the first to leave one.