Prvních 200 řádků.
Aslında senin de çakarının olması lazım biliyor musun?
Ne?
Şu demin geçti ya iki tane araba.
Çakar diyorum ya, bu böyle böyle ışık yok mu?
Senin arabana da takılsa olur yani.
Çakarlı arabaları sadece devlet görevlileri kullanabiliyor.
Ben onu parayı bastıran herkes taktırabiliyor sanıyordum ya.
Şu devlet görevlisi mi mesela bu geçen?
Sence?
Dur…
Ne yapıyorsun?
Ne yapıyorsun?
Ne yapıyorsun?
Şu çakarlıyı bir osurtayım da sen gör abi.
Bana bak… Bu çakarlı fena değil ha, gömer seni.
Abicim sen altınızdaki arabanın farkında değilsin galiba.
Ben oyun oynuyorum şu an onunla, oyun!
Yok yok, bu basar geçer seni.
Var mısın 100 dolarına?
-Varım ulan. -Hadi bakalım.
Hasiktir lan oradan, sikik!
-Taksi, taksi! -Haydi bakalım!
Hadi lan!
İşte o kadar.
Bu işler böyledir abicim.
Birisi çıkar ve herkesi geçer.
Anladın?
Hayda…
Sen bir dakika dur abi.
Başımızı belaya soktun şimdi.
Bela mı?
-İn ulan arabadan! -100 dolarına var mısın?
Bunları eskort diye peşimize takacağım.
-Varım. -Hadi bakayım.
Canım abim, çok teşekkür ediyorum durduğunuz için.
Deminden beri bas bas bağırıyorum size ne olur yardım edin diye ya.
Oğlum, sen kime öpücük atıyorsun lan?
Hayır, olur mu öyle şey, ben…
"Ne olur yardım edin, hastam var!" diye bağırıyorum,
o "Ne olur" size öpücük gibi yansımış olabilir, öyle anlaşılmış…
Lan sen gece gece iş misin lan?
-Hasta mısın lan sen? -Hayır abi, ben değil Refik Bey hasta.
Kendisi sakat, felçli, hastam var. Kriz geçiriyor şu anda ya.
Abi buyurun bagaja bakalım, tekerlekli sandalyemiz var.
Ben dilerseniz engelli kağıdımızı da göstereyim size.
Refik Bey şu anda kriz geçiriyor, zangır zangır titriyor adam.
Şu hâle bakın.
Refik Bey!
Refik Bey.
Abi doğru söylüyor olabilir yalnız.
Kurban olayım, bakın hayvan gibi vergi veren bir iş insanı ne hâlde.
Lütfen bize eşlik edin, yardım edin, bizi götürün.
İlerisi çok fena trafik abi, ne olur bak.
Refik Bey'i kaybedeceğiz beş dakika sonra.
Haberlerde izlersiniz kendinizi. Sosyal medyalara düşeriz.
Mediso'ya mı gidiyorsunuz?
Evet. Mediso, Mediso acil.
İyi tamam, takip edin bizi. Hızlıca gidelim.
Çok sağ olun.
Çok teşekkür ederim.
Allah razı olsun.
Ay, abilerim!
Sen iğrenç bir insansın, biliyorsun değil mi bunu ya?
Senin yüzünden.
Tamam, bitti bitti.
Yediler mi?
İşte ölmedik.
-İyi. -Hadi gidelim.
Abicim gördüğün gibi her tarafımız mavi-kırmızı yanıyor.
Ben bu iki yüz dolarımı ne zaman alırım acaba senden?
Ne zaman istersen. Paran kalmaz bende.
O zaman patlıyor muyuz, ha?
-Patla. -Haydi bakalım.
Nasıl geliyorlar götümüzden!
Mavi-kırmızı, mavi-kırmızı.
Abi geldik hastaneye, yaklaştık.
-Şu senin krizi başa sar abi, oldu mu ya? -Tamam.
Yardım edin. Yardım edin. İmdat.
Sedye. Sedye. Sedye, krizli hastam var. Yardım edin.
Hazırsanız…
DÖRT AY ÖNCE
Refik Bey biliyorsunuz, mecburuz birini seçmeye.
Bugün kaç kişi var?
On dört.
Kardeşim, mesai sabah dörtte başlıyor.
Saat üç gibi sen gelebilir misin? Ev ne tarafta?
Abi; üç, iki, bir… Ben yani her saat gelirim.
Ehliyet var…
Onu şey yapacağım.
Ehliyet var?
-En kısa zamanda hallolacak o. -Hadi kardeşim, hadi.
Hadi bak dışarıda on kişi bekliyor, hadi.
Sağ olasın.
Kısmet.
Beşir Yıldız.
Benim.
Buyurun.
Kolay gelsin.
-Burası galiba. -Evet, lütfen.
Referans belirtmemişsiniz.
Gerek görmedim.
Çünkü çok deneyimim var.
Felçli, yatalak, sürünen, üstüne kusan, altına sıçan.
Ben bugüne kadar neler neler gördüm anlatamam yani.
Çoğu zaman bir personele ihtiyacımız olduğunu anlayamayız.
Ta ki o personel gelip bizi bulana kadar.
Ben öyle bir personel olacağıma inanıyorum.
Ha, tabii ki şu da var, meşhur bir laf vardır mesela.
Romanlar müziğe yatkın olur denilir.
Ana motivasyonunuz nedir?
Hanımefendiciğim, hasta bakımının disiplinden geçtiğini düşünürüm.
Hasta kendini salarsa hiçbir tedavi fayda etmez.
İngilizceniz var mı?
Ana motivasyonunuz?
Bakımını üstlendiğim hastanın iyileşmesi.
Etrafındaki insanlara da yük olmaya bir noktada
son vermesi.
Ferruh Bey, medikal sektöründe herhangi bir deneyiminiz var mıydı?
Abi, medikal sektörü değil de
ben size şimdi bambaşka bir vizyondan bahsetmek istiyorum, vaktimiz var?
Medikal dünyası ölmekte.
Efendim, hasta bakımına dokuz yaşında anneannemle başladım.
O vefat ettikten sonra önce anneme, sonra yengeme baktım.
Bir süre kendi kendime de baktım.
Hasta olmuştum.
O dönemde kısa süreli yaşlılarım da oldu.
Vefat edenler oldu.
Ve açık konuşayım, memnun kalmayanlar da oldu.
Bunun üzerine Avustralya'nın Sydney kentinde
geriatrik bakım konusunda yüksek lisans yaptım.
Diploma ve sertifikalarımı dosyada görebilirsiniz.
Sanata ilginiz var mı?
Nasıl?
Herhangi bir sanat dalına merakınız var mı?
Dal olarak, yok.
Evet.
Sıradaki aday.
Değerli iş insanı ve hastanemizin kıymetli destekçilerinden sayın Refik Köseman'ın
bakımını üstlenecek deneyimli hasta bakıcı adayları aranmaktadır.
Az sonra…
Ayşenur Sağlam.
Geçiniz.
Göksenin Duman.
Cemil Şener.
Cemil Şener.
-Beni söyledi. -Yok, beni söyledi.
Merhabalar, Ferruh Ben.
Hasta bakımına diye ilana geldim.
Sıra bu beyefendide değildi yalnız.
Kendisi öyle atladı.
Ablacığım, ha Cemil, ha Ferruh yani. Şurada çat çat konuşacağız.
Sonra kaçayım ben. Lütfen hani, geldim buraya kadar.
Peki, oturun şöyle lütfen.
Teşekkür ederim.
Sizin isminiz nedir ya?
Ha?
CV'mi vereyim. Hadi bakalım.
Referansınız var mıydı?
Referansım var.
Nanovex Medical.
Ulvi Rıza Güngör.
Sağlıkta bir duayen belki duymuşsunuzdur. Zaten beni o yönlendirdi.
Ferruh dedi, bu iş tam sana göre dedi.
Benim de ismimi muhakkak söyle dedi.
Onun sözlü yönlendirmesi üzerine ben…
Mediso Hastaneler zinciri bağlantısıyla.
Genel, birbirine bağlanan bir tavsiyeler bütünü.
Peki…
Buyurun, devam edelim.
Hasta bakımı konusunda tecrübeniz yok diye anlıyorum.
Hasta bakımı konusunda tecrübem var.
CV'ye yazmamış olabilir, haklısınız.
Keşke ekleseydiniz buraya.
Keşke işte ama her şeyi de CV'ye yazıyon, şişme yapıyor CV'de.
Olmuyor.
Peki…
Bu işe başvurmaktaki ana motivasyonunuz nedir?
Dün bir süpermarkete başvurdum kasiyerlik için, olmadı.
Sonra işte bir sitede güvenlik görevlisi olma işi vardı.
O da olmadı.
Bir oto yıkama projesi vardı arkadaşla, ona döndük.
Arkadaş parasını koyacaktı ben emeğimi koyacaktım.
Arkadaş parasını koyamadı ben de emeğimi koyamadım, o da öyle olmadı.
Bugün de bazı temaslarda bulundum.
Olumsuz temaslar.
Böyle işte arka arkaya reddedile, reddedile, reddedile reddedile…
hasta bakıcılığa olan motivasyonum çok artmış oldu.
Paraya ihtiyacınız var diye anlıyorum ben.
Sizin isim miydi abi?
Refik.
Şimdi Refik abi,
direkt para demeyelim de,
bu hasta bakıcılığı işi ücretsiz olsaydı başvurmazdım diyelim biz ona.
Kendinizden bahsedebilir misiniz biraz?
Kendim.
Neleri severim ben onları söyleyeyim size.
Dans, eğlence,
kakaka kikiki dostlarla makara, gülelim eğlenelim.
Öyle isterim yani, öyle bir mizacım vardır.
Onun dışında…
No comments yet. Be the first to leave one.