The Craft: Legacy

The Craft: Legacy

Λήψη Turkish Υπότιτλων

Πληροφορίες έκδοσης

The Craft Legacy 2020 720p BluRay DD5 1 x264-LoRD
Ένα Σχόλιο από sub.Trader
If you are from Malta contact me sub.trader(at)yahoo.com

Ετικέτες

BluRay
x264
720p
720
Δημοσιεύτηκε στις: 2021-01-06
Λήψεις: 42
Για Άτομα με Προβλήματα Ακοής: No

Προεπισκόπηση υποτίτλων Turkish

Οι πρώτες 200 γραμμές.

-Zamanı geldi. -Pekala.

-Bu sefer içimde iyi bir his var. -Üç cadı harikayız.

Neden dördüncü olmadan deneyip duruyoruz?

Yine başladı.

-Ne? İki yıl oldu. -Belki dördüncüye gerek yoktur.

Dördüncü gerekli.

-Her hilal bir element. İşte. -Tamam.

Kuzey, güney, doğu, batı.

Zamanı durdurmak istiyorum.

Dördüncü olsa da zamanı durduramazdık.

-Masanın üstünde Frankie. -Dur yoksa bir şeyleri yakacaksın.

-Yandı bile. -Tamam.

Bu tabağı seviyorum.

-Tamam. -Söndürme.

-Mecburum. Ritüele başlayacağız. -Tüy.

Frankie, dikkat et. Hep bir şeyleri yakıyorsun.

-Bu kez değil. -Hazır mısınız cadılar?

Geceye ışığın düşerken ve okyanuslar çekimini hissederken...

...baştan sona, seninle büyümeye niyet ediyorum.

Kuzeyin ruhlarını çağırıyorum...

...toprağın, gövdenin, çamurun ruhu.

Kutlu olsun.

Doğunun ruhlarını çağırıyorum, havanın ruhu...

...yeni başlangıçların ruhu, nefesin ruhu.

Kutlu olsun.

Güneyin ruhlarını çağırıyorum, ateşin ve iradenin ruhu, ısının ruhu.

Kutlu olsun.

Tabby, kuzeyin ruhlarını çağırmamış gibi yapıp...

...batının ruhlarını çağırır mısın?

Ne? Hayır. Bu saçma. Ben kendi kısmımı yaptım.

Ama birinin yapması gerekiyor. Yoksa işe yaramaz.

Dürüst olmak gerekirse...

...batının ruhları bir süredir işleri karıştırıyor.

Neden şimdilik bir kenara bırakmıyoruz?

Haklı. Hem zaten doğuyla başlıyor.

-Doğu, güney, batı... -Tamam.

İşte bu yüzden sadece basit büyüler yapabiliyoruz. Hiç dördüncü olmadı.

Kaç kere telepatik bağlantı kurmayı denedik?

Aman Tanrım!

Telepatik bağlantıya takmışsın!

Kitabı okuyun.

"Dört köşe bir araya geldiğinde...

...mühürlensin ve tamamlansın."

Dur, dur, dur.

-Vay be! -Vay be!

-Senin şarkın. Evet, başlıyoruz. -Evet!

Vay be! Sözleri biliyorsun.

Üzgünüm.

Bebeğim.

Hayır, hayır, hayır. Ağlayabilirsin.

Tamam, kendini tutma.

Canım, ben...

Anlıyorum. Bu...

Bu garip değil mi?

Çok farklı duygular hissediyoruz.

Ölüyorum. Evet, oraya gidince makyajımı tazelemen gerekecek.

-Tamam. -Bu...

-Hallederim. -Tamam.

-Ama... -Sesini aç lütfen.

-Kaşlarım nasıl? -Harika görünüyor.

Tamam.

Tamam.

-Çok güzelsin. -Aman Tanrım.

Öylesin.

Tamam. Öyleyim.

-Hazır mısın? -Gerginim.

-Evet. Evet. -Tamam.

Tamam. Kahretsin.

Pekala, hadi gidelim.

Tamam.

Tamam.

Merhaba.

-Merhaba. -Hey.

-Merhaba. -Sağ salim geldiniz.

Evet... Tanrım.

Burada bir parçanı daha mı görüyorum? Merhaba Lily.

Sonunda gelebildin.

Seni tekrar görmek güzel.

Geçen sefer senin sahandaydık, şimdi benim üstünlüğüm var.

Bu bir spor metaforu.

-Metafor, benzetme. -Evet, anladım.

-Evet, anladım. -Baba şakası. Benim hatam.

-Güzel kamera. -Sağ ol.

-Öyle, değil mi? -Hadi fotoğraf çekelim.

-Ne dersin? Anı olarak. -Harika bir fikir.

-Evet. Alabilir miyim? -Tamam.

-Özçekim için uygun değil ama al. -Tamam. Nasıl...

-Sadece... -Vay canına, analog.

Anladım. Eski tarz.

Hazır mısınız?

Pekala. Gel, çocuklarla tanış.

-Tanışmak için heyecanlılar. -Evet.

Sanırım banyo bile yaptılar.

Tamam.

-Bu Isaiah. -Hey.

-Jacob. -Selam.

Ve Abe.

Merhaba.

-Ne oluyor? -Hey, Lily'ye iyi yeri verin.

Kay kenara. Kay.

-Isaiah, kenara kay! -Kesin şunu, hey!

Çekil.

Sakin olun.

Küçük bir kuş, naneli sevdiğini söyledi.

-Teşekkürler. -Öyle değil mi küçük kuş?

Benim güzel, küçük kuşum.

Bu çok iğrenç baba.

-Hey. -Hey.

Güzel oda.

İyi misin?

Evet.

Okul konusunda ne hissediyorsun?

Heyecanlı mısın? Yeni arkadaşların olabilir.

Bu, eski arkadaşlarım olduğu anlamına geliyor.

Nereye gidersen git "p-herifler" olacak.

Anne. Bu hoş değil.

-Üzgünüm. -Pislik herif demelisin.

Pislik herif mi? Ben piç herif demek istemiştim.

Pekala. Sana hep söylediğim şeyi hatırla.

Farklılığın, gücündür.

-Tamam, neyse, ben gidip yerleşeceğim. -Tamam.

-Seni seviyorum. -Seni seviyorum.

Hey. Teşekkür ederim. Bütün bunları...

-Anne. -...böyle iyi karşıladığın için.

-Hızlı olduğunu biliyorum. -Anne, seni yargılamıyorum.

Uzun süredir biriyle böyle bağ kurmamıştım.

Tanrım, bu çok iyi geliyor, bilirsin, yani böyle birinin olması...

Anlıyorum.

-Tamam bebeğim, biraz dinlen. -Tamam.

-Seni seviyorum. -Seni seviyorum.

-Seni seviyorum, seviyorum. -Seni seviyorum.

Naber?

Güzel ayakkabılar.

Sağ ol ahbap.

İlk günün iyi geçsin.

Sağ ol.

Ah ben, kafese kapatılan kuşun neden öttüğünü biliyorum,

Kanadı morarmış ve göğsü ağrırken...

Kafesi aşıp özgür olabilirken,

Kalbinin derinliklerinden bir dua gönderir,

Cennet'e doğru kanat çırpmak için dua eder...

Kafesteki kuşun neden öttüğünü biliyorum!

Tamam, bu hafta, Maya Angelou'nun çığır açan otobiyografisinin...

...ilk dört bölümünü okuyacağız.

Eserin ismi...

Tanrım, gördünüz mü?

-Timmy. -Üzgünüm.

-Tamam, neler oluyor? -Hey.

Merhaba. Sanırım bir şey düşürdün.

Aman Tanrım.

-Bu çok iğrenç. -Sakin olabilir miyiz lütfen?

Hadi.

-Jacob. -Olay yeri filan gibi.

-Hey, hey. -Tamam, yeter artık. Sakin olun.

Merhaba?

Galiba içeride.

Merhaba?

Dinle, bu herkesin başına gelir. Timmy pisliğin tekidir.

Cidden, onun yüzünden ağlamana değmez. Yani, yalnız değilsin.

Hepimizi ağlatmıştır.

Ayrıca kızım, akıntın çok yoğun ve bu kutlanacak bir şey.

-Frankie. Frankie, dostum. -Ne? Sadece söyledim.

Aybaşı zamanı.

Sana şort getirdik.

Sporda giydim, biraz terli ama sana uyar.

Tamam. Tamam, kapının altından atıyorum.

Teşekkürler.

İstersen bizimle oturabilirsin.

Zaten kimse bizimle oturmak istemiyor.

Sağ olun çocuklar.

-Aman Tanrım, o sana mı baktı? -Sakin ol kızım.

Frankie, beşinci sınıftan beri Jacob'a aşık.

Ne?

Hayır, hayır. Hayır.

-Hayır. -Kardeşim sayılır.

-Ne dedin? -Üvey kardeşim.

Ya da üvey kardeşim olacak.

Üzgünüm, sancılarım çok kötü.

-Benim de oluyor. -Aynen.

Benim olmuyor ama üzüldüm.

Ne?

Hey, bu hafta okuldan sonra takılalım.

-Evet. -Evet.

Tamam.

Anne?

Merhaba?

Adam Harrison erkeklik krizinin kökenine iniyor.

KUTSAL ERKEKLİK ADAM HARRISON

Çık dışarı!

Tanrım!

-İster misin? -Tabii.

-Anne! -Kendimi kontrol edemediğimi biliyorsun.

Çok güzel. Tamam, tamam.

Dans hareketlerini göster.

Aman Tanrım.

Bu çok hoş.

Hey.

Bunlar ne?

Yeni okulun için bazı evraklar gerekli ama beni bilirsin.

Bütün önemli şeyleri ayakkabı kutusuna koyuyorum ama bulmak zorlaşıyor.

Σχόλια

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left