Οι πρώτες 200 γραμμές.
Federal Adliye Cincinnati, Ohio
Neden yaptın Ava?
Herald için bir şeyler söyler misin?
Bebek için ne diyeceksin?
Yorum yok, tamam mı? Sizi duyamıyor. Yol verin.
Neden?
Çevirmen nerede?
- Çevirmen nerede? - Trafikte kalmış.
- Bize çevirmen lazım. Kanunen. - Evet, biliyorum!
Eğer suçu kabul etseydi, burada olmayacaktık.
Evet, hapiste olacaktı.
Bak, ben...
Jüri onu sempatik bulmayacak diye korkuyorum.
Tamam mı?
Jüriler bebek konusunda korumacı olur.
Onu korumaya çalışıyordum!
Ava'nın Hikayesi
İğrenç. İğrenç bir şey.
Harika bir şey!
Eklemi tamamen değiştirebiliyorlar.
Buna nasıl bakabiliyorsun bilmem.
İçimi kaldırıyor.
Sınavım var. Çalışmam lazım.
Kurabiye?
Jenny geleceğini söylemişti.
Merhaba!
Merhaba.
Market alışverişine çıktım. Birkaç şey aldım.
Niyeti iyi.
Sana yeşil meyve suyu aldım.
Bunlardan çok daha sağlıklı.
Bir iki kurabiyenin zararı olmaz.
Biliyorum. Tanrım, özür dilerim.
Her şeyi fazla kafaya takıyorum.
Eğer benim karnımda olsaydı,
şimdi bütün kurabiyeleri çoktan yemiştim.
Bu dayanılmaz.
Okurken tam zamanlı çalıştım, erkekler dünyasında iş kurdum,
tüp bebek denemesi yaparken evliliğimi sürdürdüm ama rahim ağzım beceriksiz,
o yüzden kadınların yapabilmesi gereken tek şeyi yapamıyorum.
Cahil ergenlerin her gün yaptığı şeyi.
Özür dilerim. Ben öyle...
Olsun, haklısın. 16 yaşındaydım.
Hiçbir şey bilmiyordum.
16 yaşında olduğunu ve hiçbir şey bilmediğini söylüyor.
Bebeğini taşıdığım için mutluyum.
Bebeğini taşıyabildiği için mutluymuş.
Benim derse girmem lazım.
Tabii ki! Biz iyiyiz. Değil mi?
Biz iyiyiz.
Teşekkürler. Seni seviyorum.
Çok iyi bir adam.
Onun için tuhaf olmuştur.
Yapmak istediğimi biliyordu.
Dokunabilir miyim?
Evet, buraya gel.
Ben...
Sesimi duymasını istiyorum.
Beni tanımasını istiyorum.
Dünyaya geldiğinde
beni tanımaz diye korkuyorum.
Tamam mı?
Tekmeye bak!
Merhaba ufaklık!
Ben geldim! Ben senin annenim!
Seninle tanışmaya can atıyorum!
Çok güçlü bir kız.
Evet. Sana çekmiş!
Hayır, sana.
Sana öğle yemeği hazırlayayım!
Olur.
Yoksa?
Ava!
Hey! Ne oldu? Çalışıyorum.
Hemen hastaneye gel! Bebeğimiz olacak!
Aman Tanrım! Bebeğimiz olacak. Tamam!
- Ikın Ava! Ikın! - Yaparsın Ava!
Merhaba.
Tamam.
Bebeğiniz sağlıklı ve güçlü,
Apgar testi de çok iyi.
Rengi harika, kalp hızı harika, refleksleri harika.
Peki şu işitme meselesi?
Yeni doğanlar sürekli işitme testlerinde başarısız olur.
Kulaklardaki sıvı veya önemsiz sebepler yüzünden.
Evet.
Eğer duyamıyorsa, taşıyıcı anne sağır diye olamaz, değil mi?
Hayır. Hayır, hayır.
Genetik bir unsur olabilir,
ama anladığım kadarıyla gamet hücreleri ikinizden miydi?
Büyük teyzem Margo sağırdı.
O zaman kesinlikle takip etmemiz gerek.
Hemen randevu veriyorum.
- Kim? - Büyükannemin kardeşi.
Ressamdı.
Eskiden bana resim dersi verirdi.
Daha fazla test yapacaklar.
Max, bir şey olmaz.
Bir şey olmaz.
2 Hafta Sonra
Harika bir ders işledim!
Mandy'nin akşam kulüpte gösterisi var.
Gidebiliriz, değil mi?
Olur, tamam.
Bebeği hâlâ özlüyorum.
Sence süt sağmak daha mı kötü oluyor?
İki hafta oldu. Bırakabilirsin.
Jenny antikorları alsın istiyor.
Doğru.
Lisede evlatlık verince üzülmüştüm.
Ama bebek sahibi olmak daha korkutucuydu.
Çünkü ben de çocuktum. Sorun etmedim.
Yine öyle hissederim sanmıştım.
Ama bu sefer farklı oldu.
Bu hisler doğum sonrasında normal.
Nereden biliyorsun?
Haklısın, bilmiyorum.
Bazı şeyler okudum.
Konsere gitmek zorunda değiliz.
Hayır, olsun. Gitmek istiyorum.
Biraz konuşabilir miyiz?
Bunu bitirmem lazım.
Odyoloji randevumuz var.
Biliyorum, bu testler seni üzüyor.
Evet, yarısında ağladın.
Sen üzülmedin mi?
Üzüldüm.
Ama bence konuşursak daha iyi olur.
Onun
sağır olmasını.
Gerçekten ne diyeceğimi bilmiyorum.
Ne hissettiğini söyleyebilirsin.
Çünkü konuşmaman beni kahrediyor.
Tamam.
İhanete uğradığımı hissediyorum.
İhanet mi?
Bana sağır büyük teyzeni
neden anlatmadığını bir türlü aklım almıyor.
Galiba hiç aklıma gelmedi.
Yani sağır bir taşıyıcı anneyi onun yüzünden seçmedin mi?
Hayır! Ava'nın yazdığı şeyi çok beğendim.
Çok samimi ve nazikti. Evi de yakındı.
Yani yanında olabildik. - Evet, ben...
Sürekli en küçük ayrıntılara bile takıldığını düşünüyorum.
Organik ürünler.
Ama bu önemli genetik bilgiyi neden
düşünmediğini merak ediyorum.
Veya bunu neden sır olarak sakladığını.
Sır olarak saklamadım.
Ben senin büyük teyzen hakkında ne biliyorum?
Hiçbiri sağır değil.
Kayıtlara geçsin, davalı
bir çocuğu kaçırıp tehlikeye atmakla suçlanıyor.
Jüri ilk talimatlarımı aldı.
Açılış konuşmalarıyla devam ediyoruz.
Merhaba.
Evet.
Evet.
Bu suratı daha önce hiç görmedim.
- Yatağa geliyor musun? - Şuna bak. Bak.
Merhaba!
Annesinin sesini duyduğu zaman suratına bak.
Çok şaşırmış gibi.
Büyülenmiş gibi.
Bu suratı hiç görmemiştim.
Lütfen yatağa gel.
Ona sarılmak istemiyor musun?
Sigorta şirketimiz
koklear implantlarını iki yaşına kadar karşılamıyor,
o zaman da çok geç oluyor.
İyi ki telif ödemeleri var.
Aday olabilir mi bilmiyoruz.
Çocuğun müzikle ilgilenmesini istediğini biliyorum.
Ve bu hâlâ mümkün.
Bugünkü teknoloji çok iyi.
Bazen insanlar çocuğun sağır olduğunu anlamıyor bile.
Tamam.
Sen iyisin.
Hadi yatalım aşkım.
Merhaba!
Buralardaydım. Bebeği görmek istersin diye düşündüm.
Ve sütüm var mı dedin?
Evet. İçeri gel, gel.
Çok büyümüş! Ve çok güzel!
Evet, kilo da alıyor.
Her şey yolunda. Boy olarak yüzde 96'lık persentilde.
Belki manken olur.
Veya kürekçi.
Voleybolcu.
Ne oldu?
Oturabilir miyim?
O sağır.
Emin misin?
Evet.
Çok tuhaf. Benim yüzümden değil ya?
Hayır, hayır, hayır! Tabii ki hayır.
Büyük teyzem Margo sağırdı, belki genetiktir.
Ve gördüğün gibi, harika bir bebek!
Tamam. Peki Max ne hissediyor?
O kadar iyi değil.
No comments yet. Be the first to leave one.