Οι πρώτες 200 γραμμές.
BİR DAİEİ LTD. ŞTİ. YAPIMI
~ ZATOİCHİ İLE SATRANÇ USTASI ~
Yapım: HİSASHİ OKUDA
Hikâye: KAN SHİMOZAWA Senaryo: DAİSUKE İTO
Sinematograf: CHİKASHİ MAKİURA
Sanat Yönetmeni: AKİRA NAİTO
Müzik: AKİRA İFUKUBE
Editör: KANJİ SUGANUMA
Oyuncular:
SHİNTARO KATSU
MİKİO NARİTA, CHİZURU HAYASHİ
KANEKO İWASAKİ
GAKU YAMAMOTO, TARO MARUİ
RYUTARO GOMİ
ROKKO TOURA, FUJİO SUGA
JUTARO HOJO
TAKUYA FUJİOKA, SABURO DATE
İCHİRO YAMAMOTO
TATSUO ENDO, KEİKO KOYANAGİ
KANAE KOBAYASHİ, NAOKO FUJİYAMA
Yönetmen: KENJİ MİSUMİ
Çeviri: hymaster
Bakar mısınız?
Sandalcı!
Miura'ya yolculuk ne kadar?
Ne kadar mı?
Tabelada ne yazıyorsa o kadar.
Ben aslında fiziksel engellilere
indiriminiz var mıydı, onu merak etmiştim.
Neden senin gibi sağlam adama indirim yapalım ki?
Fiziksel engellilere yardımcı olmuyorsunuz.
Vicdanınız hiç sızlamıyor mu acaba?
Kurallar böyle.
İşine gelmediyse binme.
Milleti bekletiyorsun. Biraz acele et!
Engellilere hoşgörülü davranmadığınız için
kader fırtınayla karşılık verip
teknenizi batırırsa hiç şaşırmayın!
Dikkat et!
Teşekkürler. Ucuz kurtuldum.
Çok teşekkür ederim.
Size minnettarım bayım.
İyi insanların nesli tükenmemiş.
Herkesten özür diliyorum.
Şuna yardım edin de binsin.
Çok minnettarım.
Herkes binsin!
Herkes binsin!
Durun, beni de bekleyin!
Hay aksi!
Son anda kaçırdık.
Miura Seferi beş günde bir buradan kalkıyormuş.
Acaba dört gün burada mı beklesek, yoksa karadan mı gitsek?
İno!
Sen Tane'yi görmüş müydün?
Sana onu görmediğimi söylemiştim.
Benim gördüğüm onun hasır şapkasıydı, Chikura'daki hanın penceresine asmış.
Yazıhaneye de sordum, bana çıktığını söylediler.
Tateyama'dan Miura'ya giden tekneye bineceğini söyledi.
Diyelim ki o Tane idi.
Onu daha ne kadar takip edeceğiz ki?
Sen ne dersin?
Baksana, geç kaldık!
Hoş olmadı, hiç hoş olmadı.
Yazık oldu.
Acaba sonraki sefer ne zaman?
Dört gün mü?
Uraga'ya da gidebilirsiniz. Ne dersiniz?
– Hakone'ye. – Kaplıcalara mı?
Öyleyse
kara üzerinden Edo'ya gidip Tokaido'dan ana yola çıkarsınız.
Yolu uzatmış olursunuz ama en azından beklemenize gerek kalmaz.
– Sen ne dersin? – Bence de iyi fikir.
Burada fırtına koparsa
beş günlük bekleyiş, olur on gün.
Herkes hazır mı?
Mümkünse oyuna ben de katılmak istiyorum.
Zarcılığı bana bırakırsanız çok memnun olurum.
Misafir zarcınız olayım.
İdare edebileceğinden emin misin?
Gördüğünüz gibi
benim öyle eğlencelerde pek gözüm yoktur .
Gözün mü yok? Çok komiksin.
Ama kupadaki zarları iyi görürüm.
Ne dersiniz?
Neler yapabileceğimi görmek ister misiniz?
Görelim, bakalım. Kupa sende olsun.
Çok teşekkür ederim.
İşte, buyur.
Bakın millet, biliyorsunuz ben körüm.
Sakarlık edersem görmezden gelin.
Herkes hazır mı?
Evet, bahisleri alalım.
Şuna bak hele! Kupayı çok güzel idare ediyormuşsun.
Pekâlâ, ben "çift" diyorum.
– Çift! – Tek!
Şimdi kim, ne kadar bahse yatırdı?
175 mon çift için, 50 mon da tek için.
Hepinizden bu kadarcık mı çıktı?
Peki, madem öyle.
Ne gelmiş?
3-6, tek.
Al bakalım. Başlangıç olarak 125 mon kazandın.
Sahiden de kupada ne olduğunu görüyormuşsun.
– Öyleyse devam edelim mi? – Devam, devam!
Pekâlâ, herkes hazır mı?
Evet, bahisleri alalım.
Acaba sen bunun üzerine bahse girmek istediğine emin misin?
Evet, kesinlikle. Bahisleri alalım.
Haydi, bahisleri alalım.
Eğlenceli görünüyor. Galiba ben de gireceğim.
Ben "çift" diyorum.
Çift.
Ne? Herkes "çift" mi diyor?
"Tek" diyen yok mu hiç?
Kimse "tek" demiyor.
300, 215, 210, 200, 250 ve 150 mon. Hepsi çifte yatırıldı.
Yani ortada toplam 1 kan¹ 325 mon var.
Şimdi bahis harbiden yüksek oldu.
Güzel oldu.
Ne gelmiş?
5-1, çift.
"Çift" mi demiştiniz?
Hiç şüphe yok.
Çift gelmesi inanılır gibi değil.
Galiba artık zarları göremiyorum.
Çift geldi demek.
Ben 300 mon vermiştim.
600 mon almam lazım.
– Ben de 200 mon vermiştim. – Sakin olun, herkes kazandığını alacak.
Ne âlemdesin? İflas bayrağını çektin mi?
Hayır, hayır, daha var.
Durun biraz.
İşte burada.
Vay canına! 25 ryo!
Lütfen şimdi herkes kesenin ağzını biraz daha açsın.
Al, sana zarlar.
Al, sana kupa.
Herkes hazır mı? Başlıyoruz.
Evet, bahisleri alalım. Geri çekilmenize gerek yok.
Pekâlâ, bu kez tüm paramı yatıracağım.
– Çift. – Ben de "çift" diyorum.
– Çift. – Pekâlâ, çift.
Çifte 300.
Acaba herkes yine "çift" mi diyor?
Neden kimse "tek" demiyor?
Herkes aynı deliği tıkadığına göre
rüzgâr ın geleceği yön belli olsa gerek.
Rüzgâr yüzünden mi dersin?
Peki, bir yanlışlık olmadığından emin olduğunuza göre
ne gelmiş, bir bakalım...
Sizi gidi yaramazlar! Kolumun altından ne zaman düştünüz?
– Dur, ne yapıyor?.. – Ne gelmiş?
Tek mi, çift mi?
Yani tek mi?
Demek ki zarlar rüzgârdan falan etkilenmemiş.
Bu durumda ortadaki tüm para benim olur. Çok teşekkür ederim.
Dur bakalım, dur, dur biraz!
– Bir sorun mu var? – Bu işte bir bityeniği var.
Zarlar tek geldiğine göre ben kazandım demektir.
Ya kolundaki zarlara ne demeli?
Onlar hâlâ yerinde duruyor.
Bizi dolandırdın, uyanık herif!
Ben mi?
Bakın, millet, bu adam hile yapma konusunda çok usta!
"Kolumun altından düştü" palavrasıyla sıyrılabileceğini mi sandın?
Zarları bile bile kupanın dışına attın.
Bu üçkâğıtçı dört zarla oynayarak bizi ağına düşürdü.
Biraz durun bakalım.
Yoksa siz bana
kupanın dışındaki zarlara mı oynadığınızı ima ediyorsunuz?
Bir düşünün, öyle oynasaydık bu oyun neye benzerdi?
Zar oyununda kural gereği
kupanın altındaki zarlara oynanır.
Öyle değil mi?
Yaptığın her şey bizi kandırmak içindi.
Şerefsiz!
Yoksa asıl maksadınız
körlüğümden istifade etmek miydi?
Bakın ablacığım,
münasip bir yerinizde gömü sakladığınızı düşünüyorum.
Şerefsiz!
Madem kaybettiğiniz paralara bu kadar düşkünsünüz,
öyleyse bankanızdan faiz karşılığı olarak bu tür gösteriler umabilirsiniz.
Kör kardeş!
Tek başına çok güzel idare ediyorsun.
Görenlerin sürekli olarak körlüğümden istifade etmeye çalışmaları
beni derinden yaralıyor.
Yanılmıyorsam sen
tam ayağım kayıp suya düşecekken
beni kurtaran o düşünceli samuray sın.
Ne yazık ki o unvana layık olmayan biriyim.
Japon Satrancı² mı oynuyorsun?
İtiraf etmeliyim,
ben de satranca bayılırım.
Benimle maça var mısın?
Olur.
Harika, teşekkürler.
Söyle bakalım kör kardeş, sana ne diye seslenirler?
"İchi" diye seslenirler.
No comments yet. Be the first to leave one.