Annihilation

Annihilation

Elŝuti Turkish Subtekston

Eldonaj informoj

Annihilation 2018 1080p NF WEBRip x265 HEVC 6CH-MRN
Komentaĵo de razorblade
MRN hevc Release

Etikedoj

webrip
web
BRip
1080
x265
HEVC
Publikigita je: 2018-05-30
Elŝutoj: 100
Aŭdhandikapuloj: No

Antaŭrigardo de Turkish subtekstoj

La unuaj 200 linioj.

Ne yediniz? İki haftalık erzakınız vardı.

Neredeyse dört ay içerideydiniz.

Yediğimi hatırlamıyorum.

İçeride ne kadar kaldığınızı düşündün?

Günlerce.

Belki haftalarca.

Josie Radek'e ne oldu?

- Bilmiyorum. - Ya Sheppard'a?

Thorensen'a?

Öldüler.

Ventress?

Bilmiyorum.

Peki ne biliyorsun?

YOK OLUŞ

Bu bir hücre.

Tüm hücreler gibi, var olan bir hücreden doğdu.

Dolayısıyla

esasen tüm hücreler tek bir hücreden doğmuştur.

Dünya gezegeninde, belki de evrende yalnız olan

tek bir organizmadan.

Yaklaşık dört milyar yıl önce...

...birken iki oldu, ikiyken dört.

Sonra sekiz, 16, 32.

Bu ritimle bölünen ikili...

...her mikrobun, ot sapının, deniz canlısının,

kara canlısının ve insanın yapısı

hâline geldi.

Yaşayan ve ölen...

...her şeyin yapısı.

Sizler tıp öğrencileri ve yarının doktorları olarak

burada devreye giriyorsunuz.

Bu gördüğümüz hücre, bir tümörden.

30'larının başındaki bir kadın hastanın rahim ağzından alınmış.

Önümüzdeki dönem boyunca

kanser hücrelerini yakından inceleyerek

otofajik faaliyetleri tartışacağız.

- Profesör? - Merhaba Katie.

Dün John Sulston makalesini okudum.

Yeterince çalışmıyorum sanki.

Diğerlerinden gerideyim.

- Onlara daha kolay geliyor. - Yanılıyorsun.

- Tamam mı? - Lena.

Dan.

Öğle yemeklerinde seni hiç göremiyorum.

Yetişmesi gereken yazılar var.

Hep iş, hep iş. Sağlıklı değil.

Şunu soracaktım,

cumartesi bir planın var mı? Sarah ile birkaç arkadaşı çağırdık.

Hava iyiyken bahçe partisi yapacağız.

Aslında planım var.

Eğlenceli olacak.

Sağ ol Dan, iyi olurdu ama yatak odamızı boyayacağım...

Yatak odasını.

Bir yıl oldu Lena.

Mangal partisine gelebilirsin.

Onun anısına ihanet ya da hakaret sayılmaz.

Yatak odasını boyayacağım.

Tanrım.

Aman Tanrım.

Öldüğünü sanmıştım.

Kane?

Birliğinizden kimsenin haberi yoktu.

Herkesi aradım.

Bulabildiğim herkesi.

Diğer eşler de benim kadar habersizdi.

Gizli miydi?

Olabilir.

"Olabilir" de ne demek?

Tamam, evet, gizliydi. Sanırım öyleydi.

Yine mi Pakistan'daydı?

Nerede olduğunu bilmiyorum.

Ne olduğunu da.

Bu nasıl olabilir?

Mesela... Hava sıcak mıydı?

Kar var mıydı?

Nece konuşuyorlardı, Portekizce mi, Svahili mi, Peştuca mı?

Ne zaman döndün?

Bilmiyorum.

Nasıl döndün? Hangi üsse indin?

Bilmiyorum.

Diğerleri de seninle döndüler mi?

Söyleyebileceğin bir şeyler olmalı.

12 ay tamamen ortadan kayboldun.

Daha iyi bir açıklama hak ediyorum.

Fark eder mi?

Kane...

...eve nasıl döndün?

Dışarıdaydım.

Evin dışında mı?

Hayır.

Hayır, odanın dışındaydım.

Yataklı odanın.

Kapı açıktı ve...

...seni gördüm.

Seni tanıdım.

Yüzünü.

Pek iyi değilim.

Dayan bebeğim. Yanındayım.

31 yaşında erkek. Kanama, nöbet.

Dayan bebeğim. Seni seviyorum.

Bebeğim, bana bak.

Bir şey yapın!

Polis eskortu mu çağırdınız?

Yavaş!

İnin aşağı!

Ne yapıyorsunuz?

- İnin! - Ateş etmeyin!

Dışarı! Çabuk!

Dışarı!

Neler oluyor?

Ne oluyor? Onu taşıyamazsınız.

Bırakın onu!

Bırakın onu!

X BÖLGESİ

Berbat hissediyorsundur.

Sana verilen yatıştırıcının sersemliği.

Gel, otur. Sen kimsin?

Adım Dr. Ventress.

Psikoloğum.

Neden bir psikologla konuşuyorum?

Akıl hastanesinde miyim?

- Hayır. - Ne peki?

Neredeyim?

Kocam nerede?

Yedi yıl orduda görev yapmışsın.

Johns Hopkins'te profesörüm.

Burada ne halt ediyorum, onu söyle.

Araştırma alanın, hücrenin genetik olarak programlanmış yaşam döngüsü.

Kocam nerede?

Evet, Çavuş Kane'le ilgili konuşmak istiyorum.

Eve ne zaman döndü?

- Bir avukatla görüşmek istiyorum. - Görüşemeyeceksin.

Nasıl döndüğünü açıkladı mı?

- Hayır. - Görevdeyken seninle hiç

temasa geçti mi?

Hayır.

Döndüğünle göreviyle ilgili ne anlattı?

- Hiç. - Ya gitmeden önce?

Nereye gideceğinden, ne yapacağından bahsetti mi?

Söylemedi, ben de sormadım.

Ama birlik komutanından düzenli olarak bilgi talebinde bulunmuşsun.

Altı ay önce sormayı bırakmışsın.

Neden?

Öldü mü sandın? Hayatına devam etmeye mi karar verdin?

Hayatına devam etmek kolay değil.

Etmedim.

Bu kadar soru cevapladığım yeter. Sıra sende.

Kocan burada.

Çok hasta.

Nesi var?

Çoklu organ yetmezliği.

Şiddetli iç kanama.

Bir tür radyasyona maruz kalmış olmalı,

bir tür virüse.

Neredeydi, ne yapıyordu, söylemelisin.

Ona gerçekten yardım edebilirim.

Devasa bir olay.

Dünya dışı bir olay.

Daha üst bir boyut.

Birçok teorimiz var

ama kesin bilgiler çok az.

Yaklaşık üç yıl önce başladı.

Blackwater Ulusal Parkı, bir fenerin, "parıltı" dedikleri

bir şeyle kuşatıldığını bildirdi.

Görevlilerden biri incelemek için girmiş.

Geri dönmemiş.

Olay gizli tutuldu.

O zamandan beri karadan ve denizden

insansız hava araçları, hayvanlar ve ekipler gönderdik.

Ama hiçbir şey geri dönmüyor.

Sınırı da giderek büyüyor, genişliyor.

Şimdilik az nüfuslu bir bataklığa yayılıyor,

kimyasal sızıntı bahanesiyle tahliye ettik

ama bu durum uzun sürmeyecek.

Birkaç ay içinde bölge, şu anda bulunduğumuz yere yayılmış olacak.

Sonra da şehirlere...

...eyaletlere.. vesaire.

Hiçbir şey geri dönmüyor, dedin.

Ama bir şey geri döndü.

Evet.

Ölüyor.

Evet.

Seni ne yapacağımız konusunda bir anlaşmaya varmalıyız.

Eve göndermeyecek misiniz?

İstediğin bu mu? Eve dönmek mi?

Hayır.

Onunla olmak istiyorum.

Benimle konuşmuyorsun.

Affedersin.

Daldım.

Yeni görevi mi düşünüyorsun?

Hayır.

Sadece Ay'a bakıyordum.

Onu gündüz görmek hep tuhaf geliyor.

Tanrı hata yapmış gibi.

Koridor ışığını açık unutmuş.

Tanrı hata yapmaz.

Tanrı olmanın sırrı gibi bir şey bu.

Bence yapar.

Şu anda dinliyor, farkında mısın?

More Turkish subtitles for Annihilation

Komentoj

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left