Barnyard

Barnyard

تنزيل الترجمة Turkish

معلومات الإصدار

Barnyard 2006 WEBRip Netflix
Barnyard 2006 WEB-DL Netflix
تعليق من ChristopherCavco
Turkish

الوسوم

other
نشرت في: 2022-09-09
تنزيلات: 34
ضعاف السمع: No

معاينة ترجمة Turkish

أول 200 سطر.

Tamam.

Ben tarlalara gidiyorum, Duke. Geri döneceğim.

Temiz!

Selam, Jerry. Annen nasıl?

Evet. Çok güzel bir gün. İşe gitme vakti geldi.

Günaydın, Ben.

Sağ ol, Miles.

Otis'i görürsen bana haber ver.

Ben bu işe karışmasam daha iyi.

-Peki, toplantı beş dakika sonra. -Tamam, patron.

Herkesin gelmesini istiyorum.

Duke, Otis'i gördün mü?

Hayır, onu görmedim.

Nerede kalmıştık? Evet.

Jersey inekleri.

Selam Benny.

-Selam. -Selam.

Baksana, Otis'i gördün mü buralarda?

Otis'in nerede olduğunu biliyorum.

Otis'ten uzak durun, anlaşıldı mı?

Nasıl istersen öyle olsun, Ben.

Biz sonraki toplantıya katılacağız.

-Evet, sonra katılacağız. -Evet, sonra...

Hey.

Hey, bir şeye bastım.

Toynağımda ne var?

Etta?

-Otis? -Ah, Ben, endişelenme.

Eminim şu anda toplantıya gidiyordur.

Hadi, bırakın. Bırakın... İşte böyle.

-"Hadi." dedi. -O iyi.

Pekâlâ, millet. Olayı anlatayım.

Bu, yokuş sörfü dediğim küçük bir icadım.

-Ayağına dikkat et. -Seni korurum. Seni korurum.

Güvenli olduğundan emin misin, Otis?

İbik! Yapma, güvenli mi?

Tabii ki güvenli! Ne zamandır sörf güvenli değil?

Doğru söylüyor.

Tamam. Tuz yalama!

-Gitme vakti. -Deneyeceğim. Çok istekliyim.

-Ön taraf! -Domuz sırtı!

Asla! Hepiniz öleceksiniz.

-Freddy? -Yok bir şey.

Hop! Bir saniye. Fotoğraf çekimi.

Çek! Çek!

-Hey Domuz. -Ne var?

-O elmayı nereden buldun? -Bu elma mı?

Pekâlâ, bu aslında buna bağlıydı.

Ee, Otis?

Ne? Ne var? Ne oldu?

Biliyorsun, bu tür anlarda hep şöyle diyesim gelir:

Hay aksi!

Bunu yapmış olamazsın!

Doğduğum çiftliğe geri döndüm

Ahıra gidiyordum

Kasabanın ilerisinde Çitlerin dışında

Çamura atlamak Sanırım başka bir oyun

Ben çamur içindeyim Çamur benim içimde

Tamam! Tamam! Bakın, durum yeterince kötü!

Lütfen kimse "ağaç" diye bağırmasın!

Ağaç!

Aşağıdaki Çiftlik Güneşin ısıttığı yer

Mümkün olan en iyisini yap

Fırtına geldiğinde yağmur da yağacak

Taşkınlarda yüzeceğim bir topum var

İşte, sörf!

Ben çamur içindeyim Çamur benim içimde

Ben çamur içindeyim Çamur benim içimde...

Sıkı durun millet! Evet! Toynak sarkıtma!

Otis? "Kaya" diye bağırmamamız mı gerekiyor acaba?

Peki, peki!

Petrol kuyumuz var!

Doğduğum çiftliğe döndüm

Tavuk çiftliği!

Anladım. "Ağaç" ya da "kaya" diye bağıramıyoruz

ama "Tavuk çiftliği" diye bağırabiliyoruz.

Herkese günaydın.

Pekâlâ, toplantıya başlamadan önce bir doğum günü var.

Köpek Everett bugün 13 yaşına girdi.

Onca köpek yılı çok zor geçti galiba, ha?

Ayrıca unutmayın, bugün...

Ne habersiniz?

Babişko. Dinle, biliyorum, şimdi mutlaka bir açıklama bekliyorsundur...

...şu patlamış tavuk için. Tabii bir de şu yapışkan siyah yağ için, petrol gibi.

Her yerime girdi neredeyse ama.

Buna düşüp kalacaksın şimdi! En çok da sen

çünkü senin espri anlayışın var.

-Bunu zaten biliyoruz, değil mi? -Bir yerlere otur.

Bir yere oturayım.

Harika.

Çok özür dilerim.

Biraz dar.

Tamam. Dediğim gibi...

...bu gece danslı toplantıda, bedava elma şarabı var.

Hey, Domuz. Galiba burun deliğinde ölü bir arı var.

Ölmemiş.

Pekâlâ, ilk konuya geçelim. Karaborsa ürünleri.

Aslında tekrarlamama gerek yok.

Köstebekten insanların kullandığı eşyalardan satın almak

kesin yasaktır.

Alo, Otis. Evet, dinle. Galiba şu senin Nike'lar geldi.

Evet, şu anda gerçekten hiç sırası değil.

Bir saniye. Frankie, buraya gel. Frankie, gel buraya.

Buraya gel. Canını yakmayacağım. Frankie, gel buraya.

Ben yaşadığım sürece bunu bir daha yapma demiştim sana.

Şimdi koy şunu şuraya! Hemen!

Kusura bakma. Frankie kontrolden çıktı.

Nike'lara gelince, hangi modeldi?

Evet. Kapatmak zorundayım Bay Jordan Air.

Yanlış numara.

Teşekkürler.

İkinci konu.

Hepiniz dikkatli olmalısınız, çakal mevsimindeyiz.

Bu doğru.

Onlar acımasız ve ümitsiz yaratıklar.

İlk kural: toplu hâlde durun.

İkinci kural: her zaman çitlerin iç tarafında kalın.

Ve üçüncü kural: dışarıdayken dikkatli olun.

Pekâlâ, dağılalım.

Çabucak gidiyoruz. Dışarı. Adım, adım, daha uzun adım...

Otis. Bir dakika kadar kalsan?

Çok ürkütücü. Güle güle!

Pekâlâ, Miles. Ne düşünüyorsun?

Bence çok şanslısın.

Çoğu ineğin sadece dört toynağı var.

Sende fazladan bir tane olacak, hem de tam...

Tamam, ne kadar hoş. Baba!

-Otur. -Oturdum bile.

Pekâlâ. Öncelikle...

...telefonda kiminle konuştuğunu bilmek istemiyorum.

-Köstebeklerle, değil mi? -Şey, ben...

Hayır. Bilmek istemiyorum. Köstebekler miydi?

-Şimdi... -Yok, söyleme. Öğrenmek istemiyorum.

Bana bunu niye yapıyorsun? Beni nasıl bir duruma soktuğunun farkında mısın?

Yani, bu seninle mi ilgili?

Bu sabah neredeydin, Otis?

Biraz eğleniyordum. Yani sen de denemelisin.

Her şey gülümsemeyle başlar. Sonra yavaşça ilerler ve...

Çitin etrafındaki çalılar konusunda yardım edeceğine söz vermiştin.

Çakal mevsimi başladı, biliyorsun.

Öf ya, çakallar. Ben anlamıyorum. Bu kadar büyütecek ne var? Onlar çakal.

Onlar ufak, biz büyüğüz. Ellerinden ne gelir ki?

Öğrenecek çok şeyin var.

Biliyor musun? Ben şu çit olayını da anlamıyorum.

Cidden yani, onları uzak tutamaz ki.

O çitler bizim mekanımızı belirliyor.

Nalları dikmediğim sürece

o çitlerin gerisindeki hiçbir hayvan zarar görmeyecek.

Tamam, senin de işin bu. Senin. Tamam mı?

Beni büyük bir lider olmam için gaza getirmeye çalışıyorsan...

...vazgeç. Bana göre değil, babiş.

Yani ben başta olsam, işler çok farklı olurdu.

Herkes kendi bacağından asılır. Bana göre böyle olmalı.

Otis?

Güçlü bir erkek kendini savunur.

Daha güçlü olanlar da başkalarını savunur.

Hay aksi. Kalemimi unutmuşum.

-Ya bu geceki vardiyan? -Orada olacağım.

Otis, günün birinde büyümek zorunda kalacaksın.

Tüm vaktini böyle aylaklıkla geçirirsen asla mutlu olamazsın.

Ya? Görürüz bakalım.

İnek atlayışı!

Televizyon istemem Haberleri izlemek istemem

Tüm istediğim çok eğlenmek

Maviliklerin ötesinde...

Freddy, bu harika değil mi?

Evet. Şu anda kafanı ham diye yutabilirim!

Yani burası çok eğlenceli.

IZZY SPRINGS GOLF KULÜBÜ

Her şeyi bırakmalıyım İşimi yapayım

Pip?

İşini yap...

Ben olsam tahta sopa kullanırdım.

İşini yap...

Bedenime şarkı söylet

İşini yap

İşini yap

İşini, işimi...

İşte buna atış derim ben! Tam on ikiden.

Hey, şurada hayvanlar var.

DUR

Güzel ayakkabılar.

Bugün kıran kırana bir maç seyrediyoruz!

Evet!

Topu 30 yarda çizgisine taşıdı. 20 yarda çizgisine indi.

Ve sayı!

Evet be!

İşini yap

İşini yap Bedenime şarkı söylet

İşini yap

İşini yap İşini, işimi

Domuz pastırması!

Hamburger!

Sosis!

-Biftek! -Ne yapıyorsun sen?

Üzerinde zıpladığım hayvanın etinin bölümlerini sayıyorum.

Maçaka!

Pirzola!

Rosto!

Bir şey diyeyim mi? Bunu yapmana gerek yok aslında.

More Turkish subtitles for Barnyard

التعليقات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left