Husbands in Action

Husbands in Action (남편들)

Laadige alla Turkish subtiiter

Väljalaske info

[𝗖𝗼𝗳𝗳𝗲𝗲𝗣𝗿𝗶𝘀𝗼𝗻] 𝗛𝗨𝗦𝗕𝗔𝗡𝗗𝗦 𝗜𝗡 𝗔𝗖𝗧𝗜𝗢𝗡 (𝟮𝟬𝟮𝟲) 𝗡𝗙𝗫 𝗪𝗘𝗕
Kommenteerib Coffee_Prison
𝙽𝙴𝚃𝙵𝙻𝙸𝚇 >> 𝟶𝟷𝚑 𝟺𝟿𝚖 𝟸𝟻𝚜 * 𝗔𝗹𝘁 𝘆𝗮𝘇ı ç𝗲𝘃𝗶𝗿𝗺𝗲𝗻𝗶: 𝗗𝗲𝗻𝗶𝘇 𝗘ğ𝗶𝗻

Sildid

webdl
official_release
Avaldatud: 2026-06-20
Allalaadimised: 28
Kuulmispuudega: No

Turkish subtiitrite eelvaade

Esimesed 200 rida.

DOĞRULANDI

Henüz saat 14.00 ve 87 bini aştık.

87 bin sohbet odası mı?

- Dünü ikiye mi katladık? - E, bugün cuma.

Canım karım! Gerçekten harikasın!

Platform sayesinde.

Yapay zekâ, binlerce sohbet odası açıp kapatıyor.

Eskiden günde ancak 100 işlem yapardık.

Şimdi 100 bin yapıyoruz.

12 bin won'la çarparsak günde 1,2 milyar mı ediyor?

Tamam.

- Bitti mi? - Korkuttun beni.

- Ne oluyor? - Sence?

Polis. Elini uzat.

Buna vaktim yok.

Şerefsiz…

- Ellerini uzat. - Pislik!

- Uzat. Aferin. - Canım acıyor!

Böyle tehlikeli şeyler taşıma.

Bak sen.

Kımıldama serseri.

Beni dinleseydin vurmayacaktım evlat.

- Çok havalıydı! - Süpersin!

- Aramıza hoş geldin patron. - Evet patron.

Jae-chun nerede?

Hâlâ Çin'de.

Üçümüzden başka kimse kalmadı.

Ben yokken.

Ma Do-jun diye bir serseri Incheon'u ele geçirmiş.

Sadece Incheon değil, bütün ülkeye el atmış durumda.

Yeni çıkan bir uyuşturucuyu satarak paraya para demiyor.

O hâlde gidip şu serseriye

nazikçe bir merhaba diyeyim.

Kim?

Incheon'dan Yong-gang.

Do-jun beni tanır dedi.

Incheon'dan Yong-gang mı?

Nazikçe bir merhaba diyecekmiş.

Kim ki o?

Burası Ekip İki.

Ma Do-jun çıktı. Girip malları kontrol edin.

Ne?

Ne demiş dedin?

Ne demiş?

"Kim ki o?" demiş.

Incheon'dan Yong-gang onu görmek istiyor.

Peki o ne demiş?

"Kim ki o?" demiş.

Aman!

Kimmiş ha?

"Kim ki o?"

Uyuşturucu şebekesi cidden burada mı faaliyet gösteriyor?

Evet, eminim.

Burası onların üssü.

Şu an Songdo'da mıyız?

Kentsel dönüşüme girdi.

Patron.

Al, ne olur ne olmaz.

Yong-gang'ım ben.

Yong-gang.

Ma Do-jun'u görmeye geldim.

Anlayamadım?

Bay Ma Do-jun'la görüşeceğim.

- Adınız? - Ne?

Adınız beyefendi.

Kim Yong-gang.

Bay Kim Yeong-gwang mı?

Hayır, Yeong-gwang değil, Yong-gang.

Tamam, "yonga" nın Yong'u,

"gangster" in Gang'ı.

Kim Yong-gang, değil mi?

Evet.

Girişinizi yaptım.

Bay Ma şu an toplantıda, lütfen burada bekleyin.

Tamam.

Ben hapisteyken Incheon'u ele geçiren adamı merak ettim.

Benim kim olduğumu biliyor musun?

Kim Yeong-gwang dediler.

Yeong-gwang değil, Yong-gang!

Kim Yong-gang.

Hata olmuş. Tamam Bay Kim Yeong-gwang.

Yine!

Yong-gang, değil mi?

Incheon benim bölgem.

Ben hapisteyken

benim yerime bakıyordun, hepsi bu.

Operasyonu öylece devralacağım demiyorum.

Benim bilgi ve deneyimimle

senin iş modelini birleştirirsek.

Incheon'u bırak,

tüm ülkeyi ele geçirebiliriz.

Yani örgütü

birlikte yönetelim.

Bana bak!

Ne yapıyor bu?

Ne var lan?

- Ulan! - Hayır.

Gülüyor musun?

Aman tanrım.

Bak amca.

Hapisten çıkmışsın, yeni bir sayfa açsana. Böyle şeylerle uğraşma!

- Vurdun mu bana? - Çok film izliyorsun herhâlde.

Sıradakini gönderin.

Sıradaki mi?

- Yeni bir sayfa Yeong-gwang! Hadi. - Ulan…

- Yeong-gwang değil. - Memnun oldum!

- Bol şans! - Yine Yeong-gwang dedin.

- Bilerek yapıyorsun. - Hadi…

Efendim.

Delil bulundu.

- Hepsini tutuklayın! - Emredersiniz!

Pislik herifler.

Durdurun şunları!

Yakalayın!

Kımıldama!

Kahretsin!

Lee, kelepçeler!

Kımıldama.

- Kolunu tut. - Çabuk olacağım.

Üç tanesi tamam!

Uyuşturucu müptelası!

Kafayı mı yedin lan?

Seni gidi…

Sen de gel buraya.

Hey, iyi misin?

Ma Do-jun.

Bekle biraz.

Bekle.

Sana bir tane ayırdım.

- Benim için mi? - Evet.

Ben de bunu kullanırım.

Seni piç kurusu.

Adi herif.

Pislik.

- Buraya gel. - Siktir git!

Tutun şunu!

Aşağılık herif ya.

- Bırak bıçağı. - Vur beni. Denesene. Vur.

Bırak şunu. İşin bitti.

Aptal.

Tüh.

Kımıldama!

İşin bitti pislik.

Burası Ekip İki. Ekip Bir, cevap ver. Tamam.

Ekip Bir, tamam.

Gözlem operasyonunda ikinci gün.

Çok gergin bir tip.

Hata yapma lüksümüz yok.

Geldi.

Yerinizi koruyun.

İlerliyoruz.

Hayır, yerinizde kalın.

Geri dönüyor.

Sonunda yemi yuttu!

Harekete geçin!

- Korkutma onu. Geçti. - Sakin. Tamam.

- Evet, bu tarafa. - Tamam.

En azından iyi görünüyor.

Klinikte tam bir muayene yapacağım.

Bugün için çok teşekkürler doktor.

Teşekküre gerek yok.

Bir hayat söz konusu. Tabii ki elimizden geleni yapacağız.

Merhaba arkadaşım!

Bugün aile hakkında konuşacağız.

- Kalkalım mı? - Sen istersen kalk anne.

Ben bir yere gitmiyorum.

Hadi. Akademiye gitme saatin geldi.

Akademi mi daha önemli, babam mı?

İşte benim kızım!

Baba!

Have nice day.

Üzgünüm.

Biraz geciktim Yeon-ju.

- İyi misin? - Hep aynı şey.

Bir müşterimle görüşeceğim demiştim.

15 dakikan kaldı.

Hadi ama. Böyle yapma.

Kızımı iki haftadır görmüyorum.

30 dakika olsun.

30 dakika, tamam mı?

Yeon-ju'cuğum.

Özel selamlaşmamızı yapalım.

- Adalet… - Her zaman kazanır!

- Kötüler… - Hep yakalanır!

- İyilere… - Ödül!

- Kötülere… - Ceza!

- Yaşasın! - Evet!

Ne tatlı bir aile buluşması.

Aranız çok iyi.

Cömertliğim tuttu. Bir saat sonra dönerim.

- Yaşasın! - Evet!

Peki şu köpekçi ne yapıyor?

Köpekçi değil.

Köpek doktoru işte. Nasıl?

Bilmediğin kelimeleri kullanıp durma.

Hem "Have nice day" denmez.

"Have a nice day" denir.

Tamam.

Have a nice day.

Hiç değişmiyor, değil mi?

Kommentaarid

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left