De første 200 linjer.
Bir zamanlar barış içinde yaşayan ve...
...kendi zekâları olan, mekanik varlıklardık.
Ama sonra savaş çıktı.
Özgürlük uğruna savaşan Autobotlar ile...
...zorbalığın hayalini kuran Decepticonlar arasındaydı.
Sayıca az ve daha güçsüzdük.
Mağlubiyetimiz kaçınılmazdı.
Fakat savaşın son günlerinde...
...bir Autobot gemisi savaştan kaçtı.
Gezegenimizin kaderini değiştirecek...
...gizli bir yük taşıyordu.
Bu umutsuz görev...
...bizim son umudumuzdu.
Lâkin yok olmuş bir umuttu.
VLA Rasathanesi - New Mexico, 1961
Onu şuraya götürün.
Şunu şuraya ve bir tane de aşağıya götürün.
Ne buldunuz?
Bir çarpışma tespit edildi.
Çarpışmayı doğruladık.
Temas zamanı:
- 22:50 GMT. - Ne?
NASA Direktörü - LANGLEY, VIRGINIA
Hemen Savunma Bakanlığı'nı telefona bağla.
AY YÜZEYİNE ÇARPMA TESPİT EDİLDİ
PENTAGON - Milli Güvenlik Komutanlığı
Bay McNamara, Başkan sizi bekliyor.
- Bobby'yi çağırın. - Sayın Başkan.
"Çok Gizli" sıfatıyla hazırlanmış bir dosya var.
Bir UFO'nun Ay'a çarptığını sanıyoruz.
Rusların da bu işin peşinde olduğunu düşünüyoruz.
Öyleyse NASA'ya ellerinden gelen her şeyi yapmalarını söyle.
Ay'a çıkmalıyız.
Bu görev için bir adam yetiştirmeliyiz.
NASA bu hazırlığın 5 yıl süreceğini söylüyor.
Ruslardan önce oraya çıkın.
Bu ulusun, bu işi kendi başına başarması gerektiğini düşünüyorum.
Amacımıza ulaşmak için...
...bu 10 yıllık süre içinde... - Son 15 saniye.
...Ay'a bir adam göndermeli...
...ve onu güvenli bir şekilde Dünya'ya geri getirmeliyiz.
Ateşleme safhası başlatıldı.
Beş... Dört... Üç...
İki... Bir.
Tüm motorlar ateşlendi.
Mekik havalandı. Mekiğimizi havalandı.
Bir saati 32 dakika geçti.
Apollo 11 havalandı, kule üç.
Apollo 11 yola koyuldu.
Satürn 5 roketiyle alevler saçarak yükseliyor.
385 bin km uzaklıktaki Ay...
...ilk defa bir insanın üzerine ayak basmasını bekliyor.
Houston, iniş onaylandı, tamam.
12 metredeyiz. 2,5 metre alçalıyoruz.
Toz topluyoruz.
9 metredeyiz. 2,5 metre alçalıyoruz.
4 metre ileri. Birazcık sağa kayıyoruz.
6 metredeyiz. Yarım metre alçalıyoruz.
Alt bölgeyi aydınlattık.
Motorları durdurduk.
Houston...
AY'DAN İLK CANLI GÖRÜNTÜ
...Tranquility üssüne geldik. Kartal yuvaya indi.
Mavileşmek üzere olan bir ekipsiniz. Tekrar nefes almaya başladık.
Belki de 400 milyon insan bugün, bu yayınla...
...dönemimizin en önemli olayını izliyor.
Ayrıca bilinen tarihimizin en önemli olaylarından da biri.
Merdivenden aşağı iniyorum.
Şu anda yere ayak bastım.
Bir insan için küçük bir adım...
...ama insanlık için büyük bir atılım.
- Durumumuz iyi mi? - Evet efendim.
İlk adımın gayri resmi zamanı 1092--
Apollo 11, Houston konuşuyor.
Kartal, sinyalde parazitlenme alıyoruz.
Anlaşıldı mı?
Şu anda Apollo 11 ile bağlantının kesildiği haberini doğrulamış bulunuyoruz.
Apollo 11 şu anda Ay'ın görünmeyen tarafında.
Neil, karanlık taraftasınız.
Göreve başlayın.
21 dakikamız var.
Lütfen beklemede kalın.
18 dakika 45 saniye süre kaldı, geri sayım devam ediyor.
Yüce Tanrım!
Kocaman metal bir surat var.
Tanrım!
Kontrol, geminin içindeyiz.
Geniş çaplı hasar var.
Gemi çok büyük, kontrol etmek için vakit yok.
Buradaki her şey ölmüş Houston.
Hiçbir yaşam işareti yok.
Burası harap olmuş.
Anlaşıldı.
7 dakikalık oksijeniniz kaldı.
Ne de olsa yalnız değiliz.
Evet efendim. Yalnız değiliz.
Pekâlâ, konuşabilirsiniz Sayın Başkan.
Merhaba Neil ve Buzz.
Sizinle Beyaz Saray'ın Oval Ofis'indeki telefon ile konuşuyorum.
Şu anda tarihin en önemli telefon görüşmesini yaptığımız muhakkak.
Sizinle ne kadar gurur duyduğumuzu anlatsam az gelir.
Tüm Amerikalıların hayatlarındaki en gururlu günüdür bugün.
Çünkü çok önemli bir görev başardınız.
Suya indik.
Gökyüzü artık insan dünyasının bir parçası haline geldi.
Tüm insanlık tarihinin...
...bu paha biçilmez ânı için...
...yeryüzündeki tüm insanlar tek yürek oldular.
Başardığınız bu görevle gurur duyuyoruz.
Girişimlerimizi tekrarlayarak artırmamız...
...Dünya'ya barış ve sükuneti getirmemiz için bize ilham verdiniz.
AY'IN KARANLIK YÜZÜ Çeviri: batigol-7
Kahramanım, uyan artık.
Bu da ne böyle?
Yeni şanslı tavşanın.
Çok iyi düşünmüşsün Carly.
Ama tavşanın tümünün şans getirdiğini sanmıyorum.
Sadece bu bölgesi olmalı.
Yani sadece tavşanın ayağı şans getirir.
Uğurlu eşyan olur işte.
Olumlu düşünmene yardımı olur.
Bugün senin için çok önemli.
Hadi kalk artık.
- O güzel kravatını tak. - Tamam.
Öğle yemeği için para lazım mı?
Hayır, öğle yemeği için para lazım değil.
Dükü öğle yemeği param duruyor.
Hoşuna gidiyor değil mi?
Senin Amerikan oyuncağınım.
Aşk oyuncağı.
İki kere dünyayı kurtarıp, iş aramak için sürünmek nasıl moral bozucu bilemezsin.
İnsanlar senin dünyayı kurtardığını bilmiyor Sam.
Yani ben biliyorum, sana inanıyorum.
Herkes bilseydi burada, DC'de bir iş bulabilirdim.
Yani Autobotlar'la çalışıyor olmalıydım. Bana bu yapılan büyük bir haksızlık.
Yapma böyle, üniversite ücretini ödüyorlar. Başkan sana "Kahramanlık Madalyası" verdi.
Teşekkürler dostum. Çok iyi bir iş başardın.
Ayrıca hatırladığım kadarıyla günün en önemli olayı da o değildi.
- Sayın Büyükelçi, buyurun. - Sıradaki, İngiliz Büyükelçiliği.
- Öyle değil ama. İstesem de yapamazdım. - Bırak orada kalsın işte.
Bırak kutusundan kalsın.
Bunun içinde sakla. Şahane bir kutuymuş.
Evet bak, benim madalyam.
Kim verdi biliyor musun?
Kim verdi?
ABDB.
Amerika Birleşik Devletler Başkanı.
İş bulmak herkes için zordur.
Hiç vaktim yok. Bizimkiler haftaya burada olur.
Dünya turundan dönecekler.
Babam buraya geliyor ve hâlâ bir işim yok.
Tokadı basar vallahi. Hemen bir iş bulmalıyım.
Pekâlâ, bu gece için sana bir iş veriyorum.
Benimle romantik bir akşam yemeğine çık...
...sonra da belki bonusunu alırsın.
Vay be!
- Güzelmiş. - Çıkar şunu buradan.
Bekle, dur, hayır, hayır, hayır.
- İğrenç bir şey bu. - Hatun güzelmiş.
Affedersin ama buraya takılıp kaldılar, birilerin bunlara gözkulak olması lazım.
Dün bunu iç çamaşırı çekmecemde yakaladım.
İyi bir sebep, çok da güzel görünüyordu.
- Ne vuruyorsun be? - Normal bir erkek arkadaş istiyorum.
- Benim sevdiğin yönüm bu zaten, değil mi? - Ağlayan bebek.
Ben hâlâ seni sevdiğimi söylemedim.
Belki payına düşen kirayı ödersen birazcık yakınlaşabiliriz.
Güle güle.
Burada devrelerim kısa devre yaptı!
İnsanlık dışı bir davranış.
Bizi balkondaki bir kutunun içinde barındırıyorsun.
Hem de yanımızda bir canavar var.
- Sanki ev hayvanı gibiyiz. - Yeter artık, tamam mı?
Sen ve sapık yandaşın izin verilmeden buraya giremezsiniz.
Kime, sarı kıza göre mi?
Yürü bakalım küçük köpekçik.
Deh!
N'aber Brains?
Takılıyoruz işte.
Bunu daha önce izlemiştim.
Spock bu bölümde çıldırıyordu.
Bence bu kızın yanına taşınma işi pek de iyi bir fikir değilmiş gibi Sam.
Ya son kız gibi bu da bizi sepetlerse?
Çok huysuz bir kızdı, hiç sevmemiştim.
Biz erkekler birbirimize bağlı kalmalıyız.
Hayır, biz aile değiliz. Sizler siyasi mültecilersiniz.
Sonunda beni gerçekten ben olduğum için beğenen birini buldum.
Öyleyse ona bizim ev hayvanı olmadığımızı söyle.
Senin oyuncakların da değiliz.
Bizler; evine dönmek isteyen, gelişmiş, zeki, uzaylı bir ırkız.
- Burada bırakabiliriz. - Durmasaydık keşke.
Hadi ama, ne yaparlar ki, çekerler mi?
Nerede bu çocuk?
Sammy!
- Yapma böyle Sammy! - Sam!
Sizi çok özledim.
Eminim öyledir, ne diyorsun?
- Şuna bak. Vay be! - Çok şirin.
- Kes şunu. - Haftaya bekliyordum sizi.
Küçük kravatına bayıldım. Nerede benim kızım?
- Nerede benim güzel kızım Carly? - İşe gitti anne.
No comments yet. Be the first to leave one.