The Departed

The Departed

تنزيل الترجمة Turkish

معلومات الإصدار

The Departed 2006 BDRip 1080p x264 DTS-HD MA 5 1-HighCode
تعليق من tedi
original Bluray

الوسوم

bdrip
bdr
x264
1080
TS
BDR
HD
نشرت في: 2014-02-25
تنزيلات: 232
ضعاف السمع: Yes

معاينة ترجمة Turkish

أول 200 سطر.

BOSTON. Birkaç yıl önce.

Çevremin yarattığı biri olmak istemiyorum.

Çevremi ben yaratmak istiyorum.

Yıllar önce Kilisemiz vardı.

Birbirimize sahip olduğumuzun tek göstergesi oydu.

Ama şimdi, bilemiyorum. Bu çok garip.

Kalbinizi nefretle dolduruyor.

Columbus Şövalyeleri, zorba adamlardı.

Gerçek İtalyanlardı.

Şehrin bir bölümünün kontrolünü ele geçirmişlerdi.

Bir İrlandalı'nın 20 yıl boyunca iş bulamamasından sonra...

...başkanlık seçimlerini biz kazandık. Huzur içinde yatsın.

Zencilerin anlamadığı olay da bu.

Zenci heriflere karşı olduğum tek bir şey varsa o da şu:

Kimse size istediğinizi vermez.

Onu almayı bilmelisiniz.

Bunun için tekrar beni buraya getirtme.

Bir daha olmayacak, Bay C.

Carmen çok hoş bir kadına dönüşmeye başladı.

Onunla gurur duymalısın.

Regl oldun mu, Carmen?

Sen Johnny Sullivan'ın oğlu musun?

- Büyük annenle mi yaşıyorsun? - Evet.

Vin, ona birkaç somun ekmek birkaç şişe de süt ver.

Sosis ve peynir sever misin? Ona biraz salam ver.

Biraz da mayonez koy. Çizgi roman sever misin?

Okulda başarılı mısın?

- Evet. - Çok iyi. Ben de iyi bir öğrenciydim.

Buna paradoks diyorlar.

Sende kalsın. Kendine makyaj malzemesi alırsın.

Fazladan para kazanmak istiyorsan L Sokağı'na gel.

L Sokağı'nda beni nerede bulacağını biliyor musun?

Aferin sana.

- Aferin. - Teşekkürler.

Kulun Alphonsus'un ruhunu sana teslim ediyoruz, Yüce Tanrım.

Bu dünyanın gözünde o şimdi bir ölü.

İnsan zayıflığıyla işlediği günahları bağışla.

- Amin. -Kilise usule uygun davranmanızı istiyor.

Eğil, kalk, eğil, kalk.

Bundan hoşlanıyorsan sana ne yararım dokunur bilmiyorum.

İnsan kendi yolunu kendi bulur.

Onu sana kimse vermez.

Kendiniz bulmalısın.

- James Joyce'dan. - Zekice, Colin.

Kuzey Yaka'daki, Providencelı İtalyanlar...

...bana nasıl davranmam gerektiğini söylemeye kalktılar.

Ve belki de başlarına bir şey geldi.

Belki öyle oldu:

Tanrım! Komik bir durumda düştü.

Francis gerçekten bir psikoloğa görünmelisin.

Bir şey olmaya karar verdiğinde, o olabilirsin.

İşte Kilise'de size öğretmedikleri bu.

Sizin yaşınızdayken bize ya polis ya da suçlu olabileceğimizi söylerlerdi.

Ama bugün size şunu söylüyorum:

Dolu bir silahla karşı karşıya kalınca...

...ne fark eder ki?

Aferin sana.

Hedefi vurduğunda...

...yarattığı hasardır.

Mesela, taşıdığınız başlıklı mermi atan 9mm.'lik silahları ele alın.

Başlıklı mermi kafatasına isabet ettiğinde, mantar şeklinde şişip yayılır.

Ve mantar şekline gelince de parçalara ayrılır.

O zaman jilet keskinliğinde altı, sekiz, on parça ortaya çıkar.

Emredersiniz, efendim!

İç organları parçalayıp, beyinde büyük hasara yol açar.

Buna da geri tepme denir.

Canınız cehenneme! Kahrolası toplar!

İtfaiyeciler yangın tarihinde ilk kez bir kedi kurtarma şerefine erişiyorlar.

Gidip ağaçta kalmış bir kedi kurtarın, kahrolası homolar.

Kalemler.

Başlayın.

Neye bakıyorsun?

Boş ver.

Baban kapıcıydı. Oğlu da basit bir polis.

O kahrolası itfaiyeciler bir avuç homodan başka bir şey değil.

Öyleler.

Bana dedi ki "Hiçbir şeyi tamamlamıyorsun. Polis kursunu tamamlarsan..."

...tekrar iyi muameleyi hak edeceksin, bebeğim."

Mezun olduktan sonra, tekrar sakso çekecek. Annen müthiş bir kadın olmalı.

Git kendini becer.

Bir de şöyle düşün. Boston'da yaşayan bir zenci olsan...

...kötü muamele görmen için hiç yardımıma hiç ihtiyacın olmazdı.

Massachusetts Eyalet Polisi'nin, parlak bir geçmişi vardır.

Bugün mezuniyetiniz, ülkemizdeki en iyi güvenlik birimlerinden...

...birine kabul edildiğinizin somut göstergesidir.

Massachussets Eyaleti'nin Valisi olarak her birinizin üstün, onurlu ve...

...dürüst bir hizmet vereceğinizden eminim.

Yeni eyalet polis memurlarımızın hepsini, tebrik ediyoruz.

Teşekkürler. Dağılabilirsiniz.

Sullivan, daha mezun olur olmaz sivil polis olmuşsun. Tebrikler.

- Biraya gidiyoruz. Gelir misin? - Hayır. Sonra katılırım.

Okul bitti.

Sağ ol, Frank.

Bunu hak ettin.

Artık kalem, kitap yok.

Aynen öyle.

Bu normal polis memurluğu değil...

- ...eyalet polisliği. - Ve ateş!

Eğitiminiz size aradaki farkı gösterecek.

Eyalet Polisi, kapıyı açın! Eyalet Polisi, kapıyı açın!

Aradaki fark nedir?

- Hadi, girin, ilerleyin! - Emredersiniz efendim!

- Anlaşıldı mı? - Emredersiniz efendim!

Hemen yere yatın!

Dedektiflik sınavını geçmişsin, tebrikler...

- ...ve Özel Soruşturma Birimi'ne hoş geldin. -Aman ne büyük marifet.

Seninle doğrudan birlikte çalışmayacağız.

Yüzbaşı Ellerby'nin emrinde çalışacaksın ama herkesi tanımak isterim.

Çok çalışkansın. H ızla yükseleceksin.

Tıpkı 12 yaşındaki bir oğlanın pipisi gibi.

- Teşekkürler, Çavuş. - Bir şey değil.

- Teşekkür ederim, efendim. - İyi şanslar.

- Tebrikler. - Sağ ol, tatlım.

İçeri girebilirsin.

Oturabilirsin.

Peki...

Burada ne görev yaptığımızı biliyor musun? Benim bölümümde?

- Evet, efendim. Bir fikrim var... - Farz et ki, hiçbir fikrin yok...

...ve bırak öyle olsun.

Hiç fikrin yok. Sıfır. Hiç.

Yaptığımız iş hakkında bir fikrin olsaydı, başarılı olamazdık.

Ödlek pislikler olurduk.

Bize ödlek pislik mi diyorsun?

Başçavuş Dignam'ın kendine has bir üslubu var.

Korkarım hepimiz buna alışmak zorunda kalacağız.

Güney Boston'da akrabaların var, değil mi? Baba tarafından.

Neden bize Jackie Amca'ndan bahsetmiyorsun?

Jordan Marsh mağazasında halı döşemeciydi.

Somerville'deki Gaziler Kulübü'nde barmenlik yapan önemsiz bir bahisçiydi.

1995'te Nicasto tarafından öldürüldü. Cesedini hava alanında bulduk.

Doğru.

- Cenazesini hatırlıyorum. - İyi.

Tabut kapalı mıydı?

Doğru.

Beden hocasına sandalyeyle vurduğun için atılmadan önce Deerfield'de...

...kimseye amcanın bu şekilde...

...öldüğünden bahsettin mi?

Sana bir sorum var.

Ruhsal bozukluğun ne derecede?

Selam, Darlene.

Rütben ne oldu? Başçavuşluk mu? Kaşla göz arasında çavuş oldun.

- Özel Soruşturma Birimi. Ne ülke ama. - Harika.

Çalışıp hak etmemin benim için bir sakıncası yok.

Sen de böyle çalışırsan bir yerlere gelebilirsin

Biz polisiz. Burası herhangi bir yer değil.

Çok çalıştığını biliyorum. Belki senin için bir şey yapabilirim.

Takım elbisen var mı yoksa işe sanki Polonya'yı işgal edecekmiş gibi...

...gelmekten mi hoşlanıyorsun?

Ailene diyecek laf bulamıyorum, evlat.

O aşağılık amcan, Tommy Costigan da ayrı bir ahmaktır.

Federallere silah satarken yakalanmak, kurallardan saptığı daha pek...

- ...çok eylemden sadece bir tanesi. - Bunun benimle ne ilgisi var?

Neden polismişsin gibi davranıyorsun?

Bu birim yeni kuruldu ve sizler onun en yeni üyelerisiniz.

Buraya yeteneğiniz ve zekanız sayesinde geldiniz.

Burası seçkin bir birim.

Görevimiz, bu şehirdeki organize suçların...

...bugün burada bulunan Ajan Frank Lazio'nun temsil ettiği...

...FBl ile işbirliği içinde...

...kökünü kurutmak.

Ve bunu başaracağız.

Ve bu şehirdeki organize suçlar derken kimi kastettiğimizi biliyorsunuz.

O Jackie Costigan. Eski bir resimdir.

Jackie öldü.

Bildiğimiz son fotoğrafı.

Costello üç kilit adam kullanır.

Bu Fitzy ülkeye yeni gelmiş bir psikopat. Annesiyle Brockton'da yaşıyor.

Kadın, "Going My Way" filminden fırlamış gibi.

Kaslı Delahunt.

French. Bir numaralı adam. Ama onların assolisti kim biliyorsunuz.

Brifing dosyası elinizde. Okuyun. Her türlü fikri duymak...

...isterim ki onları kendi fikrimmiş gibi satayım.

Çok çalışırsanız hızla yükselirsiniz.

Teşkilatın en iyi pozisyonundasınız.

Baban, Güney'de kahrolası bir hamaldı.

Hava alanında bavul taşıyıcısıydı. Doğru mu?

Ailen baban dışında suçlularla dolu, değil mi?

Bir de rahip var. Her şeyi bildiğine göre.

12 yaşındaki bir oğlanla mutlu bir evlilik yapmış ve Tayland'da yaşıyorlarmış.

Kahrolası ailen Güney Boston gecekondularında kene gibi yerleşmiş.

Ancak üç katlı evlere taşınabilmiş.

Ama sen Kuzey yakasında büyüdün, öyle mi? Gamsız, kedersiz.

Eminim çifte hayat sürdüren bir çocuktun, değil mi?

Bir hayatın babanla, diğeri de annenleydi.

Hafta içi üst orta sınıf hayatı...

...hafta sonlarında da o havalı r'lerini atıp Güney'in sefil gecekondularında...

...yük eşeği babanla takılıyordun. Doğru anlamış mıyım?

Farklı aksanlar mı kullanırdın?

Kullanırdın değil mi, seni küçük yılan.

- İki ayrı kişi gibiydin. - Psikiyatr mısın?

Olsaydım, neden eyalet polisliği yapıp yılda 30 bin dolar kazandığını sorardım.

Sigmund Freud da olsam, bunun cevabını alamazdım.

Söyle bakalım, senin gibi özenti bir pisliğin eyalet polis teşkilatında ne işi var?

Amerika'da ailelerin durumu bir iyileşir bir kötüleşir, doğru değil mi?

- Bunu kim söylemiş? - Hawthorne.

Sorun ne, ukala? Shakespeare bilmez misin?

Sana bir sorumuz var.

Polis olmak mı istiyorsun yoksa polismişsin gibi görünmek mi?

Bu, ciddi bir sorudur.

Bir sürü kişi polis gibi görünmek ister. Silah. Rozet. Televizyon.

التعليقات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left