Eight Below

Eight Below

Laadige alla Turkish subtiiter

Väljalaske info

Eight Below 2006 WEB-DL DSNP
Kommenteerib ChristopherCavco
Türkçe

Sildid

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
Avaldatud: 2022-06-29
Allalaadimised: 35
Kuulmispuudega: No

Turkish subtiitrite eelvaade

Esimesed 200 rida.

Pekala, Coop. 40.5 derece.

-Ne diyorsun? -40.5 mi? Fazlasına dayanabilirim.

41.6.

-42.2. -Sıcağı hissediyorum.

42.7.

Bu gerilime dayanamayacağım.

-Pekala, 43.3. -43.3 mü?

-43.3. -Tam olarak kırk üç nokta üç.

Tamam. Dışarı çıkıp, sıcakla yüzleşmeye hazır mısın?

Saçlarımı ılık bir meltem mi okşayacak?

-Hazır mısın? -Hazırım.

-Gidelim. -Gidelim.

35. 35 derece.

-Eksi 35! -Eksi 35! Bu yeni bir rekor!

-Eksi 35! -Eksi 35! Bu yeni bir rekor!

Yeni bir rekor! Çok soğuk!

GERÇEK BİR ÖYKÜDEN ESİNLENİLMİŞTİR

ABD ULUSAL BİLİM VAKFI ARAŞTIRMA ÜSSÜ

ANTARKTİKA

Bunu yapmaktan nefret ediyorum ama...

uyanın çocuklar! Bu kadar uyku yeter.

Madem uyanın demek yetmiyor...

...bu sabah acıkan var mı?

Aferin sana, Max.

Kahvaltıdan önce biraz idman yapmaya hazır mısın?

Nasılsın bakalım?

Sağ kanat nasıl görünüyor?

Sanırım oldukça iyi. Ne dersin, Max. İşte başlıyoruz

Git getir!

Merhaba, Maya.

En sevdiğim kızım nasıl bakalım?

Nasılsın?

Herkesi hizaya sokuyor musun?

Sol kanat. Git getir!

Sol kanat, Maya. İşte başlıyoruz.

Git getir!

Max, aferin oğlum.

Sakin olun. Hepinize yetecek kadar balık var.

Al bakalım, Kısa.

Gölge, aferin oğlum.

Dewey. Truman.

Al, İhtiyar Jack

Aferin kızım. Gel takas edelim.

Al bakalım, Maya

-Selam -Hey.

-Bu yıl seni görmeyi beklemiyordum. -Sanırım şansın döndü.

-Sanırım. -Çılgın Katie!

-Pilotluk lisansını aldın mı? -Seni özledim, Coop.

Tamam.

-Anladın mı? -Evet.

Hey, hey, ona dikkat et.

Aletlerim 10 bin mil sağlam geldi. Son iki metrede kırılsın istemem.

Affedersiniz.

Merhaba. Ben Dr. Davis McClaren...

...Dünya ve Uzay Bilimleri, UCLA.

Jerry Shepard, keşif rehberi. Dünyanın dibine hoş geldiniz.

-Tanıştığımıza memnun oldum. -Ben de öyle.

Biraz daha güneye inerseniz, gezegenden aşağıya düşersiniz.

İşte bu hiç iyi olmaz.

Charlie Cooper, kartograf, makine mühendisi, uçak pistini yapan kişi.

-Tanıştığımıza memnun oldum. -Dr McClaren! Buza hoş geldiniz!

Andy Harrison, UBV Müdürü. Sizinle tanışmak onurdur.

-Dr Rosemary Paris, koordinatör. -Tanıştığımıza memnun oldum.

Ekibin kalanıyla tanıştınız mı?

Evet. Bay Cooper eşyalarıma göz kulak oluyordu.

Cooper mı? Demek her şeyin bir ilki varmış.

-İçeri girin. -Teşekkürler.

-Elbette. -Tamam.

Tamam. Bayan Şans benden yana.

OCAK 1993

-Ne oynuyoruz? -Beş kart.

-Çeyreklik içeri. -Çeyreklik.

-Siz ikiniz kaybedeceksiniz. -Hayır, sen kaybedeceksin.

Çılgın Katie, mahvolacaksın.

-Oynamak ister misiniz, Doktor? -Hayır, teşekkürler.

Kumarı uzun zaman önce bıraktım

Hey, Katie'nin uçağına binmediniz mi?

¿Ya eve nasıl döneceğini sanıyorsun?

İhtiyar Jack, var mısın, yok musun?

-Çeviri lütfen? -Yokum diyor.

Yeni kız arkadaşın nasıl, Coop?

Yeni kız arkadaşım nasıl mı?

Bilmiyorum.

-Seksi desem? -Vay canına.

Vaay.

O da bir bilim insanı. İtalyan üssünde.

-Demek hem güzel hem zeki. -Gerçekten çok zeki.

O resimde eksik bir şey yok mu?

Tamam. Beni kast ettiğini biliyorum.

Yakında birlikte çektirdiğimiz bir fotoğrafı gönderecek.

Sabırlı ol, Jer.

-Kaç tane? -İki.

Doktor, Kuru Vadiler'i görmek için sabırsızlanıyor musunuz?

Yılın bu zamanı oldukça "serinletici" bir yerdir.

Aslında, doktorun Melbourne Dağına gitmesi gerekiyor...

...göktaşını aramak için.

Melbourne mü?

Kimse bana bundan bahsetmedi.

Göktaşı avcılığı dünyası küçüktür, bu nedenle...

...kimsenin nereye gittiğimi bilmesini istemedim...

...çünkü Melbourne'de özel Bir şey arıyorum...

...ve UBV, projemi gizlilikle yürütmeme izin veriyor.

Bir sorun mu var?

Bakın doktor, size bir şey göstereyim.

Harita üzerinde göstereceğim.

-Burası bulunduğumuz yer, tamam mı? -Tamam.

Kuru Vadiler burada.

Melbourne Dağı ise ta şurada, yani, iki kat uzakta ve ters yönde.

Geçen hafta içinde rotamızı iki kez kontrol ettim...

...ama Melbourne Dağına sezon başından beri hiç gitmedim.

Doğru olabilir Fakat Dr McClaren Çok uzun bir yoldan geliyor.

-Gidilebiliyorsa bence gidilmeli. -Ocak ayının sonuna geldik.

Buz ince ve bu kar araçları için çok tehlikeli.

Bu seferi yapmanın tek bir yolu var, köpekler.

Köpekler mi?

Tamam. Aletlerimin hepsini taşıyabilirler mi?

Taşırlar.

-Neredeyse sezon sonuna geldik. -Geçen yıl köpekler ayrılacağımız...

...güne kadar çalıştı.

Tamam, Andy. Patron sensin. Gidip hazırlanayım.

-Yardım ister misin? -Hayır, gerek yok.

Coop, Buck'a iyi geceler de.

Belki başka bir zaman, Jer.

Gelin, çocuklar! Gidelim!

Dışarıdakiler. Sizi yatağınıza yatıralım. Haydi.

Aferin Jack.

Aferin oğlum. Sabaha görüşürüz.

Hey, Maya.

Bir sefere daha ne dersin?

Dönüşte kışı geçirmek için McMurdo'ya gidersin? Ne dersin?

Hoşuna gitti mi? Aferin kızıma.

Hey, Max. Senden iyi iş çıkarmanı bekliyorum.

Kayan yıldız şans getirir derler. Öyle olmasını umalım.

Sabaha görüşürüz, Max.

Tak tak.

-Selam. -Selam.

En sevdiğin dondurmadan getirdim.

Çilekli dondurma, senin en sevdiğin.

Erken geldin. Alışveriş yapmak için zamanım olmadı.

Evet, uçuş programımı değiştirdiler.

Nasılsın?

İyi bir sezon oldu. Çocuklar da gayet iyi.

Maya inanılmaz. İhtiyar Jack biraz daha yaşlandı ve--

Jerry, ben seni sordum.

Umarım özel bir şey konuşmuyordunuz?

Hayır, Rosie, son gelişmeleri anlatıyorduk.

Tamam.

Pekala...

...Sanırım sabaha görüşürüz.

Teşekkürler. Tatlı bir düşünceydi.

Rica ederim. İyi geceler.

İyi geceler.

-Affedersiniz. -Ah, özür dilerim.

Dikkat! Başınıza çarpabilir

Buranın acı bir gerçeği, doktor. Yerde yatmak ranzadan daha rahattır.

Burada tam olarak ne yaparsın?

Haritacılık. Son iki yılımı buranın Santim santim çizimiyle geçirdim.

Ne oldu, ahbap? Topu ıskaladın mı?

Hayır. Atış bile yapmadım.

Öylece bakakaldın desene. Yine de ıskalamış sayılırsın, Jer.

Bunun için üzgünüm, ahbap.

Orada olduğunu görmedim.

Geceleri ısıtma sistemini kapatırız, Sıcak kalması gereken...

...bir şey varsa birlikte uyuyun.

Bomba düşüyor.

Jerry!

Heey!

Tamam, bu sonuncusu

Vay canına. Sizi kaybetmemiz mümkün değil, doktor, öyle değil mi?

Pekâlâ, kural bir:

Köpeklere yaklaşmak isterseniz, her zaman önden yaklaşın.

-Kayışlar ne kadar gergin, değil mi? -Evet.

Hep öyle olmalı. Dolaşacak olurlarsa, köpekler kavga eder.

-Bunu hiç istemeyiz. -Anladım.

-Bilmem gereken başka şey var mı? -Hayır, gerisi benim sorumluluğumda.

Köpekleri her an izlerim. Çalışıyorlar.

Onlar bu iş için eğitildiler ve ölümüne koşarlar.

Şimdi resmi tanıştırma merasimi.

Baştaki öncü köpek, en sevdiğim kızım, Maya.

Hemen yanındaki İhtiyar Jack.

Kısa süre önce 10 yaşına girdi ve emekliliğine gün sayıyor.

Arkadaki beyaz olan Kısa.

Yanındaki grubun en küçüğü, adı Max.

Onun eğitimi devam ediyor.

Hamuru bu iş için yoğrulmuş. Ondan çok şey bekliyorum.

Ve ikizlerimiz. Bu Truman.

Truman birkaç yıl önce Dewey'i ısırdı.

-Yara izini görüyor musunuz? -Ah, evet.

O günden beri dost oldular, ve işte...

...son olarak, iki tane malamute cinsimiz var

Gri olan Gölge, kızıl olan ise dostu Buck.

Çok güçlü ama akılsızdırlar. Yine de onları çok severiz.

-Herkes yolculuk için havasında mı? -Evet, sanırım.

Az önce Maya, İhtiyar Jack...

...Kısa, Max, Truman,Dewey, Shadow ve Buck ile tanıştım.

-Harika. -Jer?

-Dikkatli ol, olur mu? -Her zaman.

Merak etme. Cooper'a iyi bak.

Merak etme, ona bol bol yemek ve su veririm.

Pekala. Tamam mıyız?

More Turkish subtitles for Eight Below

Kommentaarid

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left