Zatoichi 05 - On the Road

Zatoichi 05 - On the Road

Download Turkish undertekster

Udgivelsesinfo

Zatoichi on the Road 1963 480p BluRay x264-PHOBOS
En kommentar af hymaster
İtinalı çeviri, UTF8 biçim, 0 Türkçe, eksiksiz. BluRay sunumlarla ±200 ms fark edebilir.

Tags

BluRay
x264
480p
480
Udgivet den: 2021-03-30
Downloads: 37
Hørehæmmede: No

Forhåndsvisning af Turkish undertekster

De første 200 linjer.

BİR DAİEİ LTD. ŞTİ. YAPIMI

Ne gelmiş?

Ne yapıyorsun?

– Sen zarları değiştirdin. – Ne?

Zarların sesinden anladım.

Gözlerim görmez ama kulaklarımı kandıramazsın.

Zatoichi!

Karanlık bana çalışır.

Şimdi beni bulabilen gelsin!

~ ZATOİCHİ YOLCULUKTA ~

Yapım: İKUO KUBODERA

Hikâye: KAN SHİMOZAWA Senaryo: MİNORU İNUZUKA

Sinematograf: SHOZO HONDA

Sanat Yönetmeni: YOSHİNOBU NİSHİOKA

Müzik: AKİRA İFUKUBE

Editör: KANJİ SUGANUMA

Oyuncular:

SHİNTARO KATSU

SHİHO FUJİMURA RYUZO SHİMADA

MATASABURO NİWA YUTAKA NAKAMURA, REİKO FUJİWARA

SONOSUKE SAWAMURA SHOSAKU SUGİYAMA, YOSHİO YOSHİDA

Yönetmen: KİMİYOSHİ YASUDA

Çeviri: hymaster

Çok güzel bir han biliyorum.

Yemek, sake, ne dilersen bendensin.

Sen ne cömert adammışsın.

– Öyleyse hemen yola... – Dur, biraz!

Daha yemeğim bitmedi.

Vakit varken han bekleyebilir.

– Kisuke idi, değil mi? – Doğru.

Şimdi harbiden, Doyama'ya ulaşana kadar

tüm masrafları sen mi karşılayacaksın?

Aynen öyle. Yeter ki sen benimle gelmekten vazgeçme.

Anlaşıldı.

Zaten gideceğim belirli bir yer yoktu.

Gelmene çok memnunum.

Patron da hoşnut olacak.

Patron kör birini aldırmaya seni gönderdiğine göre

ilginç adammış doğrusu.

Bana bir çay ver amca!

Geceyi handa geçirmeye yetecek paranız var mı?

Hallederiz.

Diyeceğin tek şey bu mu?

Şu hâlinize bakın, içler acısı.

Şu kör kadar sözünüz geçmiyor.

Buyur!

– Arkadaşın mıydı? – Ne? Yok...

Bir şey yok.

Gel, gidelim.

Tadı damağımda kaldı.

Gel, bu taraftan.

Serseriye bak hele! Adamı götürmeye ikna etti.

Kim bu kör?

– Çeteci¹ Zatoichi. – Hem de kör, öyle mi?

Kisuke, Doyama'ya kadar olan yolculuk masraflarımı

hiçbir karşılık beklemeden ısmarladığınıza emin misin?

Evet, hiçbir karşılık yok.

Patron yalnızca seni görmek istiyor.

Sürekli seni ağırlamak istediğini söyleyip duruyor.

Baştan anlaşalım, dövüşmem, kılıç numarası falan da yapmam.

Peki, anlaşıldı.

O hâlde lüks yemekler için teşekkür ederim.

Peki, bu kavga nerede olacak?

Shimozuma'da, buradan 32 km uzaklıkta.

4-5 günlük bir kavga.

Adam başı 3'er ryo öderim.

Ne diyorsunuz?

Fena değil.

Şimdiye kadar kimse bizi öldüremedi.

Kabul ettik.

Size bir işim daha var.

Az önceki körü hatırladınız mı?

Yanındakiyle birlikte onu öldürmenizi istiyorum.

Bu iş için her birinize 2'şer bu² daha ödeme yapacağım.

– İkisi de çeteci, değil mi? – Doyama'ya doğru gittikleri doğru mu?

Doyama'da kavgalı olduğumuz patron Hikozo var.

Kör olanın adı Zatoichi'dir.

Yetenekli kılıç ustasıdır.

Kör olan adam kılıç ustası mıymış?

İstersen daha hızlı yürüyebiliriz Kisuke.

Öyle mi? Olur.

Tüh yahu, tütün kesemi unutmuşum!

Almak için geri dönelim mi?

Gerek yok, zaten ucuz bir şeydi.

Bonkör günündesin.

Gel, devam edelim.

Durun, bekleyin!

– Kim onlar? – Çay ocağındaki samuraylar.

Belki de tütün keseni getiriyorlardır.

Pek sanmıyorum.

Kör adam!

Sen Zatoichi'sin, değil mi?

Kılıçta hızlıymışsın.

Dedikleri kadar var mı, görelim.

Dalga mı geçiyorsunuz?

Bizden ne istiyorsunuz?

Gel, bakalım!

Sen de denemek ister misin?

Sen kadınsın.

Hayata karşılık 2 bu!..

Senin göremediğin doğru mu?

Sen de çay ocağında mıydın?

Önce ben sordum, bana cevap ver.

Görebilseydim şimdiye çoktan kaçmıştım.

Öyleyse kadın olduğumu nasıl anladın?

Gözüm görmez ama iyi koku alırım.

Bu samuraylar neden beni öldürmek istedi?

Onlar kiralıktı, para için.

Kim ödüyor?

Adını sormadım.

Gideli epey oldu.

Sen de bu samuraylarla birlikte miydin?

Öldürdüğün adamlardan biri benim kocamdı.

Bu durumda düşmanın oluyorum.

Galiba öyle oluyor.

Ama korkma.

Az önce öldürdüklerin yaşlı başlı adamlardı.

Üç usta samurayı bir anda harcadın.

Kadın başıma sana ne edebilirim ki?

Artık paraya ihtiyacı kalmadığına göre...

Hoşça kal.

Katil!

– Kızı buldunuz mu? – Hayır.

Masörmüş!

Göremezsin biliyorum, hiç buralardan bir kadının geçtiğini duydun mu?

Hayır, öyle birine denk gelmedim.

Peki! Aramaya devam edelim.

Peki, ne kokuyor? Kan mı?

Hâlâ nefes alıyor.

Pardon, aniden sana rast geldim.

Ne yazık ki yanımda seni tedavi edecek hiçbir şey yok.

Tek yapabileceğim basitçe kontrol etmek.

Daha fazla dayanamaz...

Kimsin bilmiyorum...

Senden bir ricam var.

Nedir o?

Lütfen Mitsu'yu kurtar.

Mitsu mu?

Ne pahasına olursa olsun lütfen onu kurtar!

Sana yalvarıyorum, onu kurtar!

Mitsu nerede şimdi?

Öldü.

Mitsu!

Buralarda mısın Mitsu?

Mitsu!

Mitsu!

Yine mi sen? Az önce neden ona seslendin?

Az önce bu adam adını sayıklıyordu.

Fakat sesi zar zor çıkıyordu. Ben de yardımcı olmak için seslendim.

Az önce öldü.

Gelin, şuraya bir bakalım.

Ona yardım ederdim ama

Mitsu'ya ulaşamadığıma göre elimden gelen hiçbir şey gelmez.

Benden bir ricada bulundun.

Ancak devam etmeliyim.

Mitsu sen miydin yoksa?

Sen Mitsu mu...

Sen Mitsu musun?

Burada yatan adam benden seni kurtarmamı istemişti.

İhtiyar!

Sizi çok sevdiğini söyleyebilirim.

Son nefesinde bile bana,

yani kör birine yalvarıyordu.

Sizi kurtarmam için.

Kendinden geçene kadar benden bunu rica etti.

Ben şimdi sensiz ne yaparım ihtiyar?

Şimdiye kadar bana hep sen sahip çıktın.

Şu anda öldün, ben şimdi kime güvenirim?

Sensiz Edo'ya nasıl giderim?

Ağlamanın kimseye yararı yok.

Ya şu samuraylar, seni bulurlarsa, o zaman ne olacak?

Başın derde girer.

Burada beklemek çok tehlikeli.

Haydi, kalk!

Kalk, acele et!

Çok uzaklaşmış olamaz.

Şu kulübeye baktınız mı?

Ben baktım.

Emin olmak için bir kez daha bakın.

Ne oldu?

Kahretsin, biri kaçtı! Gel, vakit varken gidelim.

Ne duruyorsun? Çabuk ol!

Sakın dışarı çıkma. Hâlâ seni arıyorlar.

Acıkmışsındır.

Buralarda yiyecek yok.

Tek bulabildiğim bunlar.

Mevsiminde olduğumuza göre hurmalar olgundur.

Hurma benim en sevdiğim meyvedir.

Ne kadar da iğrençmiş!

Hiç bu kadar acısını yememiştim.

Gerçekten çok kötüymüş!

Mitsu!

Kör olduğum için

neye benzediğini ben bilemem.

Duyduklarıma da öyle hemen aldanmam.

Dediklerine göre bir adamın suratına saç tokanı saplamışsın.

Bence "köşeye sıkışan kedi tırmalar" atasözündeki gibi olmuştur.

Aslında sana tecavüz etmeye kalkışan birine engel olmuşsundur.

O da peşinden samurayları göndermiştir. Ki samuraylardan daha adisi yoktur.

Çünkü böyle saçma sapan sebeplerle birini öldürmekten hiç çekinmezler.

Kommentarer

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left