Udgivelsesinfo

Blackbird Blackbird Blackberry (2023)
En kommentar af hajkarax

Tags

other
Udgivet den: 2024-10-11
Downloads: 49
Hørehæmmede: No

Forhåndsvisning af Turkish undertekster

De første 200 linjer.

MAĞAZA

ONLY FOR YOU GÜZELLİK VE KONFOR

Etero, orada mısın?

Etero, benim, Murman.

Günaydınlar.

Bugün biraz erken geldim.

Depoya bırakırsın.

Gelsene.

Gel de neler getirdiğime bir bak.

Hepsi yeni.

Bak.

Her şeyi düzgünce yerleştireceğim.

Bunları burada bırakma.

Ne zaman bıraktım ki?

Bu yenisi.

Etiketi farklı.

Ama fiyatı ve ağırlığı aynı.

Kaç tane getirdin?

Otuz.

Son sefer böyle konuşmuştuk.

İşte.

Etero Gelbakhiani.

"Only For You", merkezdeki mağaza.

15 beyaz ve 15 renkli.

Çocuklar senin mi?

Büyükbabalarının gururu onlar.

İkizler.

Aynaya bakınca birbirlerini gördüklerini sanıyorlar.

Kız.

Senin de benden hoşlanacağını hiç düşünmemiştim.

Kapı açık.

Bu konuda kimseye tek kelime etme.

Bunu niye tembihliyorsun ki?

Böyle bir şeyi asla yapmam.

Benim için de kötü olur zaten.

48 senelik bekâretin bitti gitti işte.

BÖĞÜRTLEN BÖĞÜRTLEN

Neno!

Hadi Etero.

Çok yoruldum.

Artık ne deterjanına katlanabiliyorum ne de şampuanına.

Şoförüne de dağıtımcısına da.

Tansiyonuma bakabilir misin?

Gel.

Birer kahve içelim.

Bütün gece uyuyamadım.

İki felçli hastaya ve bir yaralıya baktım.

Aritmin var.

Bu koku bana babamı hatırlatıyor.

Huzur içinde yatsın.

Neno.

Bugün az daha ölüyordum.

Neredeyse nehre düşüyordum.

Acımıyor.

Hatta iyi hissettiriyor.

Sana o vadiye gitme diye kaç kere söyledim?

O böğürtlenler senin sonun olacak!

Artık genç değilsin…

Geçen yıl nehirde boğulan kadını hatırlamıyor musun?

Yaptığıma pişman değilim.

Biliyor musun, çok güzel bir karatavuk gördüm.

İlk defa böyle bir şey gördüm.

Kalbim çırpındı.

Nefesimi kesti.

Yaklaştı, kanatları tenime dokundu.

Beni uyandırdı. Yaşadığımı hissettirdi.

Onu okşadım. Ona sarıldım.

Hiç böyle hissetmemiştim Neno.

Ne karatavuğu kız?

Selam Etero!

Beni besleyeceksin, değil mi?

Gece vardiyasına gitmem lazım.

Merhaba.

Seni uyandırdım mı Etero?

Yok.

Daha uyumak için erken.

Nasılsın?

Orada mısın kız?

Neden sessiz kalıyorsun?

Buradayım.

Başka nerede olabilirim ki?

Dinle,

konuşmamız gereken şeyler var.

Ama şimdi değil, sonra.

Salı günü geleceğim.

Geldiğimde konuşabiliriz.

Orada mısın?

Bir şey söyle.

Evet, evet.

Geldiğinde konuşalım.

Bir şey getirmemi ister misin?

Deterjan? Jel mel?

Bir şey istemem.

Gel yeter.

Aynısını yanımda sor.

Geldiğimde doğrudan yanına gelirim, malları markete sonra bırakırım.

Tamam.

Etero.

Beni arama. Mesaj at.

Ya da ben seni yalnız olduğumda ararım.

Tamam Murman.

Salı günü görüşürüz o zaman.

Etero!

Etero!

Şimdi de başımıza fahişe mi oldun?

Merhaba Etero Teyze.

Merhaba Etero Teyze.

Merhaba.

Merhaba Londa.

Dün üç kez buraya geldim.

Aradım da. Telefonun kapalıydı.

Kendimi iyi hissetmiyordum.

Bunu hep açık mı bırakıyorsun?

Dikkat et de yangın çıkmasın.

Daha dün sabah buradaydım.

Dağıtım aracını karşılamaya gelmiştim.

Yağmur var diye normalden daha uzun kaldı.

Kendimi çok kötü hissettim. Ölecektim.

Seninki de mi başladı?

Menopoz.

Yüksek tansiyon, ateş basması.

Hep hayatında bir erkek olmadığından.

Bir şey mi istiyorsun?

Saçıma baksana.

Toniğe ihtiyacım var.

Hiç kalmamış.

Haftaya şehre gideceğim. Sana birkaç tane getiririm.

Biliyorsun...

Bu kızın düğün gecesinden sonra kaynanası olacak kadın,

çarşaflarında kan olup olmadığını kontrol etmek istedi.

Çarşafta görecek bir şey yoktu.

Kız, bazı kadınların kızlık zarı olmadan doğduğuna yemin etti…

Sen kanamış mıydın?

Ben hiç kızlık zarı olmayan bir bakire görmedim.

Ne arıyorsun Nukri?

Etero. Nasılsın?

Yakınlardaydım ve ışığının açık olduğunu gördüm.

Prezervatif satıyor musun acaba?

Hayır, satmıyorum.

Hiç satmadım.

Hoşça kal Etero!

Etero!

- Merhaba kızlar! - İçeri geç.

Kahve ve çikolatalı waffle var.

Çocuklar da büyükannelerinde.

Kocamı da işe yolladım.

Git hadi. Misafirlerinle ilgilen.

Hadi yapma.

Tansiyonuna da bakarım.

Unutma, ayın 21'inde oğlumun doğum günü var.

Kız kıza olacağız, pasta ve likör.

Kesin geliyorsun!

Ee? Neden içeri gelmedi?

Yorgunmuş.

Yorulacak ne varmış ki?

O dükkânı 20 yıldır düzenliyor da düzenliyor.

İşini gayet iyi yapıyor!

Başlama hiç.

Ben de böğürtlen toplayıp iki haftada bir şehre inebilirim!

Onu böyle yalnız görmek kalbimi kırıyor.

Bu onun suçu değil.

Senin de onunki gibi bir baban ve kardeşin olsaydı bunu söyleyemezdin.

Yanına kimseyi yaklaştırmadılar.

Doğru dedin, kardeşi korkunç biriydi!

İçinde zerre kadar iyilik yoktu.

Bakıma ihtiyaçları vardı.

Başka ne yapacaklardı ki?

Evdeki tek kadın oydu.

İşte böyledir.

Annesiz büyümek böyledir.

Etero, beni mi aradın?

Yanlışlıkla aramış olmalıyım.

Her şey yolunda mı?

Murman.

Evet, Etero.

Kışın ne kadar kar yağdığını hatırlıyor musun?

Evet, tabii ki hatırlıyorum.

Bir kış, babam beni mezarlığa götürmüştü.

Annemin karla kaplı mezarı başındaydık,

kuşları besliyorduk.

Sadece ikimiz vardık.

Mutluydum.

Ve bir an için

gözüme diğer çocukların babalarından farksız görünmüştü.

Artık benim için bir yabancı değildi.

Baban iyi bir adam olmalı.

Beni dövmezdi.

Ya da bana bağırmazdı.

Beni küçümsemezdi.

Ama içten içe…

…annemin ölümü için beni suçlardı.

Seni özlüyorum Etero.

Geç oldu. Hadi yatalım.

Evet, uyuyalım.

Güle güle.

Etero!

Etero!

Etero!

Tanrım!

Aynı annene benziyorsun.

Blackbird Blackbird Blackberry subtitles in other languages

Kommentarer

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left