Masters of Horror

Masters of Horror

Download Turkish undertekster

Sæson 1

Udgivelsesinfo

Masters of Horror S01 1080p BluRay x265 aac5 1 ABrips
En kommentar af razorblade
Tüm Sezon BluRay Hevc Sürüm

Tags

BluRay
BRip
1080
x265
Udgivet den: 2018-09-11
Downloads: 84
Hørehæmmede: No

Forhåndsvisning af Turkish undertekster

De første 152 linjer.

KORKUNUN USTALARI

DAĞ YOLU VE DIŞINDA GERÇEKLEŞEN OLAY

125 KM BOYUNCA BENZİN İSTASYONU VEYA TAMİRCİ BULUNMAZ

Bana göre, herkesin başına...

...her yerde, her zaman bir şey gelebilir.

Bunu çocukken öğrendim. Aynı zamanda, etrafımızın garipliklerle dolu olduğunu öğrendim.

Çünkü benim için Dünya, boku yemiş bir yer.

Zaman zaman dışarı çıkıp,...

...o hayvanları vurasım geliyor.

Dünya'da yumuşak başlılığa yer olmadığını düşünüyorsun, sanırım.

Ne? Bu dünyada mı?

Onların olsun.

O kadar da kötü değil.

Benzin parasını ya da insan kalabalığını saymazsan--

Hayır, bak işte. Boku yemiş kısım da burası.

Benzin, trafik...

...insanlar bir de bunlar için deliriyor. Sahiden.

Bana sorarsan, günün birinde her şey infilâk edecek.

Şunu biliyor musun? Tayland'da...

...bebeğini, 5 yaşındaki çocuğunu bir erotik mağazaya satabilirsin.

Aynısını burada da yapabilirsin. Tek farkı, burada reklâmını yapamazsın.

İlk randevularda hep bu kadar sempatik misindir?

Yoksa gerçekten de, Tayland'da olanlarla ilgilenen bir kıza mı benziyorum?

Affedersin.

Ara sıra gaza geliveriyorum. Özür dilerim.

Başka bir yere gitmek ister misin?

- Vay be! Burası harikulâdeymiş. - Evet, babam ben küçükken inşa etmişti.

Her yaz buraya gelir, avlanırdık.

Amma yağıyor be! Yağmuru hiç sevmem.

Yağmuru seviyorum.

Seviyorum!

İçindeyken de çok güzel gözüküyorsun.

Teşekkür ederim.

Of Tanrım!

Hay aksi!

Aman ne güzel!

Merhaba?

İyi misiniz?

Merhaba?

Kimse yok mu?

Orada biri mi var?

İyi misiniz?

Benim hatamdı. Ben...

Telefonum çalışmıyor. Yardım çağıramıyorum.

Yaralandınız mı?

Bana yardım et!

Her zaman için umulmadık olanı beklemelisin.

Ve umulmadık olanı yapmalısın.

Bak işte, sapığın biri sana saldırmak isterse, bu seni kurtarır.

Onlar kadar deli olmalısın.

Böylece, ne bok yiyeceklerini bilemezler.

- Delilik işe yaramazsa, ne olur? - Delilik hep işe yarar.

- Ya yaramazsa? - Evet?

Geri çekilip, işine yaracak ne varsa onu kullanırsın.

- Görüyor musun? - Neyi?

Bunu.

Tüm bu ağaçları. Bunlardan gerçekten yararlanabilirsin.

- Öyle mi? - Öyle.

Bir ağaçtan sapan yapabilir...

...veya keskin bir dal parçası alıp, birinin gözünü çıkarabilirsin.

Demek istediğim, senin geldiğini görmedikleri sürece...

...üstün taraf sensindir, tamam mı?

Önce yakalaman lâzım.

Evet. Yakalamalısın.

Ciddi misin?

Bana böyle meydan okuyamazsın, seni yakalayacağım kadın!

Tam arkandayım!

Senin için fazla mı hızlıydım?

- Beni yakalamana izin verdim. - Hiç sanmıyorum.

- Evet. - Hayır.

Bırak kalkayım.

Bruce, bırak kalkayım.

Bırak kalkayım. Bırak kalkayım.

Ne?

Umulmadık olanı yapma vakti geldi.

Ne dersin?

Umulmadık olanı yap.

Ha siktir!

Sok bunu bir yerine, orospu çocuğu!

Hiçbir şeyi beceremediğinde...

...herhangi bir şeyi dene.

Şimdiye kadar, bundan çok daha iyi olacağını düşünmüştüm.

Hepimiz de sert ve hızlı olamayız, değil mi sevgili kocacığım?

Yaralanmanı sağlayacak düşünce tarzı da, tam olarak bu.

Tetiği öylesine çekiyorsun, bu yüzden atışların alâkasız yerlere gidiyor.

Peki. Geç oldu. John ve Amy ile yemeğe gideriz diye konuşmuştum.

Tamam. Bakarız.

Denge her şey demektir.

Tabiat ise sınır.

- Yemek hazırlayacağım. Özel bir şey ister misin? - Hayır. Aç değilim.

Etrafı biraz gezip, erkenden yatacağım. Yarın büyük gün.

Yine o "hayatta kalma manyakları"yla mı gideceksin?

Ne dediğini bilmiyorsun, Ellen.

- Bazıları bu dediğini duymamış gibi davranır, tamam mı? - Evet ama...

...sen her dediğimi duymamış gibi davranıyorsun.

Bruce, beni gerçekten de çok korkutuyorsun.

Hiç dışarı çıkmıyoruz. Tüm gününü o saçmalıklarla geçiriyorsun.

Artık, şehirde bir evimiz bile yok.

Şehir artık güvenli değil, Ellen.

Olaylar olunca, bana teşekkür edeceksin.

"Bomba" atıldığı zaman, çamurdan gelme insanlar...

...birbirlerini öldürürken biz burada oturabileceğiz.

Sen neden bahsediyorsun böyle be?

Bana söylediğin hiçbir şeyi anlamıyorum. Bir de senin karın olacağım.

Birkaç saate dönmüş olurum.

Tamamdır.

Tamamdır.

Neredesin? Nereye girdin?

Gelsene.

Gelsene, piç kurusu. Gel de yakala beni.

Gelsene, piç kurusu. Gel de yakala beni!

Olamaz!

Hayır! Hayır! Hayır! Hayır!

Yardım edin!

Yardım edin! İmdat!

Yüce Tanrım!

Hayır, yalvarırım!

Zayıfsın, Ellen. Her zaman zayıf oldun.

Seninle tanıştığım ilk anda bunu biliyordum.

Zavallısın. Sen doğuştan zayıfsın. Acınacak hâldesin--

Benimle niye evlendin, Bruce? Tüm bunların anlamı nedir be?

Çünkü sana bir şey öğretmek istiyorum.

Seninle konuşurken suratıma bak. Bana bak, Ellen!

Senin daha güçlü olmanı istiyorum. Potansiyelin olduğunu biliyorum, içinde var...

...ve yanıldığımı kanıtlamana izin vermeyeceğim.

Göster bana.

- Dalga geçiyorsun. - Bıçağı al.

Lütfen, koduğumun bıçağını al. Benim için.

- Haydi ama. - Soktuğumun bıçağını al, Ellen! Göster bana marifetini!

- Yani her şey buna mı dayanıyor? - Sana garanti ederim.

Acınacak hâldesin.

Daha sert ol. Al bıçağı yerden.

Gözlerini benden ayırma.

Peki. Beni doğramak mı istiyorsun? Gel bakalım. Hadisene.

Gördün mü? Daha iyisini yapabileceğini biliyordum!

Gelsene. Gel haydi. Doğra beni.

- Bıçağı bana ver. - Olmaz.

Seni terkediyorum.

Buna daha fazla katlanamıyorum, Bruce.

Affedersin.

Herkes bir şey için af diler, Ellen.

Üstesinden gelirim.

Ellen. Her şeyin üstesinden gelebilirsin.

Olamaz! Yarabbim!

Hay Allah! Burası ne de kötü kokuyor böyle.

Ne zaman temizlenecek burası?

Tahammül edemediğim bir şey varsa, o da pis bir evdir.

Ne kadar istirahat edersem edeyim, uyandığım zaman yine aynı pis ev!

Merhaba.

Benim adım Dost.

Çok fazla kişi gelmez buraya. Gecede belki bir kişi.

Demek sen de yolu geçmeyi başaramadın, öyle mi?

More Turkish subtitles for Masters of Horror

Kommentarer

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left