28 Years Later

28 Years Later

Laadige alla Turkish subtiiter

Väljalaske info

28 Years Later 2025 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-KyoGo
Kommenteerib Mss
THIS SUBTITLE WAS PREPARED BY USING DUBBING. Duration: 01:55:05.983

Sildid

bluray
transcript
Avaldatud: 2025-07-30
Allalaadimised: 543
Kuulmispuudega: No
FPS: 23.976

Turkish subtiitrite eelvaade

Esimesed 200 rida.

Uzaklardan, tepelerin ardından...

...oynamaya gelir Teletabiler birbirinin ardından.

- Bir. - Bir.

- İki. - İki!

- Üç. - Üç!

Dört!

Dört!

Teletabiler birbirini çok severler.

Sarılalım sıkı sıkı.

KUZEY İSKOÇYA DAĞLIK BÖLGESİ

Bu yasak.

- Neden bu kadar sürdü? - Onlar gelmeyecekler.

Önemli değil, fark etmez!

- Diğerleri nerede? - Tam arkamdaydılar.

Teletabi zamanı.

Tüm çocukları tek arabaya alalım.

Teletabi zamanı.

Buraya otur. Otur!

Teyze, neler oluyor?

Jim, otur, sessiz ol...

...ve buradan hiç bir yere ayrılma.

Çocukları arabaya bindirmeliyiz!

Ne yapıyordun?

- Acele et dedim sana! - Tanrı aşkına!

Jimmy?

Bu da ne?

Nereye gitti bu Teletabiler?

Baba?

# Young Fathers - Promised Land #

Jimmy, kaç.

- Anne? - Kaç! Kaç!

Kaç!

Kaç! Jimmy, kaç!

Git!

Baba! Baba!

Baba!

Baba!

Baba!

- Jimmy. - Baba.

Baba, ne oluyor?

Kusursuz bir şekilde ön görülmüş olan şeyler.

Çok korkuyorum baba.

Annemle kardeşim öldü.

Hayır, oğlum.

Ölmediler.

Kurtuldular.

Çünkü bu muhteşem bir gün.

Bugün kıyamet günü.

Al.

Bunu her zaman yanında taşı.

İnancını koru.

Evet.

Evet.

Evet, çocuklarım!

Evet!

Evet!

Tanrım, beni neden terk ettin?

Öfke Virüsü Birleşik Krallık'ı yerle bir etti.

Virüs kıta Avrupasından geri püskürtüldü.

Virüsü kontrol altına almak için Britanya anakarası karantinaya alındı.

Hayatta kalanlar başlarının çaresine bakmak zorundaydı.

28 YIL SONRA

# Young Fathers - Lowly #

Bugün büyük günün, Spike.

Kalk bakalım.

KASABA MARKETİ

İLK YARDIM

GEREKMEDİKÇE YENİ MALZEME ALMA

KAYNAKLARIMIZ AZ, DÜŞÜN!

Sonra görüşürüz.

Fenerini yanında mı?

Kazağın düdüğün...

Su mataran?

Ver onu bana.

Bıçağını var mı?

Aferin oğluma.

Koy şunu.

Pastırma mı? Kahvaltıda mı?

Dave ile Rosie dün gece getirdi.

Senin tabağın nerede?

Ben pişirirken atıştırdım biraz.

Tabii, canım.

Spikey.

Hepsi senin.

Annene bir bakacağım.

Yemeğini bitir.

Sonra kaldır tabağını.

Geliyorum aşkım.

Burdayım aşkım.

Sorun ne, ne oldu?

Jimmy...

Dayanmalısın aşkım.

- Dinlenmek için burada kalmalısın. - Yapamam. Hayır.

Spikey.

Merhaba anne.

Bebeğim benim.

Yaygara koparmak istemedim.

- Başım yüzünden. Bu... - Sorun değil.

Sanki zonkluyor.

Bana bugün okulun nasıl geçtiğini anlatsana?

Okula gitmedim ki anne.

Daha sabah.

Öyle mi?

Evet, sabah ve...

Eilah...

Unuttun mu?

Spike bugün okula gitmiyor.

Niye peki?

Yoksa hafta sonu geldi?

Hayır, bugün cuma.

Öyleyse neden okula gitmiyor?

Bunu konuşmuştuk.

- Birkaç kez. - Neyi konuştuk Jimmy?

Spike'la ben dışarı çıkacağız.

Onun ilk seferi.

İlk seferi mi?

Yani adadan ayrılıp anakara'ya mı gideceksiniz?

- Evet. - Ne?

Eilah.

Sen ne saçmalıyorsun?

Küfretme. Allah aşkına.

Aklını falan mı kaçırdın?

O daha bebek!

- Anne... - On iki yaşında.

Bebeğimizi öldürtmeye mi çalışıyorsun, pislik?

Spike, aşağı iner misin?

Seni bebek katili manyak!

Hayır baba, sen in.

- Babam burada olsaydı... - Hayır, ben sana diyorum.

Derini yüzerdi senin, çocuk katili!

İyisi mi... Tamam!

- Şerefsiz! - Tamam. Eilah.

- Sorun yok. - Şerefsiz!

- Tamam. İyi olacak. - Şerefsiz!

- Anne... - Hayır.

Benim.

Spike... Spikey.

Ne oluyor? Ateşim var.

Neden bu kadar sıcak ki?

- Havadan anne. - Çok sıcak.

Sorun yok.

Sana kahvaltılık getirdim.

Biraz pastırma.

Canın istediğinde biraz yersin.

Gidiyor musun?

- Evet. - Nereye?

Okula.

Tamam Spikey.

Seni seviyorum.

Ben de seni anne.

Günaydın evlat.

- Sam. - Bu yayı yeniden gerdim.

Gerek varmıydı?

Hayır. Aslında kendim için yaptım.

Sam sen onu merak etme.

Ger bakalım evlat.

Ağırlığını hisset.

Sıkı tut.

Zerre kadar titremiyor.

Güçlü çocuksun.

Hadi bakalım oğlum. Gidelim.

Pekâlâ.

Akşama görüşürüz.

- Hayatlar söz konusu. - Selam millet.

- Hadi Jim! - Bol şans, Spike.

Aramıza hoş geldin, Spike.

Hadi Spike!

Yaparsın sen aslanım.

Bu annemden.

- Sağ ol Betty. - Akşama büyük parti var Spike. Geç kalma!

Onu sağ salim geri getir, tamam mı?

Hadi Jim!

OYALANMAYIN, TEŞEKKÜR EDERİZ.

Ona iyi bak Jimmy!

İyi şanslar Spike.

Sağol Jacob.

Şuna bak Spike.

Tüm liderlik komitesi burada.

Sadece gülümse ve kibar ol.

Seni uğurlamalıydık.

Çok heyecanlıyız.

Gerçi yaşı biraz fazla küçük.

14 ya da 15 yaşında gitmesi çok daha uygun olurdu.

O hazır Jenny.

Hadi oğlum.

Topluluğumuzun kurallarını biliyorsun Spike.

Ayrılırsan geri gelebilirsin.

Ama geri dönmezsen, kimse peşinden seni aramaya gelemez.

Kurtarma yok. İstisna yok.

Bunu zor yoldan öğrendik.

Geçmişte kaybettiğimiz insanlardan yani.

O anakaraya adım attığın an...

...kendi başınasın anlıyor musun?

Evet, Jenny.

Bu sabah bir şey gördün mü, Ant?

Hayır görmedim.

Tamamen sessiz.

Temiz mi peki?

Evet temiz.

Kapıyı açın onlara.

Kommentaarid

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left