La unuaj 140 linioj.
Konuşacak bir şeyi yok. Birlikte çalıştığım erkeklerden biri.
Yapma! Onunla çıkıyorsun. Adamda kesin bir terslik olmalı.
Kamburu mu var? Hem kambur hem peruklu mu?
Yoksa tebeşir mi yiyor?
Carl'la yaşadıklarımı senin de yaşamanı istemem.
Hepiniz sakin olun. Bu bir randevu bile değil.
İki insan yemeğe çıkıyor ve seks yapmıyor.
Bana randevu gibi geldi.
Lisede kantinin ortasındayım ve birden fark ediyorum ki...
- ...çırılçıplağım. - Evet, o rüyayı görmüştüm.
Sonra aşağı bakıyorum ve bir telefon olduğunu görüyorum.
Orada.
- Şeyinin yerinde? - Evet.
- Ben hiç böyle rüya görmedim. - Birden telefon çalmaya başlıyor.
Arayan annemmiş.
Ki bu çok tuhaf çünkü annem beni hiç aramaz.
Merhaba.
Şu adam merhaba deyince intihar etmek istiyorum.
İyi misin canım?
Biri boğazımdan elini sokup ince bağırsağımı tutmuş...
...ağzımdan çıkarıp, boynuma dolamış gibi hissediyorum.
Kurabiye?
Carol bugün eşyalarını taşıdı da.
- Sana kahve alayım. - Sağ ol.
Hayır, yapma. Auramı temizleme.
Aura'mı rahat bırak tamam mı?
Düzeleceğim. Gerçekten. Mutlu olmasını istiyorum.
- Hayır, istemiyorsun. - İstemiyorum tabii. Gebersin! Beni terk etti!
Lezbiyen olduğunu hiç mi anlamadın?
Hayır, anlayamadım. Neden herkes buna takılıyor?
O bile bilmiyordu, ben nereden bilecektim?
Bazen keşke lezbiyen olsaydım diyorum.
Bunu sesli mi söyledim?
Bak Ross. Şu anda çok acı çekiyorsun. Kızgınsın. Kırıldın.
Sana çareyi söyleyeyim mi?
Striptiz kulübü.
Hadi ama, bekârsın! Hormonların azsın biraz.
Bekâr olmak istemiyorum. Yine evli olmak istiyorum.
Ben de bir milyon dolar istiyorum.
- Rachel? - Monica! Çok şükür. Merhaba.
Evde yoktun. Büyük çekiçli bir adam burada olabileceğini söyledi...
- ...ve işte buradasın. - Kahve alır mısınız?
Kafeinsiz olsun.
Arkadaşlar, bu Rachel. Lincoln Lisesi'nden.
Bu Chandler, Phoebe ve Joey. Ağabeyim Ross'u hatırlıyor musun?
- Tabii. - Merhaba.
Şimdi mi anlatmak istersin, yoksa dört ıslak nedimeyi mi bekleyeceğiz?
Düğünden yarım saat önce başladı. Hediyelerin olduğu odada...
...bir sos kâsesine bakıyordum. Olağanüstü bir Lamauge sos kâsesi.
Sonra birden... Tatlandırıcı var mı? Sonra birden fark ettim ki...
...o sos kâsesi beni Barry'den daha çok tahrik ediyor.
Sonra iyice çıldırdım ve o zaman dank etti...
...Barry tıpkı Bay Patates Kafa'ya benziyordu.
Baştan beri birine benzetiyordum zaten.
Neyse. Oradan çıkmak zorundaydım.
"Bunu niye yapıyorum? Kimin için yapıyorum?" diye düşünmeye başladım.
Nereye gideceğim bilemedim. Seninle uzun zamandır görüşmüyoruz ama...
...şehirde yaşadığını bildiğim bir tek sen vardın.
- Düğüne davet edilmemiştim. - Bunu sorun etmeyeceğini umuyordum.
Galiba adam kadına borulu org almış. Kadın hiç beğenmemiş.
Baba, onunla evlenemem. Özür dilerim. Onu sevmiyorum.
Benim için önemli!
O pantolonu giymeyecekti.
Bence merdivenlerden itsin.
Merdivenlerden it! Merdivenlerden it!
- Yaşa! - İşte bu!
Yapma baba, beni dinle! Hayatım boyunca herkes bana sanki...
..."Sen bir ayakkabısın, sen bir ayakkabısın" deyip durdu.
Bugün durup dedim ki, "Ya ayakkabı olmak istemiyorsam?"
"Ya çanta olmak istiyorsam? Ya da şapka?"
Hayır, bana şapka al demiyorum, ben şapkayım diyorum.
Benzetme yapıyorum baba!
Niye anlamadığını biliyorsun değil mi?
Baba, hayat benim hayatım.
Belki burada Monica'yla kalırım.
Kimin Monica'yla kalacağı belli oldu.
Belki kararım budur.
Belki parana ihtiyacım yoktur.
Dur, dur, belki dedim!
Nefes al. Güzel, sakin şeyler düşünmeye çalış.
# Güllerde yağmur damlaları Tavşan ve kedi yavruları #
# Çançiçekleri, kızak çanları Ve kedi yavrularına uyan bir şey #
# İpli bir şeyler #
Şimdi daha iyiyim.
Yardım ettim.
Böylesi daha iyi oldu. Bağımsızlık. Hayatının kontrolünü ele almak.
Hem bir şeye ihtiyacın olursa, her zaman Joey'ye gelebilirsin.
Chandler'la karşıda oturuyoruz. Chandler çoğu zaman evde olmaz.
Joey, kıza asılmayı kes. Hem de düğün gününde.
Düğün gününde bir kıza asılmazsın diye bir kural mı var?
Lütfen bunu bir daha yapma. Korkunç bir ses.
- Ben Paul. - Otomatiğe bas.
- Paul kim? - Şarapçı Paul mü?
- Olabilir. - Bir dakika.
Bu akşamki "gerçek randevu değil" dediğin Şarapçı Paul mü?
- Nihayet sana çıkma mı teklif etti? - Evet.
Tam "Sevgili Günlük"lük bir an.
- İptal edebilirim Rach. - Lütfen, hayır. Git. Ben iyiyim.
Ross, sen iyi misin? Kalmamı ister misin?
İyi olurdu aslında.
- Ciddi misin? - Hayır. Git hadi. Şarapçı Paul bu!
Merhaba, gelsene. Paul, bunlar...
- ...arkadaşlar. Bu da Paul. - Merhaba Paul. Şarapçı Paul.
Pardon, ismini duyamadım? Paul müydü?
Gel otur. Hemen geliyorum.
Dört kirpik birden geldi. İyiye alamet değil.
Rachel, bu akşam ne yapacaksın?
Balayım için Aruba'ya gidiyor olacaktım...
...yani hiçbir şey!
Evet, balayına bile gidemiyorsun.
Ama yılın bu zamanı Aruba'da şey olurmuş...
Büyük kertenkeleler falan.
Neyse, yalnız kalmak istemezsen...
...Joey'yle Chandler yeni eşyalarım için yardıma gelecek.
Evet, çok heyecanlıyız.
Sağ ol ama burada takılacağım. Zor bir gün oldu.
- Tabii, anlıyorum. - Pheebs, yardım etmek ister misin?
Keşke ama istemiyorum.
Köşeli şeyleri, yandaki şeylere takacağım. Bu vidaları kullanarak.
Köşeli bir şey yok, o vidalardan göremiyorum...
...ve bacaklarımı hissetmiyorum.
- Bu ne? - Hiçbir fikrim yok.
- Kitaplık bitti. - Hazır!
Carol'ın en sevdiği biraydı.
Biliyorum çünkü hep kutudan içerdi.
Bir şey sorayım. Carol mobilyaları, müzik setini, iyi televizyonu aldı.
- Sana ne kaldı? - Siz.
- Kazıklanmışsın. - İnanamıyorum.
- Olamaz! - Biliyorum, çok aptalım.
Haftada dört beş kere dişçiye gitmeye başladığında anlamalıydım.
Bir diş ne kadar temizlenebilir ki?
Ağabeyim de şu an ayrılık yaşıyor. Berbat halde. Sen nasıl atlattın?
Önce kazayla değerli bir şeyi kırmayı deneyebilirsin.
- Mesela onun... - Bacağı mı?
- O da olur. Ama ben saatini kırdım. - Gerçekten saatini mi kırdın?
Barry, özür dilerim. Hem de çok. Herhalde geçen gün söylediğim...
...çoraplarınla seks yapma konusu yüzünden olduğunu düşünüyorsun...
...ama değil. Olay tamamen benimle ilgili. Ve...
Merhaba, telesekreter yine lafımı kesti. Neyse...
En korkuncu ne biliyor musun? Ya herkesin tek bir kadın hakkı varsa?
No comments yet. Be the first to leave one.