A Hell of a Note

A Hell of a Note

Download Turkish undertekster

Udgivelsesinfo

A Hell of a Note (1977)
En kommentar af mennoberg
MUBi

Tags

other
Udgivet den: 2022-03-01
Downloads: 30
Hørehæmmede: No

Forhåndsvisning af Turkish undertekster

De første 138 linjer.

Zifti çok daha önce dökmeliydiniz.

Herkes kendi işine baksa daha iyi olmaz mı?

Benim işim bu.

Bir işin olduğu unutuyorum hep.

Sikeyim Jimmy Lee! Gel de yardım et insana.

Hadi kızlar, bezleri hazırlayın. Yerleri temizleme zamanı.

Götünüz çıkana kadar çalıştığınızı göreceğim.

Bize baktıkça mutlu oluyorsun değil mi?

Senin mutlu olmadığın kesin.

Hayır, değilim Bay Osuruk.

Götümün dibinden ayrılmazsan götünü keseceğim şimdi.

Bokunu çıkardın Johnson. Kovuldun.

Memnuniyetle Bay Poot, bu işe girer girmez başka bir iş aramaya başlamıştım.

İşinin başına dön. Günün yarısını boşa harcadınız.

Siktir oradan! Lincoln köleliği kaldıralı çok oldu.

Bunu da al götüne sok Bay Poot, yanlamasına.

Yaklaşmayın.

Bu hızla geri gidersen yaklaşamayız zaten.

Sana ve siktiğimin çatısına karşı hislerimizi gösterelim.

Aslanım Red! Bunak P.'ye süpürgeyi götüne sok deyince altına sıçtı resmen.

Az daha o sümüğün götüne tekmeyi koyacaktım.

Skeet, Bay Poot diye hitap edince nasıl da renkten renge girdi!

Artık o bunak piç kurusundan emir almak zorunda değiliz!

Bak söylüyorum...

Gölgede uyuklayıp osurup duran bir bunağa çalıştığım her işten

petrol deposunu veya boruları yeterince hızlı temizlemediğim için kovulduğumda

veya işi bıraktığımda on sent verselerdi şimdiye zengin olmuştum.

Doğru söze ne denir?

Üçümüz de milyarder olurduk.

Sokayım. Karım bir işi daha batırdığımı duyunca çok kötü olacak.

Geçici olarak çıkardıklarını söyle.

İster kovulayım ister eve sepetlesinler onun için fark etmez.

Tek umursayacağı şey haftaya maaşın gelmeyeceği.

O kadar susadım ki Milwaukee'yi tekte içebilirim.

Bira içmeye mi gitsek?

İşte bu be! Ne dersin Red?

Olabilir, elden başka ne gelir ki?

Selam millet. Bugün hiç kız yok mu?

Tık yok. Üç tane Lone Stars verir misin?

Tabii ki.

Soğuk mu?

Şehrin en soğuk birası. Bir kova buzun içinde bekliyorlardı.

Çocuk "Anne, orgazm nedir?" diye sormuş. Annesi ne demiş?

Ne demiş?

"Bilmiyorum oğlum, babana sor."

Red, kasık kılı sesi nedir bilir misin?

Kasık kılı sesi mi?

Evet.

Tanrım!

Tüylü şeftaliler de geldi.

Biraz şeftali yiyebilirim dostum.

Evli değil miydin sen?

Ben evli değilim, karım evli.

Bu Jimmy amcanın arabası değil mi?

Haklısın, burada ne işleri var? İşte olmaları gerekiyordu.

Nerelisiniz kızlar?

Lampassaslıyız. Kuzenimizin kocası evden kaçtı, onun yanına gelmiştik.

Ama tek bulduğumuz deli bir ev sahibiydi.

Kuzenimizin son kirasını ödemediğini ve

güneşlikleri de yanında götürdüğünü söyledi.

Böyle bir şey yapmaz.

O adama yalancı demek zorunda kaldım

çünkü kuzenimiz hayatta öyle bir şey yapmaz.

Öyle mi?

Biz iyi bir ailede yetiştik. Amcamız Comanche'de çalışıyor.

Kendisi şerif vekilidir.

Vay canına! İsminiz neydi bu arada?

Bonnie May ile Linda.

Size birer bira daha ısmarlayabilir miyim?

Elbette.

Herkes istiyor değil mi? Alıyorum.

Ne işle meşgulsünüz?

İnşaat sektöründeyiz. Ya siz?

Lampasas'taki yeni açılan Woolworths'da tezgâhtarım.

O da ilçe kütüphanesinde çalışıyor.

Kitapları seviyorsundur değil mi?

Hiç sevmiyorum, sadece rafları düzenliyorum. Fazla okumuyorum.

Miller, Henry Miller diye bir adamı okuyorum sadece.

İnsanların ışıkları kapatıp yaptığı şey hakkında yazıyor.

İşte, onları okuyordum ama...

Kütüphaneci kitapları göle atıp kurtulmamı söyledi.

Atmışım gibi yapıp evdeki raflarıma koydum.

Bir ara evine gelip birlikte o kitapları okumak isterim canım.

Belki bir gün. Bakalım.

Buyurun hanımlar.

- Teşekkür ederim canım. Teşekkürler. - Teşekkürler.

1968'deki Eyalet Fuarı'nda erotik dansçı olduğumu biliyor muydunuz?

Hiç aklıma gelmezdi.

O da Midland'da üstsüz dans ediyordu.

Sadece dansçılık yapmıyordun canım.

Dinle canım, eskiden ne olduğun umurumda değil.

Tek umurumda olan şu an ne olduğun

ve benim ne olduğum.

Ve şu anda azgınlıktan düz duvara tırmanmak üzereyim. Ya sen?

Hiç kimse beni böyle aşağılamamıştı!

Affedersin.

Siz oduncular o kadar terbiyesiz çıktınız ki!

- Canım... - Biz oduncu değiliz!

Şantiye şefiyiz!

Alo?

Red burada mısın?

Hayır, değilim!

Burada değil.

Tamam.

Bugün bir izin gününden daha eğlenceli çünkü

normalde çalışıyor olmamız gerekiyordu.

Haklısın ve bugün cumartesi gecesi.

Kulübe dans etmeye gitsek hiç fena olmaz.

Evet, güzel olabilir.

Billy, sen burada kalıyorsun. Çocuklara göre bir yer değil.

Ben de görmek istiyorum!

Aptal gibi davranan

bir grup yetişkin adamdan başka görülecek bir şey yok!

Öyle bir işedim ki seksten bile daha zevkliydi.

Birayı beleşe verip tuvalet için bir dolar ücret alsalar daha çok para kazanırlar.

Götüm bir çim olsaydı gelen de çim biçme makinesi olurdu.

Keyfiniz yerinde! Niye kovuldun? Patrona ukalalık yaptığın için mi yoksa

tembelliğin yüzünden mi?

Geçici olarak çıkardılar bebeğim.

Geçici olarakmış!

Bu yalana inanmamı mı bekliyorsun? Basbayağı kovulmuşsun!

Nereden mi biliyorum? Harvey Jordan'ın karısı söyledi.

Bu kadar sert olma Emma.

Velma Jordan'ın hiçbir şeyden haberi yok.

Gördüğüm en kötü patrondu o adam.

Sus! Muhtemelen olayı sen başlatmışsındır Skeets Johnson.

Jodie ve iki yavrucağını bıraktığından beri hiç iyi durumda değilsin.

Durduk yere kaçmadım, ukalalığı ve kancıklığı kaçırttı beni.

Sen de onunla tıpatıp aynısın.

Senin gibilerle tartışacak vaktim yok.

Red, ne yapacağız?

Finans şirketine borcumuz var.

Yarın kira ödenecek. Annem yine hastalandı.

Biri Billy'in bisikletini çaldı, sabahtan beri ağlıyor.

Hal böyleyken sen yine işten mi çıktın?

Ne yapacağız?

Sikeyim.

Sakin ol, hadi toparlan.

Kommentarer

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left