Paul McCartney: Man on the Run

Paul McCartney: Man on the Run

Descargar subtítulo en Turkish

Información de lanzamiento

[𝗖𝗼𝗳𝗳𝗲𝗲𝗣𝗿𝗶𝘀𝗼𝗻] 𝗣𝗮𝘂𝗹 𝗠𝗰𝗖𝗮𝗿𝘁𝗻𝗲𝘆: 𝗠𝗮𝗻 𝗼𝗻 𝘁𝗵𝗲 𝗥𝘂𝗻 (𝟮𝟬𝟮𝟲) 𝗣𝗩-𝗔𝗠𝗭𝗡 𝗪𝗘𝗕
Comentario por Coffee_Prison
𝗔𝗹𝘁 𝘆𝗮𝘇ı ç𝗲𝘃𝗶𝗿𝗺𝗲𝗻𝗶: 𝗡𝗮𝘇𝗹ı𝗰𝗮𝗻 𝗗üş𝗴ü𝗻 *𝟶𝟷𝚑 𝟻𝟻𝚖 𝟸𝟽𝚜

Etiquetas

webdl
Publicado el: 2026-02-28
Descargas: 15
Para personas con discapacidad auditiva: No
FPS: 25

Vista previa de los subtítulos en Turkish

Las primeras 200 líneas.

Tamam. Bir, iki, üç, dört.

En kıymet verdiğiniz şey nedir?

İç huzur.

- Biraz daha açabilir misiniz? - Açamam.

Peki.

Bir saattir hiçbir şey yapmıyoruz.

Evet, farkındayım. Devam edelim hadi.

Sadece son dizeye uyuyor.

Son dizeyi boş ver.

Paul McCartney hakkında ileri geri konuşan birini duysam

muhtemelen ona katılırım.

Yani herkes The Beatles'ı benim dağıttığımı,

çok baskın karakterli olduğumu söylediğinde

buna inanmaya başladım.

"Ben de böyle bir adiyim işte" diye düşündüm.

Böyle anlarda insan büyük bir çıkmazın içine giriyor.

Ama işin gerçeğini söyleyeyim,

John bir gün gelip The Beatles'tan ayrılacağını söyledi.

"Çok heyecan verici." dedi.

"Birine ondan boşanmak istediğini söylemek gibi."

Ben o anda "Şimdi ne yapacağım?" diye düşünüyordum.

Bütün hayatım gruptan ibaretti.

Büyüdüm, okula gittim,

sonra The Beatles'ı kurduk.

Önümde çözmem gereken bir bulmaca vardı artık.

SON

CAVERN'A HOŞ GELDİNİZ

Havalara girip "En az on yıl dayanırız." diyebilirsiniz.

Üç ay dayanan şanslıdır.

BEATLES, NEW YORK'TA!

The Beatles!

40 yaşına kadar aynı tür şarkıları çalıp duramayız.

Kim bilir, belki 40 olunca şarkı yazmayı unuturuz.

KAÇAN ADAM

1969 sonbaharında John Lennon The Beatles'ı bıraktı ama kimse bilmiyordu

Paul kayıp 27 yaşında

Şu an saat 12.38.

The Beatles'a tuhaf bir şeyler oluyor.

Beatle'lardan Paul ölmüş olabilir.

PAUL MCCARTNEY ÖLDÜ BÜYÜK ALDATMACA

"Paul McCartney öldü mü?" sorusu…

KASIM 1969

PAUL'UN ÖLÜMÜ GİZLENİYOR

…tüm dünyada büyük merak konusu.

The Beatles mezara benzer bir yapının yanında duruyor.

Albümün arka kapağında Paul bize sırtını dönmüş.

Söylentilerden birine göre McCartney üç yıl önce

trafik kazasında ölmüş ve yerine bir dublör geçmiş.

Michael McGear, kardeşiniz Paul McCartney hayatta mı?

Külliyen yalan. Hiçbir kanıtınız yok.

Kardeşinizi en son ne zaman gördünüz?

- En son mu? - Evet.

Cenazesinde gördüm galiba.

İskoçya'nın batısındaki Mull of Kintyre.

Galcede "karanın bittiği yer" demek.

Bu kasabadaki insanlar için en büyük olay

"Evet, o Beatle burada." diyebilmeleriydi.

"Şu çiftlikte."

Çok iyi.

Eğil. Yere yat.

Çekim yapma, sonra başın belaya girer.

Yanlış hatırlamıyorsam orada adama kova fırlatmıştım.

O da fotoğrafımı çekmişti.

Ben de peşinden gideyim dedim.

"Kova fırlattığım fotoğrafın yerine

"sana düzgün poz verelim." demek için.

Olayın büyümesini istemiyordum.

"Millete kova fırlatıyor." diyeceklerdi.

"KAYIP" BEATLE VAKASI PAUL HÂLÂ ARAMIZDA

"Paul bir milyoner,

"çiftliği de ona göre olur." diyordum.

Ama yanılmışım.

Paul, karısı Linda ve iki çocukları

fakir bir tarla işçisinin bile

zor beğeneceği yıkık dökük bir çiftlik evinde yaşıyor.

Oraya gitme sebebimiz kaçmaktı ama kaçmayı başaramadım.

The Beatles yeni bitmişti.

Tüm hayatım oydu.

"Daha da tek bir nota bile yazmam." diye düşünüyordum.

Fena bunalımdaydım.

"Bir iki kadeh viski içeyim. Ne olacak sanki?" diye düşündüm.

"Bir tane daha içeyim. İşim gücüm de yok zaten."

Bu süreç iki ay sürdü, içkiye kendimi iyice kaptırmıştım.

İSKOÇYA ÜRETİMİ ŞİŞE İÇERİR

Ama Linda yanımda olduğu için çok şanslıydım.

8 AY ÖNCE

Londra'nın güneyinde hüzün hâkim.

Son bekâr Beatle'ın da başı bağlandı.

Paul McCartney, New York'lu Linda Eastman ile evlendi.

Dünyaevine yeni giren çift çığlıklar eşliğinde

arabalarına doğru ilerlerken Paul'un üvey kızı Heather da

gözyaşları içindeki hayran kalabalığının arasındaydı.

Neden ağlıyorsunuz kızlar?

Niye ağlıyorsunuz?

Evet, bu evlilik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bence çok güzel!

- Şu an okulda olmanız gerekmiyor mu? - Evet.

Bayan McCartney, tebrikler.

Dünyanın en gözde bekârlarından biriyle,

tüm kadınları kıskandıracak bir evlilik yapmak

nasıl bir duygu acaba?

Yani evlendiğim için çok mutluyum.

Ama tuhaf olan şey,

herkesin bir masalı yaşadığımızı sanması.

Külkedisi ve prens gibi.

Ama öyle kolay olmuyor.

Bana "Çiftliğim var ve hiç senlik değil." dedi.

Ama orası muhteşem bir yerdi.

Kimsecikler yoktu.

Medeniyetten uzakta.

Öyle huzurluydu ki…

HEATHER'IN İLK HOROZU

İŞTE MAE

GÜNAYDIN!

Kendimizi pat diye bu yeni hayatın ortasında bulmuştuk

ve yönümüzü bulmamız gerekiyordu.

Ben de "Öyleyse kaybolalım." dedim.

"Uzaklaşıp en başa dönelim."

Bir bebeğimiz oldu. Mary.

Linda'nın beş yaşındaki kızını evlat edindim.

HEATHER KIZLARI

Sonra tekrar müziğe başladım.

O dönem üzücü şeyler yaşıyorduk…

MARY KIZLARI

…ama annem

"Sadece şarkı söyleyelim, müzik yapalım, yan yana olalım." diyordu.

Atlarımız ve koyunlarımız vardı, kendi sebzemizi ekiyorduk.

Vejetaryen olduk.

Bu yapay dünyada

istediğimiz kadar doğal olabildiğimiz tek yer orasıydı.

Ben çatı tamirinden anlamam, o yüzden bilemiyorum.

Sıradan bir hayatta kök salmak istemişti.

Çünkü bir The Beatles üyesinin bir yere kök salması pek mümkün değildi.

SAÇTA BARIŞ YATAKTA BARIŞ

Devrimi hararetlendirmek istediğimi düşünüyorlar.

Tam aksini istiyorum.

Deterjan gibi pazarlanıyor.

Öyle çok satılıyor ki ev kadınları şunu düşünmeye başlıyor,

"Ya barış var ya savaş. Elimizde başka ürün yok."

UNUTMA

The Beatles dağılmıştı ama neredeyse kimsenin haberi yoktu.

O dönemki menajerimiz "Kimseye duyurmayın." dedi.

"Capitol Records'a gidiyorum. Sözleşmenizi iyileştireceğim."

Biz de duyurmama konusunda bir nevi anlaştık.

BOŞANALIM! HAYIR!

Gerçi John bundan keyif alıyordu.

The Beatles bir abide veyahut müze gibi.

ARALIK 1969

Bu çağda artık müzelere yer yok.

The Beatles da artık müzelik oldu, rafa kaldırılması gerekiyor.

Protestoyla barış çağrısı yapmanın en iyi yolu

yatakta oturmak mı yani?

John da ben de kendi eserlerimizi yazmaya başlamıştık.

Yavaşça kopuyorduk işte.

Sonra kendime dönmek durumunda kaldım.

Kendi dünyama şöyle bir bakıp

The Beatles haricinde bir şey bulmak zorundaydım.

LONDRA OCAK 1970

Yeni müzik kariyerine adım attığında iki önemli dostu vardı.

Biri elbette Linda'ydı, öteki ise boş bir kâğıt.

Albümün girişinde bir kapı gıcırdama sesi geliyor.

Bizim arka kapımız. "Harika." diye düşünmüştüm.

Evde olduğumuzu gösteriyordu.

Sonra kendime dört girişli bir kayıt cihazı aldım.

Mikrofonları hemen arkasına takmıştık.

İlk şarkı böyleydi.

Ağlama bebeğim.

Ağlama.

Baban ninniler söyleyecek sana.

Sonra cihaza gitar bağladım.

Bir de basgitar.

Buna benzer bir sürü şarkı yaptım.

Böyle şeyler yaratmayı seviyorum.

Özgür hissettiriyor.

Lo-fi müziği o icat etti desem yeridir.

PETER DOGGETT YAZAR

Alternatif müzik McCartney'yle başlıyor sayılır.

Peki asıl amacı neydi?

KREATİF DİREKTÖR

Deney yapmak.

Bir baktım, albüm yapmışım.

Yani henüz pes etmemiştim.

Benim yazabilmek için hep bir köşeye saklanmam gerekmiştir.

En başlarda bu yer tuvalet olurdu.

Sonrasında merdivenin altındaki dolapta çalışmaya başladım.

Dünyadan kaçıp

en özel düşüncelerimle baş başa kalabilmek için.

Ses kontrol.

Bastığınız bir akor

yere bırakılmış ekmek kırıntısı gibidir, sizi bir yerlere götürür.

Anılarınız.

Belki pişmanlıklarınız.

Belki de gelecek.

Bazen kurgu karakterler yaratırsınız.

Ama tabii yine de sizinle bağlantılıdır.

Bir derdiniz vesaire varsa bunları şarkının içinde çözersiniz.

Bundan iyi terapi olamaz bence.

Bir gün Abbey Road'daydım.

CHRIS THOMAS YAPIMCI

Paul o sırada tuvalette şarkı dinliyordu.

Comentarios

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left