Pride & Prejudice

Pride & Prejudice

Download Turkish Untertitel

Release Info

Pride & Prejudice 2005 1080p BluRay REMUX VC-1 DTS-HD MA 5 1-EPSiLON
Ein Kommentar von 1seeone
NetRip NF

Tags

BluRay
1080
TS
HD
REMUX
Veröffentlicht am: 2023-07-22
Downloads: 134
Hörgeschädigt: No

Turkish Untertitel-Vorschau

Die ersten 200 Zeilen.

Lydia! Kitty!

Sevgili Bay Bennet, duydunuz mu?

Netherfield Parkı sonunda kiralanmış. Kim tutmuş merak etmiyor musunuz?

Söylemek istiyorsunuz hayatım, merak etmesem de söyleyeceksiniz.

Kitty, sana kapıyı dinlememeni söylemiştim.

Kuzeyden, Bay Bingley diye biri gelmiş.

- Senede 5.000! - Gerçekten mi?

- Bekârmış! - Kim bekârmış?

Bay Bingley diye biri. Kitty!

Bu onları neden ilgilendiriyor?

Bay Bennet, neden bu kadar yorucusunuz?

Kızlardan biriyle evlenmesi gerekiyor.

Buraya yerleşme sebebi bu mu?

Hemen gidip onu ziyaret etmelisiniz.

Aman Tanrım. İnsanlar.

Bildiğiniz gibi, gitmezseniz, biz de gidemeyiz Bay Bennet.

- Dinliyor musunuz? Asla dinlemezsiniz. - Gitmelisin baba! Hemen!

Gerek yok. Gittim bile.

- Gittiniz mi? - Ne zaman?

Bay Bennet, neden benimle dalga geçiyorsunuz?

Zavallı sinirlerime merhametiniz yok mu?

Yanılıyorsun, tatlım. Onlara sonsuz saygı duyuyorum.

Onlar yirmi senedir bana devamlı eşlik ettiler.

Baba!

- Sevimli mi? - Kim?

- Yakışıklı mı? - Kim?

Kesin öyledir.

Senede 5.000'le, siğilleri olsa bile fark etmez.

Kimin siğili var?

Hangi kızı seçerse seçsin, evlenmesine razı olacağım.

Yarın baloya gelecek mi baba?

Öyle sanıyorum.

- Bay Bennet! - Noktalı tülbendini almam lazım!

- Yeşil terliklerimi veririm. - Onlar benimdi.

- Bir hafta çamaşırını yıkarım. - Yeni şapkanı dikerim.

İki hafta çamaşırını yıkarım.

Aynı değil!

Nefes alamıyorum.

Galiba parmaklarımdan biri koptu.

Gecenin sonunda bütün erkekler sana âşık olmazsa

ben güzellikten anlamıyorum demektir.

- Ya da erkeklerden anlamıyorsundur. - Onları değerlendirmek çok kolay.

Hepsi kötü değildir.

Sınırlı tecrübelerime göre hepsi birer şapşal.

Bir gün karşına birisi çıkacak

ve ağzından çıkanlara dikkat etmen gerekecek.

Gelmenize sevindik.

Boyalı tavus kuşlarının hangisi Bay Bingley?

Sağdaki. Solundaki de kız kardeşi.

- Şu çok bilmiş adam kim? - O, onun yakın arkadaşı Bay Darcy.

- Sefil görünüyor, zavallı. - Zavallı olabilir ama hiç sefil değil.

Söyle.

Senede 10.000 kazanıyor ayrıca Derbyshire'in yarısı onun.

Zavallı yarısı.

Bay Bennet, onu hemen kızlarla tanıştırmalısınız.

Bay Bingley'e gülümse. Gülümse.

Mary.

Bay Bingley, büyük kızımı tanıyorsunuz.

Bayan Bennet, Bayan Jane Bennet, Elizabeth ve Bayan Mary Bennet.

Memnun olduk. İki kızım daha var ama onlar dans ediyorlar.

Sizinle tanışmak benim için bir şeref.

Ve Derbyshire, Pemberley'den Bay Darcy'yi takdim etmek istiyorum.

Hertfordshire'i beğendiniz mi Bay Bingley?

Çok beğendim.

Netherfield'deki kütüphane en iyilerden biriymiş.

Evet. Suçluluk duyuyorum. Çok okuyan biri değilim. Dışarıda olmayı tercih ederim.

Elbette, okumayı biliyorum.

Ve dışarıda kitap okunmaz demek istemedim tabii ki.

Ben de daha çok okumak isterdim, ama yapacak o kadar çok şey var ki...

Evet, ben de bunu demek istemiştim.

Anne! Şimdi söyleyeceklerimize inanamayacaksın.

- Söyleyin! - Rahibe olacakmış.

- Alay geliyor! - Askerler mi?

Bütün kış burada üs kuracaklarmış.

- Askerler mi? - Hem de yüzlercesi.

Bakın. Jane, Bay Bingley'yle dans ediyor.

Bay Bennet.

- Dans eder misiniz, Bay Darcy? - Mecbur kalmadıkça hayır.

Beni görmeye geldiğini bilmiyordum. Ne oldu?

Grosvenor Square'den çok uzaktayız, değil mi, Bay Darcy?

Hiç bu kadar çok güzel kız görmemiştim.

Odadaki tek güzel kızla dans ediyordun.

Bugüne kadar gördüğüm en güzel yaratık.

- Ama kardeşi Elizabeth de hoş. - Sıradan bir kız.

Beni cezbedecek kadar güzel değil. Git onun tebessümlerinin tadını çıkar.

Benimle vakit kaybediyorsun.

Şükretmelisin Lizzie. Seni beğendiyse onunla konuşman gerek.

Aynen öyle.

Derbyshire'ın bırak zavallı yarısını,

tamamı için bile onunla dans etmem.

Bekleyin!

- Çok keyif aldım, Bayan Lucas. - Ne güzel dans ediyorsunuz Bay Bingley.

Dans etmekten hiç böyle keyif almamıştım.

Kızım Jane muhteşem bir dansçı değil mi?

Kesinlikle öyle.

Arkadaşınız Bayan Lucas çok eğlenceli bir genç hanım.

Evet, ona hayranım.

- Biraz daha güzel olmaması ne yazık. - Anne!

Ama Lizzie sade olduğunu asla kabul etmez.

Tabii ki kızım Jane, şehrin en güzel kızı olarak biliniyor.

Anne lütfen!

15 yaşındayken bir beyefendi ona deli gibi âşık olmuştu,

ona teklifte bulunacağından emindim.

Ancak, ona birkaç güzel mısra yazdı.

Böylece o konu kapandı.

Şiirin aşkı yok edecek gücü olduğunu kim keşfetti acaba?

- Şiir aşkın gıdasıdır sanırdım. - Güzel ve sağlam bir aşksa.

Ama sadece basit bir özentilikse, tek bir sone aşkı öldürebilir.

Peki, bağlılığı güçlendirmek için siz ne öneriyorsunuz?

Dans etmeyi. Eşiniz sıradan biri bile olsa.

Bay Bingley tam da genç bir erkeğin olması gerektiği gibi biri.

- Mantıklı, esprili... - Yakışıklı, yeterince zengin...

Evlilikte para mevzu olmamalı.

Gerçekten âşık olmazsam evlenmem.

- Bu yüzden evde kalacağım. - Sence benden hoşlandı mı?

Jane, gecenin çoğunda seninle dans etti, kalan kısmında sana baktı.

Ondan hoşlanabilirsin. Daha salaklardan hoşlandın.

Genel olarak insanlardan hoşlanma eğilimin var.

Senin gözünde bütün dünya iyi.

Arkadaşı öyle değil. Hakkında söylediklerine inanamıyorum.

Bay Darcy mi?

Beni kırmasaydı kibirliliğini daha kolay affederdim.

Ama fark etmez. Bir daha onunla konuşacağım şüpheli.

- Bütün gece Bayan Lucas'la dans etti. - Hepimiz oradaydık canım.

Zavallı. Daha güzel olmaması çok yazık.

Kız evde kalacak.

Dördüncü dansı Bayan King'le yaptı,

beşincisi ise yine Jane'leydi.

Biraz şefkatli olsaydı bileğini burkardı.

Bay Bennet, sizi duyan da

kızlarımız büyük bir mirasa konacak sanacak.

Siz ölünce, ki bu yakında olabilir,

ne başlarını sokacak bir çatıları ne de bir kuruş paraları olacak.

- Lütfen, saat sabahın onu. - Bayan Bennet'a mektup var madam.

Netherfield Hall'dan.

Şükürler olsun. Kurtulduk!

Acele et Jane. Ne mutlu bir gün!

Caroline Bingley'den gelmiş.

Beni akşam yemeğine davet ediyor.

- Ağabeyi dışarıda yiyecekmiş. - Dışarıda mı yiyecekmiş?

- Arabayı alabilir miyim? - Bakayım.

- Yürümek için çok uzak anne. - Dışarıda yemesi kesinlikle çok anlamsız.

Anne, Jane arabayı alabilir mi?

Kesinlikle olmaz. At sırtında gidecek.

At sırtında mı?

Lizzie.

Aynen tahmin ettiğim gibi, gece orada kalmak zorunda kalacak.

Çöpçatanlık sanatındaki yeteneklerin

gerçekten inanılmaz.

Ama yağmurun yağmasını senin sağladığını düşünmüyorum.

"İyileşene kadar eve dönmemi beklemeyin.

Şişmiş boğazım, ateşim ve baş ağrılarımdan başka sorunum yok."

Saçmalık bu.

Jane ölürse, Bay Bingley'nin peşinden gittiğini bilmek teselli olacak.

İnsanlar soğuk algınlığından ölmez.

Ama böyle bir annesi olduğu için utancından telef olabilir.

Hemen Netherfield'e gitmeliyim.

Leydi Bathurst balo salonunu Fransız stili dekore edecekmiş.

Hiç vatansever değil, öyle değil mi?

Bayan Elizabeth Bennet.

Aman Tanrım, Bayan Elizabeth buraya kadar yürüdünüz mü?

Evet.

- Çok özür dilerim. Kız kardeşim nasıl? - O yukarıda.

Teşekkürler.

Tanrım, eteğini gördün mü? On santimetre kadar çamura batmış.

Orta çağdan kalmış gibi görünüyordu.

Onlara çok zahmet oluyorum. Bana çok iyi davranıyorlar.

Burada olmana annem mi, Bay Bingley mi daha çok seviniyor bilemiyorum.

Kardeşime iyi baktığınız için teşekkürler.

Burada, evde olacağından çok daha rahat.

Çok memnun oldum.

Yani elbette hasta olmasına memnun olmadım.

Burada hasta olduğu için çok memnun oldum.

Domuzumuz ünlü olmayacak.

Siyah ama Norwich'in akıllı domuzuyla bir akrabalığı yok.

- O domuz... - Bay Bennet.

Her şey planlandığı gibi. Ona âşık olmak üzere.

- Kim, tatlım? - Bay Bingley.

Jane'in parasının olmaması umurunda değil.

Onda ikisine yetecek kadar var.

- Onlarla nasıl tanışırım? - Kolay!

Beni bekleyin!

Yere bir şey düşür. Onlar alırlar. Böylece tanışırsınız.

Askerler!

- Ne kadar hızlı yazıyorsunuz Bay Darcy. - Yanılıyorsunuz. Yavaş yazıyorum.

Kaç tane daha mektup yazmak zorundasınız Bay Darcy?

İş mektupları. Bence çok iğrençler.

Öyleyse bunları ben yazdığım için şanslıyız.

Kardeşinize onu görmek istediğimi söyleyin.

- Ona bir kez söyledim zaten. - Ona hayranım.

Yaptığı güzel masa tasarımını görünce kendimden geçtim.

Umarım kendinizden geçmenizi ertelememe izin verirsiniz.

Şu anda bunlara ayıracak vaktim yok.

Siz genç hanımlar ne kadar kusursuzsunuz.

- Ne demek istiyorsun Charles? - Masa boyuyorsunuz, piyano çalıyor

ve nakış işliyorsunuz.

Hiç insanların bir kadın için kusursuz dediğini duymadım.

Kelime fazla özgürce kullanılıyor.

Gerçekten kusursuz olan kadınların sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Bence de.

Kommentare

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left