Accused

Accused

Λήψη Turkish Υπότιτλων

Σεζόν 1

Πληροφορίες έκδοσης

Accused 2023 S01E06 1080p WEB h264-KOGi
Ένα Σχόλιο από 1see0ne

Ετικέτες

web
1080
Δημοσιεύτηκε στις: 2024-04-27
Λήψεις: 27
Για Άτομα με Προβλήματα Ακοής: No

Προεπισκόπηση υποτίτλων Turkish

Οι πρώτες 200 γραμμές.

ABD Yerel Mahkemesi Maricopa, Phoenix

İş birlikçi.

Ayağa kalkın.

Mahkeme başlıyor, Hakim Vogel başkanlığında.

Kendinizi tanıtın lütfen.

Erin Basile savcılık adına.

Tamam, bir dakika.

Bayan Lowe?

Sayın Hakim, kendimi tanıtıyorum.

Bu mahkemede İngilizce konuşacaksınız.

Merhaba ailem ve halkım.

Adım Dezbaa Lowe.

Annemin kabilesi Büyük Su,

ve babamın kabilesi Kule Ev.

Ve bu şekilde ben bir Navajo kadınıyım.

Davalılar adına buradayım,

Chase Etsitty,

Shandiin Desmond ve Naataanii Desmond.

Naataanii'nin Hikayesi

Durdurun! Durdurun!

Durdurun! Durdurun!

Durdurun!

Zehirli Atıklarınızı İstemiyoruz

Durdurun! Durdurun!

Durdurun! Durdurun!

Durdurun! Durdurun!

Radyoaktif Kirliliğe Son

Polisler, evinize!

Naataanii. Burada.

O tarafta.

- Geri çekil! - Sana dokunuyor muyum?

Geri çekil dedim!

Sana dokunuyor muyum dedim!

Chase!

Shandiin.

Shandiin!

Shandiin... - Hey.

Bir şey yok, bir şey yok.

Dur sana bakayım. İyi misin?

- Evet, evet, sen? - İyiyim.

- Chase! - Hayır, hayır, hayır.

Chase.

Kalk ayağa. İyi misin?

Gücün bu kadar mı?

Hey, hey, yapma.

Kanaman var.

Evet, buradaki insanların yarısı öyle.

Bırak beni.

Sakin ol.

Esas onlar bize saldırdı.

Belki dedikleri gibi geri çekilseydin bunlar olmazdı.

Uranyum madeninin halkımızı zehirlemesine engel oluyoruz.

Polisleri kışkırtmanın faydası olmaz.

Derrick'i gördün mü?

Hayır, ayrı düştük.

Derrick?

İyi misin?

Evet, iyiyim.

Seni orada göremeyince, kaçmışsındır diye umut ettim.

Evet, boğazından sıktıkları zaman kaçmak zor oluyor.

Çıkalı bir hafta oldu ve şimdiden tutuklandın.

Merhaba.

Barışçı protesto buraya kadar.

Çek elini arsamızdan!

Çek elini arsamızdan!

Çek elini arsamızdan!

Çek elini arsamızdan!

Çek elini arsamızdan!

Çek elini arsamızdan!

Çek elini arsamızdan!

Çek elini arsamızdan! Çek elini arsamızdan!

Çek elini arsamızdan!

Haneye tecavüz.

Genel huzuru bozmak.

Küçük bir suç olmasına minnettarım. - Minnettar mısın?

Biber gazı sıktılar, dövdüler, 12 saat köpek kulübesine tıktılar.

Boşu boşuna. - Küçük bir şey.

Hemen bıraktılar. Hadi, madene gidecek bir araç bulup

devam edelim. - Sakin ol Chase. Yeni çıktık.

Yani?

Yani senin yöntemin yüzünden tutuklandık.

Benim yöntemim mi? Ne?

Sence atalarımız pankartlarla çember olup oturmuş mudur?

Hayır. Onlar savaşçıydı, tamam mı?

Halkımızı korumak için karşılık verdik.

Yani mücadele mi edeceksin?

Bunu tam olarak nasıl yapmayı planlıyorsun?

Kimse benim gibi

küçük kardeşinin hastalandığını

görmesin diye uğraşacağım.

Babam hâlâ uranyum yüzünden hastalandığını kabul etmiyor.

Tamam mı? 20 yıldır yerden çıkardığı

uranyum yüzünden.

Hâlâ devletin yalanlarına inanıyor.

Bu yalanları ifşa edeceğiz.

- Evet, o yalanları ifşa edeceksin. - Sen...

Chase, biraz sabırlı olmalısın.

Sabırlı olmaktan bıktım.

Tişört baskısı alırken, Facebook'una yazarken

ve kabile konseyinde ek iş yaparken,

ben savaşa gireceğim.

Dur.

Bir yol daha var.

Eğer devlet doğru olanı yapmıyorsa,

madeni kapatmanın bir yolunu biliyorum.

Nasıl?

Size göstereceğim.

Uranyum cevherinin işlendiği yer burası.

Bunu kapatırsak, maden de onunla birlikte kapanır.

Bunu 2. Dünya Savaşı'ndan hemen sonra yaptılar.

Tüm elektrik sistemleri,

kablolar, kumandalar eski.

Ve hepsi bir yerde toplanıyor,

oradaki binada.

Tek bir oda var,

içinde artık üretilmeyen eski teknoloji ürünler.

Bunu şimdi patlatırsak, tüm tesis kapanır.

O eski ekipmanların yenisi yok.

Peki bunları nereden biliyorsun?

Evet, Kızılderili bölgesinden birkaç yıl uzak kalınca dâhi mi oldun?

Babam ve amcam burada çalışıyordu.

Hiç sevmiyorlardı.

Halkı zehirlediklerini biliyorlardı.

Çocukken onlarla iskambil oynarken,

hep bunu kapatmanın ne kadar kolay

olduğunu konuşurlardı.

Bunu tüm ayrıntılarına kadar planladılar.

Her şeyi yazdılar.

Ama bu konuda harekete geçmediler.

Yine de güvenlik var.

Çok yok.

Özellikle fabrikanın çalışmadığı hafta sonlarında.

Bize tek gereken, içeri girmek için güvenlik görevlisinin kartı.

O güvenlik görevlilerini her cuma

barda görüyorum.

Ben kapıda dururum, onlar bira ve viski içer,

bilardo oynar. Hiç şaşmaz.

- Balo gecesindeki gibi yaparız. - Balo gecesi mi?

Kız kardeşin anlatmadı mı?

Birkaç adamdan anahtar çalmış.

Bizi gezintiye çıkardı.

Shandiin, araba mı çaldın?

Yani, ödünç aldım.

Ama bu güvenlik görevlileri içiyor, kumar oynuyor,

onlar kolay hedef.

Bir araba aldıysam, kimlik de alırım, sorun olmaz.

Kimyasal bir fabrikayı patlatmayacağız.

Önce kabile konseyiyle konuşayım.

- Ne için? - Belki dava açabilirler.

Daha önce bir kere dava açtılar. - 20 yıl önce.

Bir işe yaramadı.

Belki tutuklamalardan sonra denemeye değer.

Evet, sen onu yaparken...

- Biz de bara bakalım. - Onlara katılıyorum.

Bayan Lowe, mahkeme nakli talebinizi aldım.

Şimdi bunu konuşmaya hazırım.

Gerek yok. Reddediyorum.

- Sayın Hakim. - Ona "Sayın Hakim" deyip durma.

Navajo ulusunun suçlanan tüm üyeleri

ve iddia edilen suç o bölgede gerçekleşti.

Yetki alanı sınırlarında Bayan Lowe.

Buna ilaveten,

Nitelikli Suçlar'ın kabile topraklarında

yakaladıklarına federal mahkeme bakar. - Evet, farkındayım.

Cinayeti hâlâ nitelikli suç olarak görüyorum.

Sayın Hakim, cinayet suçlamalarının iptalini talep ediyoruz.

Bu kesinlikle reddedildi.

- Bayan Lowe. - Evet?

Oturun.

Hepsi benim suçum.

Öyle deme.

Öyle ama.

Ve özür dilerim. Seni dinlemem gerekirdi.

Affedersin.

Pardon, geciktim. - Önemli değil.

Evet, buradaki duruma bakmak istedim.

- Hoşuna giden oldu mu? - Evet.

Şu masadaki Şrek var ya?

Giriş kartı ceketine takılı,

ceketi de arkasındaki sandalyede asılı.

Yaklaşık dört tane cin tonik içti,

ayrıca kazanmaya çalışıyor,

yani dikkati başka yerde.

Yani eskisi gibi mi? Sen pas ver, ben şut mu atayım?

Eski günlerdeki gibi.

Evet, eski günler.

Basketbol yıldızı olmak için üniversiteye gidip

aylarca beni aramadığın zaman mı?

Yoksa tatillerde kasabaya gelip

uğramaya bile zahmet etmediğin zamanlar mı?

Hakkında yalan söylediğin kız arkadaşa ne demeli?

Tamam, anladım, tamam mı?

Geri dönmeme sevinmedin.

Daha karar vermedim.

Neden geri geldin?

Söyledim sana.

Evet, ne söylediğini biliyorum.

Kardeşim ve madenin haberini okudun ve yardım etmek istedin.

Halkımın bana ihtiyacı vardı.

Evet, bu yüzden uçağa atlayıp

More Turkish subtitles for Accused

Σχόλια

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left