Invasion

Invasion

Elŝuti Turkish Subtekston

Sezono 1

Eldonaj informoj

Invasion 2021 S01E08 720p ATVP WEBRip x264-GalaxyTV
Komentaĵo de chargephoton88

Etikedoj

webdl
Publikigita je: 2026-08-21
Elŝutoj: 0
Aŭdhandikapuloj: No
FPS: 23.976

Antaŭrigardo de Turkish subtekstoj

La unuaj 200 linioj.

O seni kolluyor.

Evin seni bekliyor.

Siktir.

Beyefendi! Beyefendi!

- Durmadı çavuş. - Hey!

ÖHK Trevante Cole, ABD donanma komandosu.

Amerika'ya giden ilk uçağa binmem gerek. Başkent, Virginia, elinizde hangisi varsa.

- Tamam mı? - Sıradaki uçak yok komutanım.

Burası bir hava üssü ve havaalanı. Sen neden bahsediyorsun?

Bu insanları savunmak için burada.

Hiç kimseyi ya da hiçbir şeyi ABD'ye uçurmuyoruz.

Tamam. O zaman ticari ya da özel uçağa binerim. Elinizde ne varsa.

Sanırım anlamıyorsunuz. Hiç kimse Amerika'ya uçmuyor.

Şu anda çalışan bir hava trafiği kontrol sistemi kalmadı.

Daha yeni geldik.

Sizi indirdik. Şanslı birkaç kişiden birisiniz.

Sayamayacağım kadar çok uçak kaybettik.

Birçoğu da Atlantik üzerinde.

Bana bir pilot, bir uçak, bir de el kitabı verin. Tek istediğim bu.

Kimse burayı terk etmiyor. Ne havadan, ne de karadan.

Ne uçağımız ne de nakil aracımız var komutanım.

- Onu dışarı al çavuş. - Sakın dokunma bana.

SADECE YETKİLİ PERSONEL GİREBİLİR

Hey! Dinle, ben evliyim.

Ve karım beni bekliyor, tamam mı?

- Efendim. - Lütfen. Ona söz verdim.

Dünyanın yarısını katettim ve şimdi durmayacağım, tamam mı?

Bir söz verdim.

Ve senin ya da onun gibi kasıntı bir İngiliz hergelesinin

bunu engellemesine izin vermeyeceğim.

Bunu anladınız mı efendim?

Havacı, topçularımıza söyle

Komutan Cole canı istediği zaman buradan çıkmakta serbesttir.

Tabancasını taşımasına izin verip

Atlantik Okyanusu'nu geçme macerasında ona iyi yolculuklar dileyeceğiz.

Umarım düzgün bir tekne bulur.

Hey Luke.

Annen çok özel biri.

O benden çok daha özel.

Gidebilir miyim? Bunu yemek istemiyorum.

Bir şey yemen gerek.

Gitsem olmaz mı?

- Nereye gideceksin? - Babama.

Tamam. Doğruca ona gideceksin.

Anne, babam şurada.

Doğruca ona gideceksin.

Tamam.

Hey, hey, hey.

Sırt çantanı al ve yanından ayırma, tamam mı?

Yiyeceğini de al.

Sen iyi bir annesin.

Bilemiyorum. Çabalıyorum.

Ailen olduğunu bilmiyordum.

Var. Onlar işte.

Tamam.

Benim de ailem vardı.

Üzgünüm.

Hayır... Bu yüzden değil.

Birkaç yıl oldu. Hiçbir şey olmadı, sadece...

Doktorlar arasında oran en yüksek.

En yüksek oran mı?

Boşanma.

Başladığımızda mantıklı gelmişti.

Sonra işler değişti.

Belki de ben değiştim.

Seni anlıyorum.

Burayı bulmana sevindim.

Yani sana burada ihtiyacımız var.

Sen zekisin doktor.

Yeteneklisin. İçgüdülerin var. Biz duruma göre uyduruyoruz.

Hey.

Bir şey gösterebilir miyim?

Selam.

Selam.

Ben Jack.

Luke.

Harika bir şey görmek ister misin Luke?

Yani korkutucu harika ama harika.

Buranın görmemizi istemedikleri kısmı.

Sana yalan söylüyorlar.

Sana ne dediklerini bilmiyorum.

Ama bunu kesip de bana yardım etmezsen

dünya yok olacak.

Önem verdiğin herkes ölecek.

Beni dinliyor musun?

Adın ne?

Ne korkaksın.

Bak, bırak beni gideyim.

Senin neyin var?

Pardon, bize bir dakika izin verir misin?

Anlaşıldı.

Hashimoto- san ?

Seçeneğim yoktu.

Hoshi-12 iletişim sistemine acil erişime ihtiyacımız var.

Temas sağlamama saniyeler vardı. Beni neden durdurdunuz?

Sabit koordinatlarımız var.

Kilitlendiler.

Şimdi erişim gerekiyor.

"Sabit koordinatlar" mı?

Yere eş zamanlı yörüngede.

Mekik tutuluyor.

Onlar tarafından.

Tek temas o.

Hoshi-12 tek irtibat kanalı.

Ondan geriye kalanlar.

Onlara erişim vermeyeceğim.

Murai- san öldü.

Lütfen.

Artık bunu yapma.

Hoshi görevi sona erdi.

Artık farklı düzeydeyiz.

Belki sizin için öyledir.

Bu iş bizi aşar.

Kurtaracak kimse kalmadı.

Temas kurmak istiyorlarsa bunu onlara söyle.

Biliyorlar.

Bana irtibat kurdurtacaklarsa olur.

Pazarlık edecek durumda değilsin.

Onlar da değil.

Söyleyin onlara.

İrtibat ekibini yönetecek.

Bu hoşunuza gitmiyorsa

yüklediği tecrit protokollerini kırmak altı saat sürecek.

O zaman harekete geçelim.

Ekibini getirin.

"Tecrit protokolleri" mi?

Dediğim gibi. Sadece sen yapabilirsin.

Her zaman böyledir.

Dezenfektan mı bu?

Anne?

Anne?

Siktir ya.

Siktir be.

Hadi ama. Ana...

Tamam.

Hadi ama. Siktir. Hadi. Çalış, çalış. Hadi çalış.

Daha önce çalıştın. Hadi.

Tamam. Çalış işte.

Çalış.

Çalışması lazım. Çalış.

421-6274.

Aç hadi. Aç.

Aç.

- Selam. - Rah! Selam! Ben Trev. Rah! Alo?

Bunu duyacak mısınız bilmiyorum...

Ama cep telefonum yok ve bildiğim tek sabit hat da bu. O yüzden de...

Sanırım artık iş olmadığını biliyorsun.

Herkes saklanıyor. Herkes kaçıyor.

Ama belki yine de burayı ararsın.

Hepimizi zorla yolluyorlar. Durum kötü.

Ne olacağını ya da nerede olacağımı bilmiyorum. O yüzden...

Korkmadığımın sözünü veremem.

Endişelendiğini biliyorum.

Biliyorum çünkü burada yokken bile

çok endişelenirsin.

Bu da sorun değil.

Ben de senin için endişeleniyorum. Her zaman endişe ediyorum.

- Trev? - Efendim?

Bu kazanamayacağımız bir savaş.

Ve sana kızgın değilim.

Başımıza gelene kızgınım.

Çünkü bunu ben yapmadım.

Sen de yapmadın.

Ve yapabileceğin bir şey de yoktu. Sadece...

Sadece belki yanımda olabilirdin.

Neden olmadığını da biliyorum. Biliyorum.

Ve dediğim gibi kızgın değilim. Ben...

Belki öyleyim. Belki kızgınım.

Seni sevdiğim için kızgınım.

Seni her zaman seveceğim.

Ve her zaman onu seveceğim.

Ben de.

Aşk ölmez Trev.

Bazen insanlar ölür.

Ve sanırım...

Londra'dayım.

Londra'dayım. Yani tam olarak nerede olduğumu bilmiyorum.

Nereye gittiğimi bilmiyorum. Sadece...

Onu seviyorum.

Onu ben de seviyorum.

Onu sevmeyi kesemiyorum.

Canımı yakıyor.

Canımı yakıyor.

Ve korkuyorum.

Korkuyorum.

Uçak yok Rah.

İnsan yok... Hiçbir şey yok. Dünya bitti.

Artık...

Artık sadece sen ve ben varız.

Bilmeni istiyorum ki ben... Orada yanındayım.

Sana sarılıyorum. Dokunuyorum.

Sana seni sevdiğimi söylüyorum.

Mutfakta ışığın altında

bana kızgın olduğun için bağırıp bir şeyler fırlatırken

sana seni seviyorum diyorum.

Tamam mı?

Ve bu da sorun değil.

Sen... Sorun değil.

Çünkü sana üzgünüm diyorum ve bu defa da ciddiyim.

Ve belki sen...

More Turkish subtitles for Invasion

Komentoj

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left