Four Lions

Four Lions

Download Turkish undertekster

Udgivelsesinfo

Four Lions 2010 (1080p Bluray x265 HEVC 10bit AAC 5 1 Tigole) [UTR]
En kommentar af razorblade
Tigole HEVC Release

Tags

BluRay
1080
x265
HEVC
Udgivet den: 2018-02-23
Downloads: 63
Hørehæmmede: No

Forhåndsvisning af Turkish undertekster

De første 200 linjer.

Evet?

Hayır, söyleyeceklerinin ciddiyetine yaraşır şekilde otur.

Hayır, Waj, aptalca davranma.

Çünkü kameranın şarjı azalıyor. Otur...

Kim aptalca davranıyor, Barry? Aptalca falan davranmıyorum.

- O şekilde oturamazsın. - Oturuşunda ne sorun var ki, Barry?

Gel bir bak. Çok uygunsuz.

Ortada oturuşla ilgili herhangi bir uygunsuzluk yok.

- Sen değil! - Bir bakayım.

Hayır! Cidden, neye bakıyorsun?

Orada bir şey yok ki.

Hayır, bir şey yok. Git yerine otur.

- Nasıl göründüğüne bakamazsın, avanak! - Görüntüyü kaydettiğini sandım.

Tamam, otur, otur.

- Faisal, bas git. - Hazırım, hazırım.

Waj, sakin bir yüz ifadesine bürün.

Söyleyeceklerine odaklan. Bu şekilde devam et.

- Şarj bitmeden yapalım şu işi. - Bir, iki...

Üç... Kayıt!

Sizi, imansız kafir şerefsizler.

- Sizleri fırında kuru fasulye... - Hayır, hayır, hayır.

- Ne var? - O silah da ne?

- Tıpkısının aynısı, ahbap. - Ne için? Action Man için mi?

Çakma AK-47.

- Bu çok ufak, ahbap. - O kadar da ufak değil, kardeşim.

- Ellerimden öyle görünüyor. - Waj...

Ellerim çok iri.

Konuşmayı elindeki silahla yapamaz.

Kapa çeneni, Barry. Onsuz dene, bizim oğlan, devam et.

İnan bana, silah çok ufak.

Kameraya yakın tutabilirim. Daha büyük görünecektir.

- Ne? - Daha büyük görünür.

- Evet. - Şimdi devam et.

Sizi, imansız kafir şerefsizler.

Hayır, hayır, hayır! Cidden aptalca.

Bunlar montajlanacak. Bilirsin, aptalca hatalar.

- İyi görünüyorsun. - Bugün uyanış günü.

Bugün, emperyalist batı kültürünün...

...gerçek yüzünü görmeniz için iyi bir fırsat.

McDonald's'ın kapitalist kilisesindeki...

...yüzeysel maddeciliğin sonu geldi.

Melun aptallar.

Sadece "Big Mac" var sanıyorsunuz, şeyden bihaber şekilde...

Hepten melun aptallar.

Chicken Cottage'ye gidebilirsiniz, tamamen helal...

...ve sudan ucuz kovası 6.99 sterlin.

- Neden bahsediyorsun? - Chicken Cottage'dan bahsediyorum.

- Söylemediği bir yer var. - Sayılarla aran iyi, baba.

Kutuyu çıkar.

Yüzümü gösteremem, çünkü bu bir görüntü olur.

Ve görüntüye izin yok.

Bakın ne diyeceğim? Hepsi özürlü.

Kutuyu çıkar.

Kampta da bunu yaparsa, ne yaparım?

Faisal amcan Pakistan'a gitmeye hazır mı?

Kafanda kutuyla cihat videosu çekemezsin.

İmkânı yok.

Hafta sonu 23 km, cumartesi sabahı 6 km koştum.

Hafif bir şeyler atıştırdım: mısır patlağı ve orta boy elma.

Yemekten hemen sonra olduğu için öğleden sonra 5 km koştum.

Pazar günü de aynı şekilde.

Öğleden sonra olmasına rağmen fırında pişmiş et yediğimden...

...sadece 4 km koştum.

Daha da koşardım, zira koşuya biraz dengesiz başladım.

Sağ bacağım sakat değil, sol bacağım çok güçlü.

Kanımca sol bacağım koşu olayında daha istekli.

Sağ bacak kemiğim tembel.

Öylece durup, solun kendisini çekmesini bekliyor.

Farkına varmadan, yalpalayarak koşuyorsun.

Ayağımı yere vurup, ona patronun kim olduğunu göstereceğim.

Ne demek istediğimi anlıyor musun?

Bacaklarına nasıl hükmedeceğini bileceksin, tamam mı?

- Yarın izin almalıyım. - Ne?

Yarın ve ertesi iki hafta çalışmamam gerek.

Tanrım, iş konusunda ciddi olduğunu sanmıştım, Omar.

Bir düğün için Pakistan'a gitmeliyim.

Kendine 5 yıl içinde nerede olacağını sormalısın.

- Bu acil bir durum. - Ne yani, acil bir düğün mü?

- Silah zoruyla evlilik gibi mi? - Evet, silah zoruyla evlilik gibi.

Doğru.

Mesai listesine bakmalıyım.

Şarjın bitse bile, federaller telefonunun izini sürebiliyor.

Gerçekten mi?

Gerçekten. Seni yeraltında da görebiliyorlar.

Orada olmasan da görebiliyorlar mı?

- Orası dediğin yer neresi? - Bilmiyorum.

Seni her yerde görebilirler, Waj.

Bizi kameralar aracılığıyla mı izliyorlar?

- Evet, uydudan. - Ama...

Babam kameraya çıkmamam gerektiğini söylemişti. Bu harammış.

Faisal sana saygım sonsuz ama baban gazete yiyen biri.

- Artık güveye terfi etti. - Aynen öyle, kardeşim.

Bak, federallerin sizi izlemesine son vermenin basit bir yolu var.

SIM kartınızı yiyin. SIM kartınızı yerinden çıkarın.

Sim kartınızı çıkarın ve... Tamam mı?

- Benimkini pişirebilir miyim? - Hayır. Çiğ yemelisin, aynen böyle.

Çok iyi beyler.

Selam, beyler.

Ve Aleyküm selam.

- Tamam. - SIM kartlarımızı yiyoruz.

- İzlenmekten kurtulduk. - İçindeyken bile çalışıyor, Barry.

Karnındayken bile seni takip edebilirler.

Pakistan'da pek işe yaramaz.

- Ne? - Pakistan'da.

Çağrı cevaplandı, kardeşim.

- Ne çağrısı? - Eğitim kampı.

Terfi ediyoruz. Gidiyoruz.

Neden ben değil de sen çağrıldın?

En son kontrol ettiğimde Pakistan'da bir amcan yoktu.

Folkstone'da yaşayan bir amcan var. Orada eğitim kampı var mı?

Neden eğitim kampına ihtiyacımız var ki? Bizler eğitimli kişileriz.

Bir dağın başında fünye yerleştirme zırvalığını dinleyerek...

...avarelik etmemize hiç gerek yok.

Ne zaman gideceğimizi söyleyecek pis bir Pakistanlıya ihtiyacımız yok.

Haklısın, Barry. İstediğimiz yere gidebiliriz.

Aynen öyle. Kafamızın estiği zaman, kardeşim.

Evet, tabi üzgün, yalnız ve aptal bir 'yağmurluk çetesi'...

...elemanı olmak istiyorsan, o ayrı.

Ne demek istiyorsun?

Demek istediğim şey, ya Cuma günü bir tuvalette bağırsaklarındaki...

...çivi dolu paketi havaya uçuran aptal, kaçık bir Müslüman...

...ya da adamakıllı bir mücahit olursun.

- Zaten mücahidim ki. - Hayır, değilsin, kardeşim.

Hayır, orduya katılıp kılıcını eline alıp...

...ruhun arşa değip, şahadet mertebesine ulaşana dek değilsin.

Tamam, geliyorum.

Şimdi de, pis bir Pakistanlı mı olmak istiyorsun?

Burada El-Kaide'nin en önemli adamı benim.

Grubu düşün. Ne yapmaya çalıştığımızı düşün.

En iyisi burada kalman, kardeşim.

Senin bir sorumluluğun var, serseri bir mayın gibisin.

Zekâ özürlüler, benim bir sorumluluğum var.

Ben görünmez mücahidim. Onu her yerde arıyorlar.

Fakat ortalıkta yok, zira sürtük kız kardeşine sakso çekmekle meşgul.

- Görünmez mi? - Evet.

Hani şu, ikiz kuleler şeklinde pasta yapıp...

...11 Eylül günü Sinagoga bıraktığın zaman...

...yerel haberlere çıkman gibi mi?

Bu planın bir parçasıydı.

Sığ görüşünü kendine sakla, sersem.

Ve geliyorum!

Anlasana, Pakistan'a gitmezsem, kardeşim...

...İslam biter.

Dinle, kardeşim. Senden burada kalıp işlere göz kulak olmanı istiyoruz.

Peki ya olmazsam?

Zira her halükarda sizinle gelmek için uçak bileti aldım.

Gelmek istiyor musun, Fess?

Evet, bu sanki babamın, olmayan yaratıkları görmesi gibi.

Yani, burada tık tıklamaya devam edecek, kardeşim.

Barry, dinle. Şu soruyu yanıtlarsan, gelebilirsin.

Ben maymun taşaklarındaki tozum Urducada nasıl söylenir?

Benimle taşak geçme, ahbap!

Azzam al Britani ile taşak geçilmez!

Barry, ne yapıyorsun?

Barry, bu çılgınlık.

- Barry, ne yapıyorsun? - Ben gitmiyorsam, kimse gitmiyor.

Tükür onu.

Anahtarı yuttu.

Tamam, paketleyelim onu.

Arkada paketleyelim.

Omar, anlaşmıştık ama paketleme yapılmayacaktı.

Bu, anahtarı yutmadan önceydi. Hep aynı şeyi yapmak zorunda kalıyorum.

- Dinle, biz... - Haydi. Haydi.

Paketleme yok demiştik!

Peki ya yakalanırsan? Hiç üzülmeyeceğim.

Dizkapaklarını matkapla delmelerine dayanamazsın.

Seni çubuk kraker gibi un ufak ederler.

Çatlayana kadar viagra verip bir köpeği becertmeye zorlarlar.

İyi konuşmaydı, Barry.

Sonun, hendeğin içinde bir köpeğe sakso çekerken ki görüntün YouTube'a düşmüş olur.

Beni bir köpeği becertmeye mi zorlayacaklar, Omar kardeş?

Amcamın bağlantıları var.

Polislere sadece bir kez, o da silahları yenilemek için gideceğiz.

Tamam, Omar, Pakistan'a gitmene izin veriyorum.

Birliğim burada kalıyor.

- Fakat birliğim, ana birim. - Barry, kapa çeneni, dostum.

Çünkü seni uyarıyorum, küçük beyin hücrelerin bazen kısa devre yapabiliyor...

...fakat eğer eli ayağın yerinde durmaz...

...tekrardan Tinsley İslam Birliğini kurmaya teşebbüs edersen...

...at ağzını açıp, üniversitede konuşma yapmaya gider...

...ve internetten gümüş nitrat almaya çalışırsan...

...yeminle fişini çekerim. - Burada olmazsan, yapamazsın.

O göründüğü kadar aptal mı?

Hayır, amca.

O zaman neden fahişenin sahte inlemesi gibi...

Dua eden ayıcığım. Dua ediyor.

Allah'ın adıyla...

Hangi yoldan gideceğiz?

Pekâlâ, tamam.

Tavşanlarına ne halt yapmış böyle, kardeşim?

Onlar tavşan değil, kardeşim. Tavuk.

Onlar lanet tavşan.

Kardeş, onlar tavşansa, kulakları nerede?

İşte ben de bunu diyorum ya.

Onu öldürebilir misin?

Ne?

Tam bir geri zekalı.

- Onu öldürebilir misin? - Ne diyor?

Seni öldürebilir mi diye soruyorum?

Bavullarınızı toplayın.

Kommentarer

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left