De første 200 linjer.
BİR TOHO LTD. ŞTİ. YAPIMI
BİR KATSU YAPIMCILIK FİLMİDİR
Birkaç kişi daha var.
Artık ortaya çıkın.
Çıkın da şu işi bitirelim.
Beni ta Kasukabe'den buraya kadar takip ettiniz.
Siz Sugito'nun adamlarısınız, değil mi?
Boşuna mı konuşuyorum?
Körlerle dilsizler iletişim kuramaz.
Bana bak, bu tarafa gel!
Görme özürlü!
İğrenç sıçanlar!
~ ZATOİCHİ: TEK KOLLU KAHRAMAN ~
Yapım: SHİNTARO KATSU HİROYOSHİ NİSHİOKA
Hikâye: KAN SHİMOZAWA
Senaryo: KİMİYOSHİ YASUDA TAKAYUKİ YAMADA
Sinematograf: CHİKASHİ MAKİURA
Sanat Yönetmeni: YOSHİNOBU NİSHİOKA
Müzik: İSAO TOMİTA
Editör: TOSHİO TANİGUCHİ
Oyuncular:
SHİNTARO KATSU
YUKO HAMA
KOJİ NANBARA, MİCHİE TERADA
TORU ABE, TAKAMARU SASAKİ TOKUE HANAZAWA
SHİNSUKE MİNAMİ, SHİRO İTO MUTSUO TOTSUKA
JİMMY WANG
Yönetmen: KİMİYOSHİ YASUDA
Çeviri: hymaster
Teşekkürler, teşekkürler.
Ortalığı toparlayalım.
– Peki. – Teşekkürler.
Teşekkürler.
Babacığım! Anneciğim!
Bu...
Çin'den yeni mi geldiniz?
Evet.
Burada memleketten biriyle karşılaştığıma hayret ediyorum.
Ben de şaşkınım.
Benim adım Li Xiang.
Bu karım Yumei, bu da oğlum Şarong.
Ben de Wang Kang.
Japonya muhteşem ülkedir.
Havası güzel, insanları cana yakındır.
Ben henüz bu ülkenin yabancısıyım.
Buraya iş aramaya mı gelmiştin?
İşim dövüş sanatları.
Fukuryuji Tapınağı'nı arıyorum; Mamada civarındaymış.
Orada bir arkadaşım var.
Mamada mı? Sana yolu gösterelim.
Çok iyi olur. Teşekkürler.
Geceyi kasabada geçirelim.
Yarın sabah erkenden yola çıkarız.
Uzun zamandır memleketten hiç haber alamamıştım.
Seninle sake içeriz. Japon içkisi.
Öyleyse içkiler benden. Gecemiz güzelleşsin.
Sizin ısmarlamanız uygun olmaz Bay Wang.
Siz misafirsiniz. Biz artık Japonyalı olduk.
İkramda bulunmak bize düşer.
Karşılama konusunda karım benden daha beceriklidir.
Onun gibi tatlı konuşamıyorum.
Tabii, içmeye gelince size göre akan sular duruyor.
– Kızma bana. – Gel, ortalığı toparlayalım.
İSTİRİDYE HARCI
Hayır, olamaz.
Şarong!
Bay Wang, yoldan uzak durmalıyız.
Japonya'da kanunlar böyle.
Biz de uymak zorundayız. Yoksa bizi cezalandırırlar.
Bu geçit töreni de nereden çıktı şimdi?
Kim bilir?
– Şarong! – Bu ne cüret!
Zalimler! Yapmayın!
Çocuğu alıp kaç.
Yakalayın onları!
Siz, yerlerinize geçin!
Kuroki.
Çinliye ne oldu?
Bu ne rezalet!
Baba, şunlara bak!
Saklan!
Babacığım, n'olur ölme!
Ağlama küçük.
Kan!
Pardon, yaralı mısınız?
Acaba?..
Lütfen...
oğluma...
yardım...
et.
Baba ölme!
Kadınlara bile kıymışlar.
Olamaz!
Ne oluyor burada?
Ölüleri arabalarda taşıyorlar.
Ölüleri mi?
Teşekkürler.
Bakar mısın, çayım nerede kaldı?
Hoş geldiniz. Ne alırsınız?
Bize iki büyük pirinç yumağı.
Olur.
İki büyük pirinç hazırla!
Gelin beyler! Bir el atın.
– Nereye? – Çinli avına.
O Çinli hâlâ kayıp mı?
Taş ocağında kıstırdık.
Patronun daha fazla adama ihtiyacı var.
İyi de şu anda yemek yiyoruz.
Homurdanmayı bırakın, kaldırın kıçınızı!
Onu ele geçirene 5 ryo ödül var.
Oha, 5 ryo mu?
Boğazın sırası mı ulan?
Pislik herifler!
Pardon, nedir bu Çinli telaşı?
Bu sabah Nanbu alayındaki korumalara saldırmış.
Çinli mi onlara saldırmış?
Söylediklerine göre çileden çıkmış.
Hatta masum vatandaşları bile öldürmüş.
Evet, şimdi aklıma geldi de
daha önce yolda ölüleri taşıyan arabalara rast gelmiştim.
Belalı serserinin teki.
Samuraylar peşinden bölgemize kadar geldi.
Anlıyorum.
Haydi, yemeye başla.
Ha, sen kör müydün?
Evet.
Bu senin oğlun mu?
Evet.
Ne giyinmişsin sen öyle?
Siz üstündekilere aldırmayın.
Dereye düştü de.
Vay başıma! Bu soğuk havada mı?
Soğuktu, değil mi?
Şimdi iyisin, değil mi?
Bu çocuk sana hiç benzemiyor ki.
Kızlar, bakın şunlara, hiç benziyor mu?
Hiç benzemiyor.
Bu çocuğun suyu kesin başka musluktandır.
O hergele çocuğu nasıl ele geçirdi acaba?
Ne yapıyoruz?
Kulübeye dalacağız, başka çare yok.
Ekmeğine yağ sürersiniz. Bence onu dışarı çıkarmaya bakalım.
– Daihachi! – Buyur patron.
Yanına iki adam alıp onu dışarı çıkarın.
Heiji! Gonta!
Şerefsiz!
– Kahrolası şeytan! – Durun, gitmeyin!
– Barakayı yakınca dışarı çıkar. – Olur, çabuk olun.
– Yağ döküp ateşe verin. – Olur patron.
Orospu çocuğu!
İşte!
– Kaçırmayın! – Peşine düşün!
Çabuk olun!
Ağlama.
Erkekler ağlamaz.
Gitmek istediğin bir yer var mı küçük?
Ne dediğimi anlıyor musun?
Ben anlamak.
Peki, aferin.
Geçit töreninde insanları öldüren Çinli,
senin neyin oluyor?
Ben anlamadı.
Anlamadın mı?
– Amca! – Şarong?
Onu nereye götürüyordun?
Galiba alayın ön korumalarını
öldüren o Çinli sensin.
Yürü, gidelim.
Dur, çocuğu nereye götürüyorsun?
Peşimden gelme!
Dur, gitme.
Dilenci kılıklı!
Dur!
Bekle! Çocuğu nereye götürüyorsun?
Bela mıdır, nedir?
Sana "peşimden gelme" demedim mi?
Gel, gidelim.
Sıra dışı.
– Onu buldunuz mu? – Nerede?
Aramaya devam edin.
Şu tarafa bakın.
– Bak! – Ne oldu?
Çocuğu nereye bıraktı acaba?
Sanki şeytana uymuşum gibi geliyor.
Galiba bu iki Çinli ayrı düşmüştü.
Olması gerektiği gibi yeniden buluştular.
Tasalanmaya gerek yok herhâlde.
Hâlâ bizi mi takip ediyorsun?
Buraya kadar peşimden mi geldin?
Sen de burada mısın küçük?
Amca?
Güzel, buradasın.
Acıkmışsındır. Al, bunu ye.
Yakala!
Peki, kardeş payı olsun.
Al küçük. Sen de ye.
Şarong!
Sen de her boka kıllanıyorsun!
Senin kör olduğun doğru mu?
Ne "mama"sı? "Pirinç" mi demek istedin?
No comments yet. Be the first to leave one.