Outlander

Outlander

Download Turkish undertekster

Sæson 5

Udgivelsesinfo

S05E02 - NF WEB-DL - NTb
En kommentar af bontoutou
Official Netflix - NTb / CiELOS / 4FiRE

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
Udgivet den: 2020-03-04
Downloads: 18
Hørehæmmede: No

Forhåndsvisning af Turkish undertekster

De første 200 linjer.

NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ

Önceki bölümlerde...

Eyalette Bonnet'ı görenler olmuş.

Adı Su Samuru Diş'miş.

Savaştan bahsetmiş, geleceğimiz hakkında bizi uyarmış...

Kötü bir ruh tarafından ele geçirildiğini düşünmüşler.

KUZEY CAROLINA EYALETİ FRASER SIRTI YERLEŞİMİ

Ama yerleşmek isteyen herkes 40 hektar arazi sahibi olacak.

Size işi şanslar Bay Fraser.

Kendin ve ailen için 40 hektar istemiyor musun?

Teşekkür ederim ama hayır.

Sözünü yerine getirme vaktin geldi.

Hem devlete hem de bana verdiğin sözü.

Teğmen Knox ve adamları kalıp sana yardımcı olacak.

Tryon İskoç istiyor.

Ona İskoç vereceğim.

Elimi tut.

Yüzbaşı Roger.

Yüzbaşı mı?

Anneme verdiğin söz yüzünden kaldığını biliyorum.

Seni o sözden azat ediyorum.

Kolayca bulunamayacağın bir yere git.

Bırakın beni!

Çekilin!

Merhamet edin!

Yalvarıyorum, lütfen!

Lanet olsun!

Buradaki iyi insanlar

merhamet dilendiğinde sen merhamet ettin mi?

Bir de hâkim olacaksın.

Merhamet ettin mi?

Onları suçlu olarak damgaladın.

Hem de sırf vergi ödeyemediler diye.

Devam edin.

Bir şarkı söyle bana

Giden kıza dair

Söyle, o kız

Ben olabilir miyim?

Sevinç içinde

Bir gün yelken açtı

Denizden

Göğe

Kabaran dalgalar ve rüzgâr

Adalar ve deniz

Yağmuru ve güneşiyle dağlar

Güzel olan her şey

Adil olan her şey

Ben olan her şey

Gitti

Bir şarkı söyle bana

Giden kıza dair

Söyle, o kız

Ben olabilir miyim?

Sevinç içinde

Bir gün yelken açtı

Denizden

Göğe

Yardım edin!

Lütfen yardım edin!

Bayan Farrish, ne oldu?

Nefes alamıyor!

Lütfen, nefes alamıyor!

Ölmek üzere.

Acele edin.

Anne, Bay Farrish'e bir şey olmuş.

Al Marsali. Şurayı boşalt.

Masaya yatırın.

Brianna, yastık getir.

Tanrım.

Aman Tanrım.

Bu kadar kötüleştiğine inanamıyorum.

Hacamat yaptım.

Müshil verdim. Daha ne yapabilirim ki?

Bayan Bug, bir kap soğuk su getirin.

Ateşini düşürmemiz lazım.

Bay Farrish, mideniz mi ağrıyor?

Karnıma bıçak saplanmış gibi.

Hareket etmeyin.

Müshil mi verdin?

Ne kadar oldu? Tam olarak ne verdin?

İki gün önce karnı şişmişti, yemek yiyemiyordu,

ben de rahatsız eden şeyden kurtulsun diye kalomel tozu verdim.

Kötüye gidince de hacamat yaptın.

Evet, bir de mavi haplardan verdim.

Cıva.

Biraz daha mı hacamat olması gerekiyor?

Hayır.

Üzgünüm.

Yapabileceğim bir şey yok Bayan Farrish.

Tedavi edemez misin?

Gelin, biz çıkalım.

Çok üzgünüm.

Hayır!

Hayır!

Vali gönderdiğin raporları bana da gösterdi.

Umarım alınmazsın.

Sadece araziyi öğrenmemi istiyor.

Fitzgibbons'ı ararken gittiğin yerleri.

Senden sadece

benim nasıl bir adam olduğumu kontrol etmeni istedi.

Yani...

Bir kanaat oluştu mu?

Seve seve azığımı paylaşacağım bir adam.

Kesinlikle çok çalışkan bir adam.

Tryon'ın verdiği araziyi ekip biçmek için harcadığın çaba,

Kral'a ve ülkene olan sadakatini gösteriyor.

İnsanları bir araya getirebiliyorsun.

Dünkü toplantı da onun kanıtıydı.

Teşekkür ederim.

Ben...

Bir sonraki raporumda dost canlısı teğmenden de bahsedeceğim.

Tek umudum, günün birinde

seninkinin yarısı kadar da olsa bereketli bir arazi almak.

Fitzgibbons'ı yakalayıp asarsak

belki o zaman Vali cömert davranır.

Aman ne güzel.

Bu köylülerde edep diye bir şey yok.

Terbiye olmasa herkes birbirinin boğazına sarılırdı.

Aileleri ekmek beklerken edeple uğraşacak hâlleri yok.

Sadece tükürdüğü için minnettar olmalısın.

Katılmıyorum.

Kraliyet askerlerine her zaman saygı gösterilmesi gerekir.

Hayatta her istediğimiz olacak diye bir kural yok.

Nasibimizi alıp daha kötüsü olmadığı için şükretmemiz gerekir.

Bizim işimiz de daha kötüsü olmasın diye koruma sağlamak.

Anlaşılan adam senin görüşlerine katılmıyor.

Peki senin görüşün ne?

Niye sordun?

Kendi raporun için not mu tutuyorsun?

Sözlerimi kayda mı geçiriyorsun?

Hayır ama farz edelim ki öyle olsun.

O zaman sana katılıyorum.

İkimizin de hedefi aynı.

Savunmaya söz verdiğimiz kişilere koruma sağlıyoruz.

Görev bilincine öncelik verenleri hep takdir etmişimdir.

Görevini yapmamaktansa açlıktan ölmeyi tercih edenleri mi yani?

Regülatörlere acıyor musun yoksa Albay Fraser?

Yiyecek yemek bulamayan kim olsa acırım Teğmen.

Az önce gösterdiğin cömertlik senin de acıdığını gösteriyor.

Muhtaçlara yardım etmek vazifemiz.

Ölüm için de vergi için de

uygun bir zaman asla olmaz, sözüne biraz katılıyorum sanırım.

Regülatörlere acıyor musun yoksa Teğmen?

Regülatörler Hillsborough'da olay çıkarmış.

Yaralanan kimse var mı?

Birkaç kişi var ama en azından o piçlerden üçünü yakaladık.

Acele edelim.

Bizi görünce kasaba halkı biraz rahatlar.

Anne?

Bir şey lazımsa diye geldim.

Aman Tanrım.

Birini bu durumda görmek zor, biliyorum

ama yapmam gerekiyordu.

Ölüm nedenini teyit etmem gerekiyordu.

Pratik olarak evet,

1969'da olsak her açıdan haklı olurdun.

Ya bir gören olursa?

Kimse görmeyecek. Dikkatli olacağım.

En kötüsü de ne, biliyor musun?

Ölümünü karısı hızlandırmış.

Apandisiti patlamış, septik şoka girmiş

ve karnındaki bakteriler ciddi bir iltihaba neden olmuş.

Hacamat ve cıva hapı tedavi etmez, sadece...

Ölümünü hızlandırır.

Ama bunları kimse anlamaz ki.

Olabilir.

Ama yine de buradaki insanları güvende tutmak için

hastalıklarının nedenlerini öğrenmek zorundayım.

Birazcık daha erken gelmiş olsa

hayatını kurtarabileceğim birinin ölmesini

elim kolum bağlı izleyemem.

Apandisit ameliyatı...

Yapılabilecek en kolay ameliyatlardan biri.

Onu kaybetmenin sana ne kadar zor geldiğini biliyorum

ama yapabileceğin hiçbir şey yoktu anne.

Hastalıklarla mücadele ettiğim yetmezmiş gibi

bir de tedavilerle mücadele ediyorum.

Biliyorum.

Anne, ben... Özür dilerim. Biraz hava almam gerek.

Medeniyetsizlik böyle oluyor işte.

Şu adamı tanıyorum.

Vali'nin arkadaşı.

Bay Fanning!

Sinclair, Mort.

- Atlara bak. - Tamam Albay.

Bay Fraser.

Tanıdık birini görmek güzel.

Bay Fanning, Teğmen Hamilton Knox'la tanıştırayım.

Bay Edmund Fanning.

Bu şartlar altında tanıştığımız için kusura bakmayın.

Kasabaya adam bırakıyoruz, umarım durum biraz iyileşir.

İyi ki geldiniz.

Gittikçe kötüye gidiyor.

Bu ülkenin çivisi çıkmış.

Sana ne yaptılar Fanning?

Gelin. Göstereyim.

Adliyeyi ele geçirdiler.

Yargıç Henderson'a zorla şikâyetlerini dinlettiler,

canını kurtarmak için kaçtı.

Öldürecekler miydi?

Kommentarer

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left