Big Time Adolescence

Big Time Adolescence

دانلود زیرنویس Turkish

هماهنگ با نسخه‌های زیر

Big Time Adolescence 2019 1080p HULU WEB-DL DDP5 1 H 264-TEPES
ناشر sub.Trader

برچسب‌ها

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
تاریخ انتشار: 2020-09-23
تعداد دانلود: 16
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

Monroe?

Monroe!

Kötü göründüğünü biliyorum

ama tüm suç bende değil.

6 YIL ÖNCE

- Onda. - Hey.

Zeke ablamın sevgilisiydi.

Sevgili diyorlar mıydı bilmiyorum.

Belki başka evlerde de kardeşlerine bakan

başka kız arkadaşları vardı.

Ama ne yapacaktım?

Kate büyük bir kızdı.

Bense büyük bir adam değildim.

Zeke bana hiç küçük hissettirmedi.

Benimle ailem ve öğretmenlerim gibi konuşmuyordu.

Beni hız trenine ve yetişkin filmlerine götürdü.

Bana bira içirdi.

Telefonundan çıplak bir kız resmi gösterdi. Yetişkin işleri.

Havalıydı ve bana da öyle hissettiriyordu.

SARAY

KARA ŞÖVALYE YÜKSELİYOR CESUR

- Aktör olabilirim. - Hayır! Çok çirkinsin.

Seksi ama, Steve Buscemi gibi.

Tamam, Steve Buscemi gibi.

- Sence aktör olamaz mıyım? - Öyle demedim.

Pekâlâ, beni test edin. Köpeğimin öldüğünü söyle Mo.

- Ne? - Köpeğin öldü de.

- Köpeğin öldü. - Gerçekmiş gibi söyle.

Zeke bunu söylemek beni çok üzüyor...

Ne oldu?

Köpeğin öldü.

Yalan söyleme dostum!

Ölmüş olamaz! Emin misin?

Emin misin?

Bu çılgınca. Daha dün onunlaydım.

Çok sağlıklıydı.

- Tanrım! Lanet olsun! - Tanrım! Zeke!

- Ne dersiniz? - Bana yap!

Pekâlâ, haydi bakalım.

Mo... Monroe...

Dün gece köpeğine araba çarptı.

- Ne? - Öldü.

Hayır, bu...

Arabayı ben sürüyordum, sarhoştum. Doğru olmadığını biliyorum.

Tamam. O on yaşında Zeke.

Sakın ağlama çünkü ben de ağlarım dostum.

Ne oluyor be?

Eğlenceliydi. Tamam, sıra sende.

Hey, şey yapmadım... Üzgünüm.

Üzgün müsün? Niye onunla birlikte oldun ki?

- Olmadım. - Oldun.

Olmadım, fotoğrafını beğendim.

Yalan mı söyleyeceksin? Beni hem aldatıp...

Eskiden şişmandı, kilo vermiş ve güzel görünüyor.

"Vay be!" deyip fotoğrafını beğendim.

Ben... Artık bunu yapamıyorum.

- Üzgünüm. - Yeter.

- Artık bunu yapamıyorum. - Üzgünüm, haydi ama!

Geri gel!

Lütfen...

Lanet olsun.

Nereye gidiyorsun?

- İçeri gir. - Ben de gelebilir miyim?

Hayır, bu ablanın hoşuna gitmez.

Lütfen.

Benden ayrıldı dostum. Yani... Üzgünüm.

Yani artık arkadaş olamaz mıyız?

Yaşıtın arkadaşların yok mu?

Sen daha havalısın.

Bu doğru. Pekâlâ, atla.

Bir saat takılabiliriz.

Ne yapıyorsun? Öne geç.

Hava yastığı yüzünden öne oturmam yasak.

Tuhaf davranma.

Selam Zeke.

Arabaya servisçi kadın adını mı biliyor?

- Tabii ki küçük dostum! - Süper!

Haydi buradan gidelim.

- Bu gece mi? - Bilmiyordum.

Bekle, saat kaçta?

Tamam, sonra görüşürüz.

- Nereye gidiyorsunuz? - Niye böyle korna çalıyor?

Yemek yiyip beyzbol maçı izleyeceğiz.

- İzin isteyecek miydin? - Lütfen.

Niye yemeğe gelmiyor?

- Bizi sağır mı sanıyor? - Bekle.

Yemeği hazırladım bile. Ziyan olmasın.

Al bakalım. Çatal.

Çatal. Tamamdır. Sağ ol, seni seviyorum anne.

Maçı birlikte izleyeceğiz sanıyordum.

Sözleşmemiştik.

- Gidebilir miyim? - Evet.

Süper, sağ ol. Görüşürüz.

İlginçtir, bir çocukla tanışıyorsun,

16 yaşında bir serseriyle,

ve o sırada, ömrün boyunca

kapının önüne park edeceğine dair

hiçbir fikrin olmuyor.

Kızlarla yatmadan önce mastürbasyon yapmalısın.

Yapmazsan erken boşalırsın ve sana güler, tamam mı?

Seni almadan önce yaptım ben.

Hep hazırlıklı ol, nereye gittiğimizi bilmiyorum.

- Bir karar verdim. - Tamam.

- Tolkşov sunucusu olacağım. - Yok artık! Jimmy Kimmel gibi mi?

- Evet. - Süper. Yap bunu.

- Podcast yapmalısın. - Ama tolkşovu yapmalı mıyım?

- Evet kesinlikle. - Konuk olabilirsin.

- Sahi mi? - Evet.

- Gerçekten mi? - Tuhaf yardımcıları oluyor ya.

Andy Richter veya Guillermo gibi.

- Sağ ol dostum. - Benim Guillermo'msun.

- Antarktika'da piramit biraz tuhaf. - Tuhaf iş.

- Bunu açıklayın. - Alien Predator'e Karşı 'dan.

- Gerçek değil. - Joe Rogan podcasti dinle.

Tuhaf şeyler oluyor.

- Sana beyefendi mi dedi? - Yeni olay bu.

Sanmıştım ki...

Şuna bakın.

Hesabı daha ödemedim, başka isterseniz...

Arkadaşımızın kusuruna bakmayın.

Onu çöplükte bulduk, kurtardık. Özür dileriz.

- Sorun değil. - Merak etme, aşıları tam. Isırmaz.

- Peki ya yavru köpek? - Kim, Mo mu?

Evet, burası için genç duruyor.

Sen de burası için yaşlı duruyorsun.

Mo ordudan yeni döndü.

- Öyle mi? - Evet, 16 yıldır oradaydı.

Bundan bahsetmeyelim.

16 yıldır sevişmedi. Çılgınca, değil mi?

- Mo'ya. - Mo'ya!

- Hoş geldin kardeşim. - Evet dostum.

Şeytan öldüğümüzü fark etmeden cennete gidelim adamım!

Evet! Bu da ne demek?

Yani günahkârız, kötü adamlarız

ve ruhumuzu emmeye geliyor.

Bizi istiyor.

- Blood, Sweat & Tears şarkısı gibi mi? - Kim istiyor? Ne yapacağız?

Şeytan bizi istiyor adamım.

İKİNCİ, ÜÇÜNCÜ

Aç ağzını! Bu bir home run.

Hey Nick, home run yaptım.

Hey home run yaptım. Evet!

Peki kim içecek?

Bu hergele.

Ne?

Bekle. İçinde ne var?

Ne vardı? Viski, bira, portakal suyu, öksürük şurubu.

Ve Xanax tableti.

Bunu içerse ölür gibi geliyor. Ben içerim.

Hayır. Git işine. İçebilirim.

Git işine. Bırak çocuk içsin, haydi.

- Deneyebilirim dostum. - Tamam.

- Muhtemelen yapabilirim. - Şarkımı açmalıyım. Bekle.

Lanet olsun.

Ne yapıyorsun, okula mı yazdırıyorsun? Dik kafana.

Lanet olsun.

Vay canına.

Adamım benim.

Nasıl hissediyorsun?

- Güçlü. - Güçlü mü?

Pekâlâ. Haydi güçlü adam, vur bana.

- Tamam. Gerçekten mi? - Evet, tüm gücünle vur.

- Tamam. - Üstüme kusarsa

yemin ederim çok kızacağım.

Lanet olsun!

Korkak.

- Selam bebeğim! - Selam.

- Ne haber? - Ne yapıyorsunuz?

Mo home run içti.

- Ne? İyi mi peki? - Evet.

Evet, bir şeyim yok. Holly...

Çok iyi.

Hayatım batsın.

İyi misin dostum?

Müthişim. Sen kimsin?

Ben Stacey. Ne haber?

Selam Stacey.

Biraz akşamdan kalmayım dostum.

Bugün perşembe ama.

Süper.

Ölüyorum.

Bu çılgıncaydı. Sen efsanesin.

Ne?

Ders boyunca tuvaletteydin, bir şey demediler.

Varlığını fark etmeyenler yokluğunu da etmezler.

- Ne? - Hiç.

Para versem Paul'ün partisine içki bulur musun?

Paul'ün partisi mi?

Paul Finnlin fahişe ve kadın satıcısı partisi veriyor.

Son sınıf Paul mü? Nasıl davetlisin?

Beni severler. İçki bulurum dedim. İçki bulur musun?

Son sınıflarla içesin diye içki bulmayacağım.

Sen de gelebilirsin. Paul'ün partisine gittin mi hiç?

- Hayır. Sen? - Hayır.

Beni çağırdılar mı?

Ben önemliyim. İstediğimi davet ederim. Nakit vereceğim.

Bir bakarım. Ama pek...

Evet, anlaştık!

Affedersiniz.

- Beyefendi affedersiniz. - Ne oldu?

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left