Corsage

Corsage

Descargar subtítols en Turkish

Información d'a versión

Corsage (2022) [1080p] [BluRay] [5 1] [YTS MX]
Un comentario de 1see0ne
NetRip - Süre: 01:54:09

Etiquetas

BluRay
1080
TS
YTS
Publicau o: 2023-09-21
Descargas: 17
Ta personas con problemas auditivos: No

Anvista previa d'os subtitulos en Turkish

As primeras 198 linias.

Beni çok korkutuyor.

Sen içinden say.

VİYANA, AVUSTURYA. 1877 ARALIK

- Kaç saniye? - 40.

Saçmalık. Bir dakika 11 saniye Majesteleri.

Daha sıkı Lotti.

İmparator ve İmparatoriçe, milli marş biterken giriş yapacak.

Sanat Tarihi Müzesi'nin ana girişinde, arabadan aynı anda çıkış yapacaksınız.

Sizleri mimar Baron von Hasenauer,

Belediye Başkanı Felder ve Başbakan Auersperg Prensi karşılayacak.

Müzenin açılış töreninde eşlik edecekler.

Prens ile epeydir görüşmediniz, hatırlatmak isterim ki kendisi,

İkili Monarşi’nin kaderi için epey önem arz ediyor.

Görünen o ki, Majestelerinin, Macaristan toprağında geçirdiği günlerin

bizatihi kaydını tutuyor.

Majesteleri.

Arkanı kolla Adolf.

Muhteşem bir yapı. Tebrik ediyorum Carl.

Mürekkebiniz âdeta canlanmış, Viyana'da yaşam bulmuş.

Ender rastlanacak bir onur Majesteleri.

Karım, gazetelerden kilo problemi yaşadığınızı öğrenmiş.

Bu kâğıt parçaları başa bela.

Majesteleri, sizleri bizzat karşılamak ne büyük lütuf.

Sanat eserleri arasında en önde, elbette ki zarafetiniz gelir efendim.

Şanslıyız ki, sizdeki zarafet hepimize yetiyor,

çünkü Viyana’daki varlığınız, ancak bir hayaletinki kadar somut.

Yavaşça geriye açılıyorsun, sonra...

Sonra da gözler. Doğru an gelince, böyle yapıyorsun...

Böyle, sonra da...

- Bu pek olmadı Ludwig. - Bir daha göster.

Köpeklerime benzedin.

Köpeğin olmayı yeğlerim, hem kocanı bu kadar kızdırmazdım.

Kızdırırdın. O, köpeklerimi de kıskanır.

- Öyle mi? - Evet.

Daha doğrusu,

duvar kâğıtlarıma daha çok benziyorsun.

Çok kırgınlar.

Varlığınız, ara sıra da olsa, onlara teselli oluyor.

Gerçekten çok...

Zayıf düştüm.

- Ah o elmacık kemikleri... - Çok tatlı ama, değil mi?

Sevgili kuzeninizin ziyareti daha sürecek mi?

Yarın gidiyor. Yapmakla yükümlü olduğu işler var.

- Hiç bu kadar çilli birine rastlamadım. - Gerçekten mi?

Yine hasta olduğun dedikodusu çıkacak.

Zaten böyle giderse hastalanacağım.

Kafamda bir kilo tenekeyle dikiliyorum, herkes gözünü dikmiş bana bakıyor.

Sırplar konusu ne alemde?

Gyula ne diyor?

General Beck ile görüşüyorum.

Andrássy'nin görüşleri artık önem arz etmiyor.

Benimki gibi.

Yeter ama.

Macaristan'ın getirisinin farkında mısın?

Evet.

İmparatorluk.

O zaman sana fikir danışmıştım.

Hâlâ daha pişmanım.

“Kuzuların dırdırı aslanın uykusunu kaçırmaz.”

Kimse kimseyi sevmiyor.

Herkesin gözü, karşısından ne alacağında.

Bizi değil, olmak istediğimiz kişiyi seviyorlar,

bizse onları, sırf bizi sevdikleri için seviyoruz.

Hadi yolculuğa çıkalım.

Majesteleri, iki gün sonra Noel.

"Bağımsızlık Partisi'nin düzenlediği büyük toplantıya

5 bin kişinin üstünde katılım sağlandı.

Bakan Andrássy aleyhinde şiddetli konuşmalar yapıldı...”

Anne, çam ağaçlarını süslüyorlar. Ağaçlar kocaman.

- Gelip görmen lazım. - Ölü bitkilerle ilgilenmiyorum canım.

Çocuk solgun görünüyor.

- Evet Majesteleri. - Dışarı çıkıp temiz hava al.

- En son ne zaman dışarı çıktı? - Anne, çalışacak çok şeyim var.

Çalışmak iyidir ama nefes almak daha iyidir.

Hunyady’e yollayın.

- Çocuk fazla Almanca okuyor. - Emredersiniz.

Genç bir idealistin tabii ki

aristokrasinin gerektirdiği görevlerden ve duruştan haberi yok.

Ama gazetesine şöyle bir göz atmak eğlendirici.

Bazen gizlice okuyorum.

Bu cumhuriyetçi fikirleri

şüphesiz ki gençliğin cüretkarlığından alıyor.

Bu gazeteciler Majestelerine âdeta karasevdalılar.

Anneniz de hep yazacak malzeme veriyor ama değil mi?

Daha çok dedikodu diyelim.

Anne, mumlar.

20 yaşında gibi sağlam nefesiniz var.

Sana kaldırıyorum sevgilim.

İyi ki doğdun.

40 yaşında insan eğilip dağılmaya başlar.

Bulut gibi kararır.

İki farklı bölüm tasarlıyoruz.

Huzurlu ve huzursuz hastaları ayıracağız.

Böylece bir gruptaki duygusal dalgalanmalar,

diğerlerinde histeri ve paniğe yol açmayacak.

Majestemiz, geçen seferki yerinde tespitiniz üzerine,

tüm personelimizi yürekten heyecanlandıran

modern banyoların yerleştirilmesi fikri değerlendirmeye alındı.

Özellikle de sıcak banyonun iyileştirici etkisi,

tabii farklı maddeler de eklenerek, hatta bazen elektrik ile,

bu yöntemin önemini bir kez daha göz önüne seriyor.

Merhaba.

Menekşe şekerlemesi.

Seveceksin.

Paralitik embesillik.

İkinci dereceden frengi yol açmış.

Beni hatırlamıyor musun?

Geçen sefer bana güzel olduğumu söylemiştin.

Buradaki kadınların çoğu doğaları gereği melankolik.

Tanrım.

Bir peri.

Valerie.

Hadi, giyin.

Gece saati ama.

Küçük bir gezintiye çıkıyoruz. Sadece ikimiz.

- İzin var mı? - Ben izin veriyorum canım.

Gel.

- Atın uyudu uyuyacak. - Anne, hiçbir şey görmüyorum.

Ve çok üşüdüm.

Karanlık çok güzel. Bizi koruyor.

Valerie.

Valerie.

“Zıplayan büyük bir balık gördüm,

çalılığa takılmış kalmış, hareket edemiyor.

Balık, Sepp’i atında görür görmez, ona şöyle dedi:

Tanrı korusun seni,

lütfen beni bu çalıdan kurtar.

Yedi yıldır burada, takıldım kaldım...”

- 40 derecenin üstünde mi? - 39.

Bir şeyi yok.

Baba.

Öz kızımızın sağlığını tehlikeye atanın sen olmasını aklım almıyor.

Hep beni mi suçlayacaksın?

Kendi bildiğimizi okumamalıydık.

Sophie’nin yolculuğa çıkması hataydı.

Evdeyken de hastalanabilirdi.

- Hayır! - Evet!

Bu pervasızlığını çocuğa geçirmeni istemiyorum.

Çocuğu büyütme görevi yalnızca bana ait.

Sen kendini işine adadın.

Senin için çocuklar, vâris olmanın dışında hiçbir şey ifade etmiyor.

Baba.

Merhaba prenses.

Şimdi 22 yaşında olacaktı.

Böyle tombik ve tuhaf değildi.

Ama bu ciddi bakışı vardı.

Onu iyi yakalamış.

En azından geride bu güzel resmi kaldı bize.

Odanın temizlenmesi lazım.

Kocam bana katılmıyor mu?

Yalnızca size servis yapılacağı söylendi.

İyi geceler Majeste.

Majesteleri dışarı mı çıktı?

Hayır efendim, Majesteleri çoktan yattılar.

Hasta mı kendisi?

Majesteleri gayet iyi, Majeste.

Pislik.

- Bu saatte rahatsız ettim, bağışlayın. - Ne kadar geç, o kadar iyi.

- Gidişiniz çok ani. - Hep yılbaşının ertesini beklerim.

Kız kardeşimle olacağım.

Babam da bu sefer şaşkın...

Her neyse...

Size eşlik etmek isterim.

Şahane.

SÜZÜLEN PRENSES

- Leydi Spencer. - Majesteleri.

- Hoş geldiniz Majesteleri. - Çok teşekkürler.

- Umuyorum yolculuğunuz iyi geçti. - Gayet güzeldi.

Yaşlandım mı diye bakıyorlar.

Edward, atım Ateş’i hemen eyerleyin lütfen.

NORTHAMPTONSHIRE, İNGİLTERE OCAK 1878

Bay.

Yokluğunuz hissedildi.

Yokluğumda çok ağlamışsınız, Ateş kulağıma söyledi.

Sizinki de hissedildi.

Sizin gibi bir başka binici bulmak imkansız.

Sizi çaya bekliyorlar ancak henüz uğramamışsınız.

Yaramazlık yaptım.

Ancak içimden bir ses, ahıra uğramamı söyledi.

Charlotte nasıl?

Hâlâ yüzük takılmamış?

Sağ ol.

Bay, Charlotte’la asla evlenmeyecek.

Nedenini gayet iyi biliyorsun.

Şarabını içmeyecek misin?

Alkolün manasını anlamıyorum.

Rahatlamaya yardımcı oluyor.

Babam yedinci birasından sonra nasıl olurdu hatırlıyor musun?

Abartıyorsun.

Hava kararınca her erkek öyle konuşur sanırdım.

Yemek bitince ağzı kaymaya başlardı.

Kardeşim yoruldu.

Anlaşıldı efendim.

- Kısa tutun lütfen. - Tamam, teşekkürler.

Buyurun Majesteleri.

- Dikkatiniz takdire şayan. - Teşekkür ederim.

Bay Louis Le Prince, Leeds’te yaşıyor.

Sizinle tanışmak istedi. Talebinin ilginizi çekeceğini düşünüyor.

Comentarios

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left